.. son günlerde kamuoyunu meşgul eden olayda da Rahmi Koç'un anlattığı "Kürt kadın" fıkrası büyük tepki çekti, ardından özür açıklaması geldi.

Bir insan hata yapabilir.
Bir söz söyler, sonra dönüp özür diler.
Nitekim son günlerde kamuoyunu meşgul eden olayda da Rahmi Koç'un anlattığı "Kürt kadın" fıkrası büyük tepki çekti, ardından özür açıklaması geldi.
Fakat burada asıl mesele sadece söylenen söz müdür?
Hayır!
Asıl mesele, bir halkın kimliğinin ve bir kadının onurunun alay malzemesi yapılabilmesidir...
Daha da önemlisi, bunun karşısında yükselen kahkahalardır...
Düşünün...
Milyonlarca insanın aidiyetini ifade eden bir kimlik...
Binlerce yıllık bir kültür...
Bir halkın anneleri, kızları, emekçi kadınları...
Ve bütün bunlar bir fıkranın malzemesi haline getiriliyor.
Sonra da etraftakiler gülüyor!
İşte insanın canını acıtan yer tam da burasıdır...
Çünkü bazen sözü söyleyenden çok, o sözü alkışlayanlar hakkında fikir sahibi olursunuz.
Eleştiri başka şeydir.
Mizah başka şeydir.
Ama bir etnik kimliği cehaletle, aşağılamayla veya küçümsemeyle yan yana getirip buna mizah demek; ne mizaha sığar ne de insanlığa.
Hiçbir halkın kimliği, hiçbir kadının onuru, hiçbir topluluğun aidiyeti aşağılayıcı bir anlatının konusu olamaz.
Bugün #Kürtler hedef alınır...
Yarın başkası...
Ama değişmeyen şey;
İnsan onuru üzerinden kurulan hiçbir espri gerçekten komik değildir.
Ve unutulmamalıdır ki;
Bir halkın kimliğini küçümseyen sözler kadar, o sözlere kahkaha atan yüzler de tarihe not düşer.
Çünkü saygı; gücün, servetin veya makamın değil, karakterin göstergesidir.
Sağlıcakla..

Halil KARAKUŞ