Meslektaşlarım tarafından aktarılan bilgilendirmenin ardından “tanıtım” kavramının ne yazık ki ne kadar içinin boşaltıldığını bir kez daha gözler önüne serdi.

Tanıtım Mı, Tiyatro Mu?

Adıyaman Dernekler Federasyonu Başkanı Hüseyin Sevinçtekin, geçtiğimiz haftalarda basın mensuplarıyla bir araya gelerek 8-11 Ocak tarihleri arasında İstanbul Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’nde düzenlenecek olan 6. Adıyaman Tanıtım Günleri hakkında kamuoyunu bilgilendirdi. Bana meslektaşlarım tarafından aktarılan bu bilgilendirme toplantısının ardından yaşananlar, “tanıtım” kavramının ne yazık ki ne kadar içinin boşaltıldığını bir kez daha gözler önüne serdi.

Basın camiasında 30 yılı aşkın süredir gazetecilik yapıyorum. Çok başkan gördüm, çok yönetici tanıdım. Ama açıkça söyleyeyim; ne yaptığını kimsenin tam olarak anlayamadığı, basınla ilişkilerinde bu denli hoyrat davranan bir başkana ilk kez rastlıyorum. Hüseyin Sevinçtekin’i şahsen tanımam, özel bir hukukum da yok. Meslektaşlarım tarafından bana aktarılan bilgiye göre yapılan basın açıklamasında, gazetecilere zarf içinde “harçlık” verilmesinin teklif edilmesi, başlı başına bir skandaldır.

Adıyaman basını paralı haber yapmaz, kalemini satmaz. Bu ilke dün vardı, bugün de var, yarın da var olacaktır. Adıyaman Tanıtım Günleri’ndeki stantların tamamının ücret karşılığı satıldığı, buradan ciddi gelirler elde edildiği de ortada. Her yıl Adıyaman’a gelip, sanki ortada büyük bir başarı varmış gibi kameraların karşısına çıkmak ise ayrı bir ironi.

Allah aşkına soruyorum? Açılışı 15-35 kişiyle yapılan bir organizasyonun Adıyaman’a ne gibi bir katkısı olabilir? Üstelik her yıl kış mevsiminin en sert günlerinde tanıtım yapılır mı? Dört yıl önce İstanbul’da çıkan fırtınada çadırların uçtuğu hala hafızalardayken, aynı hataların tekrar edilmesi nasıl izah edilebilir?

Dahası, tarih değişikliğine gidilen bir etkinliğin reklam afişlerinde eski tarihin düzeltilmemesi, organizasyon ciddiyetinin ne durumda olduğunu açıkça göstermektedir. Açılış başka bir tarihte yapılmış, ancak afişler güncellenmemiştir. Bu, basit bir hata değil, tam anlamıyla bir vurdumduymazlıktır.

Görünen o ki Adıyaman’ı tanıtmak değil, kendi reklamlarını yapmak. Açılışlardaki cılız katılım da bunun en net göstergesidir. Geçmişte milletvekili aday adayı olmuş, reklamı seven bir ismin sürekli kendi hikâyesini anlatması, tanıtımın önüne geçmiştir. Sonuç olarak; karda kışta İstanbul’da düzenlenen bu Adıyaman Tanıtım Günleri’nin Adıyaman’a zerre kadar katkısı yoktur.

Varsa da buyursunlar, somut örneklerle anlatsınlar. Bu tür organizasyonlar, siyasetin ya da kişisel hesapların aracı olmamalıdır. Adıyaman Valiliği başta olmak üzere kamu kurumları, yerel yöneticiler ve sivil toplum kuruluşları artık bu tabloyu görmelidir. Kendi reklam ve tanıtımı Adıyaman’ın önüne geçiyorsa fazla yoruma gerek kalmaz.

Celil KOCATAŞ

[email protected]