Tek kelime, Irmak Öğretmen Öldü!
Haber bültenleri o bildik, ruhsuz ve mekanik dille son dakikayı geçti: “Öğretmene mobbing uyguladığı iddia edilen müdür görevden alındı.”
Satılan Taşınmazlar, Ertelenen Borçlar ve Kâğıt Üzerindeki Refah
Bugün geldiğimiz yerde sistem şu cümleyle özetlenebilir: Ödeyemiyorsan yapılandır. Yetmiyorsa taksitlendir. Olmuyorsa vadeyi uzat.
Siyasi Operasyonların Ekonomik Faturası?
Yarın Özgür Özel ve ekibinin, bu hukuki vesayeti reddederek yeni bir siyasi hareket ya da parti ile yola çıkması hiç de uzak bir ihtimal değil.
Köy yine karışık; herkes bir üstünlük kurma yarışında.
Köye yeni geleni daha adımını atar atmaz karşılar, sonra da oturup köyün bütün ahvalini, dedikodusunu bir bir anlatırlar.
Beyaz Ekmek ve Genetiği Değiştirilmiş Geleceğimiz
Halk beyaz ekmek yedikçe acıktı, acıktıkça daha çok yedi. "Ekmeksiz doymuyorum." cümlesi toplumsal bir alışkanlığa dönüştü.
Şimdi ne olacak, haydeee…
Akşam olunca kahvenin önü yine doluyordu. Çaylar geliyor, konu dönüp dolaşıp yine seçime geliyordu
Sandıktaki İrade, Tezgâhtaki Siyaset: Satılık Halk mı Var?
Şimdilerde bakıyoruz ki belediye başkanlığı koltuğu, adeta bir "transfer borsasına" dönüşmüş durumda.
Celladın Alkışçıları: Cambaz Bitti, Sıra Bizde
Bir İspanya, bir Brezilya kadar cesur olamadık. Bu artık bir trajediden öte, topyekûn bir insanlık iflasıdır.
Bir Günlük Bayram, 364 Günlük Sessizlik
... bu ülkede “işçi bayramı” denilen günde bile çalışmaya devam eden binlerce insan var. Fabrikada, şantiyede, hastanede, maden ocağında…
Ben Neyi Savunuyorum? Besni Güncel
Büyük laflar çok bu ülkede ama küçük insanların hayatına bakan pek yok. Oysa hayat tam da orada dönüyor. Çöküş de orada başlıyor, direnç de.
O Ney La!
Köyde muhtarlık seçimi yaklaşırken adaylar arasındaki dengeler değişiyor; eski hesaplar kapanıyor, gençlerin sahaya inmesiyle yarış kızışıyor.
Büyüklerin Fırtınası, Küçüklerin Tsunamisi
Ekonomik daralma en çok küçük esnafı vururken, sessiz kapanan dükkânlar çarşıların geleceğini ve toplumsal güveni tehdit ediyor.
Next