Adıyaman'da Çarşı Projesi'nin yalnızca ilk etabı tamamlanırken, kalan etapların fiilen rafa kalktığı değerlendirilerek belirsizliğin sona ermesi istendi.
Uzun süredir Adıyaman kamuoyunun en önemli gündem başlıklarından biri Çarşı Projesi.
Bilindiği üzere 6 Şubat depremlerinin ardından gündeme gelen ve dört etap halinde planlanan Çarşı Projesi’nin birinci etabı; Sağlık Ocağı Caddesi’nden başlayarak Sıratut Mahallesi, Cumhuriyet Caddesi, 56 Evler ve eski belediye binasının bulunduğu alanı kapsıyordu. Ancak proje daha başlamadan, SGK binasından Gölebatmaz Caddesi’ne kadar uzanan bölüm sessiz sedasız proje kapsamından çıkarıldı. Aslında bu gelişme, daha en başından diğer etapların hayata geçirilmeyeceğinin en önemli işaretiydi.
Yaklaşık iki yıl önce bu köşede, “Birinci etap yapılır, diğer etaplar ise hayata geçirilmez.” değerlendirmesinde bulunmuştum.
Bugün gelinen noktada, tespitimin ne kadar isabetli olduğu açıkça görüldü.
Kalan etapların uygulanmayacağı büyük ölçüde belli olmasına rağmen bazı çevreler, projenin devam edeceği yönündeki söylemlerini sürdürerek kamuoyunda umut oluşturmaya çalıştı.
Oysa Ankara’nın konuya yaklaşımı uzun süredir netti. Çarşı Projesi’nin kalan etapları fiilen rafa kaldırılmıştı. Buna rağmen oluşabilecek tepkiler nedeniyle Adıyaman Belediyesi de rezerv alanı içerisinde kalan bölgelerde uzun süre inşaat ruhsatı vermedi.
Sürecin ilerleyen döneminde projenin devam etmeyeceği kesinleşmeye başlayınca ilk olarak Atatürk Caddesi’ndeki Halkbank binasında güçlendirme çalışmasına izin verildi. Ardından inşaat ruhsatı başvuruları kademeli olarak onaylanmaya başladı. Aynı dönemde Adıyaman Belediyesi, rezerv alanı içerisinde bulunan Hoca Ömer Mahallesi’nin içme suyu altyapısını da baştan sona yeniledi.
Ancak bu belirsizlik sürecinin vatandaş açısından ciddi bir maliyeti oldu. Kalan etapların uygulanmayacağı büyük ölçüde anlaşılmış olmasına rağmen uzun süre ruhsat verilmemesi, birçok hak sahibinin hibe ve kredi desteklerinden zamanında yararlanmasını engelledi.
Çarşı merkezinde yıkılan mülklerin bulunduğu alanlar son derece kıymetli. Belirsizliğin tamamen ortadan kalkmasıyla birlikte hak sahiplerinin kendi arsalarında yeni yapılarını inşa edeceğinden kimsenin kuşkusu yok.
Bu noktada Adıyaman Belediyesine düşen en önemli sorumluluk ise çarşı merkezinde prefabrik yapılara kesinlikle izin vermemektir. Şehrin kalbi olan bu bölgenin geleceği, günü kurtaran geçici çözümlerle değil, kalıcı ve nitelikli bir şehircilik anlayışıyla şekillenmelidir.
Bir diğer dikkat çekici husus ise yaklaşık bir buçuk yıldır yaşanan bilgi kirliliğiydi. Çarşı Projesi’nin kalan etaplarının uygulanmayacağı büyük ölçüde belli olmasına rağmen, herhangi bir resmi yetkisi ya da karar alma sorumluluğu bulunmayan bazı isimler sosyal medyada adeta karar verici makamlar gibi lanse edildi. Sürecin sonunda ise vatandaşın nasıl yanlış yönlendirildiği herkes tarafından görüldü.
Son olarak hakkaniyetli bir tespiti de yapmak gerekir. Adıyaman milletvekilleri, Çarşı Projesi’nin kalan etaplarının hayata geçirilmesi için Ankara nezdinde önemli girişimlerde bulundu. Bu konuda ciddi gayret gösterdiklerini haklarını teslim etmek gerekir. Ancak takdir edersiniz ki, nihai karar mekanizması onların elinde değildi.
Bugün gelinen noktada görünen tablo nettir. Çarşı Projesi’nin ilk etabı tamamlandı; kalan etaplar ise fiilen tarihe karıştı. Bundan sonra yapılması gereken, geçmişin tartışmalarına takılıp kalmak değil; belirsizliği tamamen ortadan kaldırarak vatandaşın kendi mülkü üzerinde güvenle yatırım yapmasının önünü açmak ve Adıyaman’ın şehir merkezini sağlam, estetik ve planlı bir anlayışla yeniden ayağa kaldırmaktır. Çünkü şehirlerin geleceği, uzayan belirsizliklerle değil, zamanında alınan doğru kararlarla inşa edilir.
Muzaffer Akif BEYAZ
#Adıyaman #ÇarşıProjesi #KentselDönüşüm #RezervAlan #Şehircilik #Deprem #Yapılaşma #AdıyamanBelediyesi #MuratKurum #KöşeYazısı
Next