Bir partinin başkanına da bu sözler yakışmadı... normal bir insan üç kere düşünmeli, bir siyasi parti genel başkanı onkere düşünmeli; vesselam.

Bilmediğin Konuda Konuşmak: En Kolay Linç

Artık toplumsal bir kültür haline geliyor birilerini karalamak.

Bilmediğiniz konularda konuşmak bu ülkede ne kadar kolay… Sosyal medyaya bir görüntü düşüyor, birkaç saniyelik bir an kesiliyor ve herkes gerçeği biliyormuş gibi hüküm dağıtmaya başlıyor. Oysa çoğu zaman görünen, gerçeğin kendisi değil; sadece koparılmış bir parçasıdır.

Adıyaman’da bir programa katılan Gülben Ergen üzerinden yürütülen tartışma bunun en çarpıcı örneklerinden biri oldu. Bir halay görüntüsü üzerinden, başörtülü bir kadının elini tutmadığı iddiası ortaya atıldı. Ardından sosyal medya bildik refleksini gösterdi: Araştırma yok, bağlam yok, soru yok… Ama suçlama var, niyet okuma var, çamur atma var.

Aslında Gülben Ergen üçüncü okulunu açıyor Adıyaman’a bunun neşesi ve gururu içinde mutluluk dağıtıyor.

Geçmişini bilmem, nedir ne değildir.

Ne demiş Necip Fazıl Kısakürek’teki “geçmişin çöplüktür karıştıran köpektir. “

Oysa gerçek çok basitti ve ortadaydı. Halaydan yaklaşık iki saat önce, aynı kadınla işyerinde çekilmiş samimi fotoğraflar vardı. Yan yana durulmuş, sohbet edilmiş, poz verilmişti. Yani iddia edildiği gibi bir mesafe, bir dışlama, bir ayrım yoktu. Ama bu fotoğraflar, iftira kadar hızlı yayılmadı. Çünkü gerçek, linç kültürüne her zaman geç yetişir.

Burada mesele bir sanatçı meselesi değildir. Mesele, bilmeden konuşmayı hak zanneden zihniyettir. Görmeden anlatmak, bilmeden suçlamak ve sonra da hiçbir sorumluluk almadan kenara çekilmek… Bu artık bireysel bir hata değil, toplumsal bir alışkanlık haline gelmiştir.

Yeter yahuuuu.

İnsanlar bir ömrü ile yargılanır an ile değil.

Sosyal medya, insanlara düşünmeden konuşma cesareti verdi. Herkes savcı, herkes hâkim. Birkaç saniyelik görüntüyle insan onuru tartıya konuluyor. Oysa bir insana atılan iftiranın, bırakılan çamurun, söylenen sözün geri dönüşü yoktur. “Yanılmışım” demek, çoğu zaman verilen zararı telafi etmez.

Bugün tanınmış birine yapılan bu kolay linç, yarın sıradan bir vatandaşa yapılır. Bugün alkışlanan yargısız infaz, yarın seni bulur. Çünkü bu kültür bir kez normalleşti mi, kimseye dokunmadan durmaz.

Bu yüzden artık daha net konuşmak gerekiyor:

Bilmediğin konuda susmak bir erdemdir.

Her gördüğünü gerçek sanmak bir zafiyettir.

“Gerçek payı var mı” diye önce bir araştıracaksın sonra yazacaksın, söyleyeceksin, çizeceksin.

Yaz o zaman, önüne geleni haber diye.

Adıyaman’a gelen bir partinin başkanına da bu sözler yakışmadı.

Oysa katıldığım kongresinde büyük bir kalabalık vardı ve her şey çok güzeldi, ancak bir kişi halkında yorum yaparken normal bir insan üç kere düşünmeli, bir siyasi parti genel başkanı onkere düşünmeli; vesselam.

Ancak günümüzde herkes için geçerli, düşünmek zor ve meşakkatli bir iş oldu. Onurlandırmak övgü ye bahsetmek kıskançlık oldu.

(Neyse bu konu ayrı bir yazımıza kalsın.)

İnsan onurunu birkaç saniyelik görüntülere sığdırmak ise açık bir vicdansızlıktır.

Toplum bağıranlarla değil, düşünenlerle ayakta kalır. Araştırmadan konuşanlarla değil, sorumluluk alabilenlerle güçlenir. Aksi halde bugün başkasına atılan çamur, yarın hepimizin üzerine sıçramaya devam eder.

Eli tutulmadı denen başörtülü yurttaşımız ile olan fotoğrafınızda sizlerle ekte paylaşıyorum.

Saygı ve sevgilerimle

Mehmet Hakan KARAASLAN

Mali Müşavir