Adıyaman'da artan yılan vakaları tesadüf değil. Son yılların en yağışlı döneminin ardından doğa canlanırken, vatandaşların daha dikkatli olması gerekiyor.

Son günlerde Adıyaman'da neredeyse her gün bir yılan haberiyle karşılaşıyoruz. Bir gün bir evin ambarında, ertesi gün bahçede, başka bir gün ise iş yerinde... Aslında bu durum sadece Adıyaman'a özgü değil. Türkiye'nin birçok ilinden benzer görüntüler geliyor. Peki, bunun nedeni ne?

Resmi verilere göre Adıyaman, son 38 yılın en yüksek yağışını aldı. Türkiye genelinde de uzun yıllar ortalamasının üzerinde yağışlar görüldü. Yağmur, kuraklıktan bunalan doğaya adeta can suyu oldu. Bitki örtüsü canlandı, su kaynakları arttı ve doğal yaşam hareketlendi.

Ancak doğanın canlanması yalnızca insanlar için değil, yaban hayatı için de yeni bir yaşam alanı oluşturdu. Yılanlar başta olmak üzere birçok sürüngen ve haşere türü için bu dönem, üreme ve çoğalma açısından oldukça elverişli geçti. Bu nedenle son günlerde daha fazla yılan görmemiz şaşırtıcı değil.

Özellikle kırsal mahallelerde, tarım alanlarında ve yerleşim yerlerinin kırsala yakın bölgelerinde yaşayan vatandaşlarımızın daha dikkatli olması gerekiyor. Çünkü bu canlıların doğal yaşam alanları ile insanların yaşam alanları iç içe geçmiş durumda. Yiyecek arayan veya serin yer bulmaya çalışan yılanlar evlerin ambarlarına, depolarına, bahçelerine ve iş yerlerine kadar girebiliyor.

Şu ana kadar Adıyaman'da yılan ısırmasına bağlı ciddi bir olayın yaşanmamış olması sevindirici. Ancak bu durum, tehlikenin olmadığı anlamına gelmiyor. Tedbiri elden bırakmamak gerekiyor.

Üstelik önümüzdeki günlerde meteoroloji uzmanları mevsim normallerinin üzerinde sıcaklık beklendiğini açıklıyor. Yağışların ardından artacak sıcaklık ve yükselen nem oranı yalnızca yılanları değil; akrep, çiyan, örümcek ve benzeri insan sağlığını tehdit edebilecek birçok canlıyı da daha görünür hale getirebilir.

Bu nedenle özellikle bahçelerde çalışanlar, çiftçiler, bağ ve bahçe sahipleri ile piknik yapmak için doğaya çıkan vatandaşlarımızın daha dikkatli olması gerekiyor. Piknik çantaları, ürün sepetleri, odun yığınları, depolar ve hatta uzun elbiseler/ayakkabılar bile kontrol edilmeden kullanılmamalıdır.

Unutmayalım; doğa yeniden canlanırken, bizlerin de bu yeni düzene karşı bilinçli hareket etmesi gerekiyor. Panik yapmak yerine tedbir almak en doğru davranış olacaktır. Çocuklarımızı bu konuda bilinçlendirmek, yaşam alanlarımızı düzenli kontrol etmek ve tehlikeli durumlarda uzman ekiplerden yardım istemek olası üzücü olayların önüne geçecektir.

Doğaya saygı duyalım, ancak kendi güvenliğimizi de ihmal etmeyelim. Çünkü bazen alınacak küçük bir tedbir, çok büyük bir felaketin önüne geçebilir.

Mehmet Emin Danış

#MehmetEminDanış #KöşeYazısı #Adıyaman #Besni #Yılan #YılanUyarısı #DoğalYaşam #Yağış #SıcakHava #Akrep #Çiyan #Örümcek #Piknik #Tarım #Doğa #VatandaşlaraUyarı #BesniGüncel