Kalkınma ajansları, Bölge Kalkınma İdareleri, TÜBİTAK ve güçlü yönetim anlayışı; Türkiye'nin köyden kente uzanan kalkınma yolculuğunun temel sac ayaklarını oluşturuyor.
Anadolu Ajansı kaynaklı "Köyden Kente Kalkınmanın İtici Gücü: Kalkınma Ajansları" başlıklı haberi okuduğumuzda, ülkemizin dört bir yanında faaliyet gösteren kalkınma ajanslarının Türkiye'nin büyüme ve kalkınma yolculuğuna ne denli büyük katkılar sunduğunu bir kez daha görüyoruz.
Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) ile TÜİK koordinasyonunda 2001 yılında başlatılan İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflandırması (İBBS) çalışmalarıyla temelleri atılan, 2005 yılında TBMM'ye sunulan ve uzun müzakerelerin ardından 8 Şubat 2006 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak hayata geçirilen kalkınma ajanslarının bugün sayısı 26'ya ulaştı.
Geçen yaklaşık yirmi yılda bu ajanslar aracılığıyla 28 bin 120 projeye mali ve teknik destek sağlanmış olması, aslında Türkiye'nin yerelden başlayan kalkınma hamlesinin en somut göstergelerinden biridir.
Ülkemizin geçmişte yaşadığı ekonomik sıkıntıları hatırlayanlar, bugün ulaşılan seviyenin tesadüf olmadığını çok iyi bilir. Bir zamanlar birçok temel ihtiyacın karşılanmasında büyük zorluklar yaşanırken, bugün milyarlarca liralık yatırımların şehirlerimize, ilçelerimize ve köylerimize ulaştırılıyor olması önemli bir dönüşümün sonucudur.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın sık sık dile getirdiği "Nereden nereye..." sözü de tam olarak bu değişimi anlatmaktadır. Vatandaşlarımızın ülkesine ve elde edilen kazanımlara sahip çıkmasının temelinde de bu büyük dönüşüm yatmaktadır.
Bu satırları yazarken yıllar öncesine ait unutamadığım bir hatıra aklıma geliyor.
Türkiye'nin ilk kadın Çevre Bakanı ve ilk kadın Turizm Bakanı olan merhum Işılay Saygın, 1998 yılının Haziran ayında Nemrut Dağı'nı ziyaret etmişti. O günlerde Nemrut Dağı yolunun tamamlanabilmesi için yalnızca 2 milyar liralık bir ödeneğe ihtiyaç vardı. Bugünkü değeriyle yaklaşık 550 bin liraya karşılık gelen bu kaynak bile uzun süre bekliyordu.
Sabahın erken saatlerinde Nemrut Dağı zirvesine gün doğumunu izlemek için yürürken ayağı burkulan Sayın Bakan'a yardımcı olma fırsatı bulmuştum. Kısa sohbetimiz sırasında dönemin Valisi Kadir Çalışıcı'dan öğrendiğim, bakanlıkta imza bekleyen yol ödeneğini kendisine hatırlattım. Sağ olsun, talimatını verdi ve bekleyen ödenek onaylandı.
O gün duyduğumuz sevinci bugün bile unutamam.
Çünkü o yıllarda böylesine mütevazı ödeneklere ulaşmak bile illerimiz için büyük önem taşıyordu.
Bugün ise otoyollardan organize sanayi bölgelerine, savunma sanayinden turizm yatırımlarına, üretim tesislerinden kırsal kalkınma projelerine kadar milyarlarca liralık yatırımlar hayata geçirilebiliyorsa, bunda hiç kuşkusuz önce Bölge Kalkınma İdarelerinin, ardından Kalkınma Ajanslarının çok büyük payı vardır.
Bu kurumlar yalnızca projelere mali destek sağlamıyor; şehirlerin potansiyelini ortaya çıkarıyor, yatırımcıyı cesaretlendiriyor, girişimciliği destekliyor ve istihdamın artmasına katkı sunuyor.
Ancak bu başarıyı yalnızca kalkınma ajanslarıyla açıklamak da eksik olur.
Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK), bilimsel araştırmaları destekleyerek, yenilikçi fikirleri değerlendirerek ve uygulanabilir projeleri ilgili kurumlarla buluşturarak kalkınma zincirinin önemli halkalarından birini oluşturuyor.
Bana göre Türkiye'nin kalkınma hamlesinin dört temel ayağı bulunmaktadır: Bölge Kalkınma İdareleri, Kalkınma Ajansları, TÜBİTAK ve bütün bu vizyonun hayata geçirilmesini sağlayan güçlü siyasi irade.
Elbette herkesin siyasi görüşü farklı olabilir. Ancak son yirmi yılda ulaşımdan sağlığa, enerjiden savunma sanayine, tarımdan turizme kadar gerçekleştirilen yatırımlara bakıldığında, bu dönüşümün güçlü bir yönetim anlayışıyla yürütüldüğünü teslim etmek gerekir.
Ülkemize değer katan her kurumu, her projeyi ve Türkiye'nin kalkınmasına katkı sunan herkesi takdir etmek, geleceğe daha güçlü bakabilmenin de en önemli şartlarından biridir.
Mehmet Emin DANIŞ
#MehmetEminDanış #KalkınmaAjansları #TÜBİTAK #BölgeselKalkınma #Türkiye #Yatırım #Ekonomi #RecepTayyipErdoğan #KöşeYazısı #BesniGüncel
Next