Duyumlara göre bazı STK Başkanları seçim vaatlerini “zam yapmayacağız” üzerinden değil, adeta “zam yapacağız” zemini üzerinden şekillendiriyor.
Yapılan son ekmek zammı vicdanların sorgulanmasını gerektiriyor.
Türkiye’de neredeyse gelenek haline geldi…
Ramazan yaklaşırken fiyat etiketleri bir türlü oruç tutmuyor.
Bu yıl mesele Türkiye geneli değil,
Asıl Mesele Adıyaman.
Duyumlara göre bazı STK Başkanları seçim vaatlerini “zam yapmayacağız” üzerinden değil, adeta “zam yapacağız” zemini üzerinden şekillendiriyor.
Minibüs, servis ve ekmek fiyatları üzerinden bir yarıştan söz ediliyor. Eğer bu doğruysa sormak gerekir:
Zam gerçekten zaruri miydi, yoksa kolay bir tercih mi oldu?
Fırıncı ne diyor?
Fırıncıya sorarsanız tablo net:
Asgari ücret arttı.
Elektrik arttı.
Un maliyeti arttı.
Nakliye arttı.
Türkiye genelinde maliyet baskısı var; Bu bir gerçek.
Ancak mesele şu;
Türkiye ortalamasına bakıldığında, Adıyaman’daki kira ve işçilik rakamları büyük şehirlerle kıyaslanamayacak seviyede. Buna rağmen ekmek, minibüs ve servis ücretlerinde neden Türkiye ortalamasının üst sıralarındayız?
Deprem sonrası ekonomik olarak zaten kırılgan hale gelmiş bir şehirde, temel tüketim ürünlerinde öncü olmak neyin göstergesi?
Mesela bakkallar ve üç harfli marketler zam konusunda Adıyaman’da denetleniyor mu?
DENETÇİ MAKAM KİMDİR, İŞLEYİŞ ÇALIŞIYOR MU?
Mesela Adıyaman’da fırınlar denetleniyor mu? Bu denetçi mekanizması kimdir.
Aslında hepimizin bildiği cevaplar bunlar.
EKMEK FİYATI NASIL BELİRLENİR?
Ekmek fiyatları keyfi belirlenmez. Süreç kabaca şöyle işler:
Fırıncılar Odası fiyat talebinde bulunur.
Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği üzerinden teklif hazırlanır.
İlgili resmi merciler (Ticaret İl Müdürlüğü, Belediye ve Valilik denetimi vb.) süreci inceler.
Yani bir Esnaf Odası “kafasına göre” zam yapamaz.
PEKİ, SÜREÇ ŞEFFAF MI YÜRÜTÜLÜYOR?
Kamuoyu yeterince bilgilendiriliyor mu?
Asıl soru bu.
CUMHURBAŞKANLIĞI ÇAĞRILARA NE DİYOR?
Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan özellikle Ramazan ayında fırsatçılığa karşı net mesajlar vermiş, temel gıda ürünlerinde zam yapılmaması konusunda hassasiyet çağrısında bulunmuştu.
Ekmek en temel ihtiyaçtır.
Lüks değil, tercihe bağlı değil, zorunlu tüketimdir.
Ramazan ayında yapılan zam, sadece ekonomik değil; sosyolojik ve vicdani bir tartışmayı da beraberinde getirir.
MUHALEFET NEREDE, İKTİDAR NEREDE?
Bu mesele siyaset üstü bir konudur.
Ama siyasetçilerin de sorumluluğu vardır.
İktidar temsilcileri bu artışları savunacak mı?
Muhalefet temsilcileri alternatif bir çözüm sunacak mı?
Yoksa herkes topu birbirine mi atacak?
Adıyaman küçük bir şehir olabilir ama sahipsiz değildir.
ASIL TEHLİKE ALIŞMAKTA.
Evet, zamdan daha tehlikelisi alışmaktır.
Alışmamalıyız, sormalı ve sorgulamalıyız.
“Yapacak bir şey yok.”
“Her yerde böyle.”
“Mecbur.”
Bu cümleler çoğaldığında şehir refleksini kaybeder.
Oysa deprem yaşamış, ekonomik darbe almış bir şehirde yönetim anlayışı daha hassas olmak zorundadır. Belediyeler sosyal dengeyi gözetmek zorundadır. Valilik koordinasyonu güçlendirmek zorundadır. Odalar kamuoyuna açık ve şeffaf olmak zorundadır.
SORULMASI GEREKEN SORULAR
1. Zam gerçekten maliyet artışı oranında mı?
2. Adıyaman neden Türkiye ortalamasının üstünde?
3. Sosyal belediyecilik anlayışı nerede?
4. Ramazan hassasiyeti neden gözetilmedi?
Bu sorular cevap bekliyor.
Asıl sorulacak soru ise Belediyemize; “Halk ekmek ne oldu, ne durumda, neden halen bitmedi ve faaliyetlerine başlamadı?!”
Adıyaman büyük bir metropol değil.
Ama büyük bir vicdana sahip olmalı.
Eğer seçimler zam vaadi üzerinden konuşuluyorsa, bu şehir ekonomik değil, zihinsel bir eşik yaşıyor demektir.
Bu durumun sorumluları bu vicdanı nasıl taşıyor.
Mehmet Hakan KARAASLAN
Mali Müşavir
Next