Mehmet Hakan Karaaslan, Adıyaman’ın ekonomik geleceği için tütün üreticilerinin sorunlarının çözülmesi ve turizm yatırımlarının artırılması gerektiğini yazdı.
Bir zamanlar Adıyaman’ın tütünü vardı.
Tütün, bu şehrin toprağından çıkan sıradan bir tarım ürünü olmanın çok ötesindeydi. Köylünün geçimiydi, işçinin ekmeğiydi, esnafın alışverişiydi. Gençlerin düğün parası, hastanın kefen parasıydı. Tarladan çıkan para şehirde dolaşır, Adıyaman ekonomisine can verirdi.
Bugün tütün hâlâ ekiliyor. Ancak üreticinin emeğini gerçek anlamda gelire dönüştürmesini zorlaştıran yasal ve ekonomik sorunlar bulunuyor. Üretici maliyetlerle mücadele ediyor, satış ve pazarlama konusunda ciddi sıkıntılar yaşıyor.
Peki tütünün yerini ne dolduracak?
TÜTÜN GİTTİ, FABRİKA DA GELMEDİ
Adıyaman’ın büyük bir askeri birlik ekonomisi yok.
Büyük bir memur kitlesi yok.
Üniversitemiz şehre beklenen ölçüde öğrenci ekonomisi kazandıramıyor.
Hayvancılık güçlü bir ekonomik sektör haline gelememiş.
Sanayide ise şehrin ekonomisini sırtlayacak büyük fabrikalar ve yatırımlar hâlâ yeterli değil.
O zaman geriye hangi seçenek kalıyor?
ADIYAMAN’IN GÜÇLÜ BİR TURİZM POTANSİYELİ VAR
Adıyaman’ın Nemrut’u var.
Tarihi var.
Kültürü var.
Kommagene’si var.
İnanç turizmi var.
Doğası var.
Daha sayamadığımız nice değeri var.
Peki turist geliyor mu?
Gelse bile nerede kalacak?
Adıyaman’ın turizmden gerçek anlamda ekonomik gelir elde edebilmesi için öncelikle konaklama altyapısının güçlendirilmesi gerekiyor.
Turist Adıyaman’a gelecek, Nemrut’u görecek ve birkaç saat sonra başka bir şehre gidecekse bundan Adıyaman ne kazanacak?
Turisti Adıyaman’da tutmamız gerekiyor.
Konaklama olacak.
Restoran olacak.
Eğlence olacak.
Alışveriş olacak.
Tarihi çarşılar canlanacak.
Esnaf kazanacak.
Turizm ancak o zaman şehrin ekonomisine dönüşür.
ARTIK MASA BAŞINDAN KALKMA ZAMANI
Fakat bunun için de birilerinin artık masa başından kalkması gerekiyor.
İlgili kurumlarımız, ilgili yetkililerimiz neyi bekliyor?
Ya tütün üreticilerinin sorununu çözelim ve Adıyaman ekonomisinin önemli gelir kaynaklarından birini yeniden güçlendirelim ya da turizmde atağa kalkalım.
Başka çaresi yok.
Tütün Adıyaman’ın önemli bir geçim kaynağıysa, üreticinin emeğinin karşılığını alabileceği yasal, kayıtlı ve sürdürülebilir bir satış sisteminin önünü açmak için neden daha fazla mücadele edilmiyor?
Bir şehrin gelir kapısını kapatıyorsanız, o şehre yeni bir kapı açmak zorundasınız.
Adıyaman’a “Artık tütünden kazanma” diyorsak, yerine alternatif sunmak zorundayız.
Peki bunlar neler?
Hayvancılık mı?
Fabrika mı?
Yatırım mı?
Turizm mi?
İstihdam mı?
ADIYAMAN İNSANI VAAT DEĞİL, EKONOMİK HAYAT İSTİYOR
Adıyaman insanı artık vaat değil, ekonomik hayat istiyor.
Adıyaman’ın vakit kaybetmeye tahammülü yok.
Gençlerimizi yeterince dışarıya kaptırdık. Bundan sonra daha fazla gencimizi kaybetmek istemiyoruz.
Ya tütüne çare bulunacak ya da turizm alanında ciddi bir çıkış yolu oluşturulacak.
Ama turizm için de önce yatırım, konaklama ve şehirde kalmayı sağlayacak bir ekonomik düzen gerekiyor.
Bunun sorumluluğu yalnızca çiftçinin, esnafın, otelcinin ve yatırımcının sırtına bırakılamaz.
Bu, yalnızca bir siyasi mesele değildir.
Bu, Adıyaman’ın ekonomik geleceğiyle ilgili bir meseledir.
ARTIK SÖZ DEĞİL, İCRAAT ZAMANI
Mesele Adıyaman’ın meselesidir.
Çünkü artık sözün değil, Adıyaman’a para kazandıracak işlerin zamanı.
Artık laf değil, icraat zamanı.
Adıyaman’ı daha da çaresiz hale düşürmemek, gençlerimizi dışarıya kaptırmamak, hemşehrilerimizi ırgata göndermemek ve insanların kendi memleketinde çoluğunun çocuğunun yanında çalışabilmesini sağlamak için herkesin elini taşın altına koyması gerekiyor.
Şimdi taşın altına el koyma zamanı.
Yoksa gelecekte Adıyaman ekonomik olarak daha da zor durumda kalabilir.
Next