Aysel KATARCIBesni RAM RPDH.Hiz.Blm.Bşk.

Değerli Anne Babalar;

Çocukların hem dinlenmeleri, hem eğlenmeleri hem de okula gittikleri dönemde zaman bulamadıkları etkinlikleri ve faaliyetleri gerçekleştirmeleri için fırsat yaratan yarıyıl tatili nihayet geldi. Öğrenciler için sevinç kaynağı olan tatil dönemlerinde vaktin doğru değerlendirilmesi çok önemlidir. Tatil hiçbir iş yapmadan vakit geçirilen bir dönem değildir. Öğrencinin derslere kısa bir mola vererek dönemin yoğun temposundan uzaklaşması anlamına gelmektedir. Doğru değerlendirilmediği takdirde tatil, çocuğun başıboş olarak hareket ettiği bir zaman dilimine dönüşür. Bu nedenle tatilde dinlenmek, ilgi ve hobileri geliştirmek, okulda öğrenilen bilgi ve becerileri pekiştirmek akademik, psikolojik ve sosyal gelişimleri açısından çok önemlidir. Çocuğun bulunduğu yaş ve cinsiyete bağlı olarak tatil programının şekillendirilmesi daha uygun olacaktır. Tatil dönemini stressiz ve eğlenerek geçirmek öğrencinin motivasyonunu arttıracaktır.  Ailelerin tutumu bu anlamda çok önemlidir. Bu tatil döneminde uygulanabilecek dört temel strateji vardır: Konu tekrarı yapmak, eksik konulara çalışmak, kitap okumak ve dinlenmek.

“Karne sonuçları, tatilin akışını kesinlikle değiştirmemeli” 

Genellikle sınav ve karne sonuçları aileler tarafından eğitim-öğretim sürecinin tümünü kapsayan bir genellemeyle değerlendirilebilmektedir. Oysa öğrenme, hızı ve ilerleyişi açısından tamamen kişisel bir süreçtir. Bu noktada öğrenme aksaklıklarının büyük bir çoğunluğu planlama, isteksizlik ve doğru çalışma yöntemlerinin eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Eğer öğrenme sürecimize bir ölçüt belirleyeceksek, bu en doğrusundan planlı ve gayretli bir çalışma olmalıdır. Doğru sorular, gerçekçi hedefler ve gayretle başlayan bu öğrenme yolcuğu ne kadar zorlu olursa olsun karşılığını elbet bulacaktır. Bu yüzden ilk dönem sınav sonuçlarımız doğru değerlendirilmeli, öğrencinin olumlu yönlerine vurgu yapılarak zayıf ve geliştirilmesi gereken yönler konusunda teşvik edilmelidir.

Son zamanlarda, sosyal medya, hayatımızın her alanında etkisini gösteriyor. Sosyal medya hesaplarında çocuklarının karne heyecanını paylaşan velilerin sayısı gün geçtikçe artıyor. Son birkaç yıldır moda haline gelen, çocuğun karnesini ve başarı belgesini sosyal medya hesaplarından yayınlamak, doğru bir davranış değildir. Çocukların bütün bir yıl düzenli olarak okula gidebilmiş, okuldan yeni şeyler öğrenebilmiş olmalarını ve okuldaki sorumluluklarını olabildiğince yerine getirme düzeylerini de gözden kaçırmamalıyız. Sonuç ne olursa olsun belgeleri ve notları vurgulamak hatalı olacaktır. Yüksek notları, takdir belgelerini açıkça fotoğraflar ve ifadelerle paylaşmak, amacınız ne olursa olsun, çocuğunun karne notları düşük olan bir anne baba, başarılı bir karne resmi görünce üzülecek ve kendi çocuğunu sizin çocuğunuzla kıyaslamasına sebep olabilecektir. Bu durum çocuklar ve ebeveynler üzerinde baskı yaratabileceği gibi, yüksek karne notları da “abartılmış bir başarı duygusu” na yol açabilecektir.

Peki siz gerçekten hangisini paylaşmak istiyorsunuz?

Yapmanız gereken temel yaklaşım, o güne ait birlikte çekilmiş; ancak karnenin ortada görünmediği bir anın fotoğrafı ya da çocuğunuzla paylaşmak istediğiniz onun her an yanında olduğunuzu ifade eden sözler olabilir. Tabi yine notları içermeyen sözler olmalıdır. Aksi takdirde paylaştığınız şey “karne” dir, çocuğunuz ile bir “anı” değildir. Eğitimin her kademesinde,  ailenin, eğitim sürecinde yer almasının eğitimin niteliğini arttırdığını artık hepimiz biliyoruz.

Sizler tatil dönemini verimli ve keyifli hale getirmek için neler yapabilirsiniz?

 Çocukların okul başarısı için sadece ders çalışma alanı sağlamak yeterli değildir. Bunun yanında çocuklara motive edici davranışlar sergilemek, çocukların kaygılarını arttırmamak, onların hayatında ders dışı alanları zenginleştirmek ve desteklemek de önemlidir. Sadece karne zamanı değil, tüm yıl boyunca çocuğun çabasını takdir etmek, zorlandığı noktaları eleştirmek yerine desteklemek önemlidir. Her şeye rağmen onu koşulsuz sevdiğinizi ve ona güvendiğinizi hissettirin. Çocuğunuzun karne notlarını değerlendirirken öncelikle karnedeki olumlu yönlere vurgu yaparak kendini ifade etmesine izin verin. Daha sonra başarısızlıkları üzerinde durarak, başarısızlığın nedenlerini, yargılayıcı bir dil kullanmadan konuşun ve çocukla birlikte çözüm yolları geliştirin. Bu dönem başarısız olunan derslerin desteklenmesi ve telafisi için neler yapabileceğinizle ilgili bir yol haritası belirleyin.

Çocuğunuzla geçireceğiniz zamanın uzunluğu değil kalitesi önemlidir. Çocuğunuz ile geçirdiğiniz vaktin kalitesini artırarak onun bu konudaki ihtiyacını mümkün olduğunca karşılamaya çalışın. Ayrıca çocuklarınızın yaşıtlarıyla birlikte zaman geçirmesi için onlara zaman ve ortam tanıyın. Televizyon ve bilgisayarla geçireceği zamanı sınırlandırıp kitaplığınızı zenginleştirin.

 Karnedeki notları ve alınan belgeleri; iyi de olsa kötü de olsa çocuğun izni olmadan başkaları ile paylaşmayın. Eğer çocuk kendisi ile ilgili bilgiyi paylaşmak isterse, kontrolü dışında paylaşılması yerine, tercih ettiği kişiler ile kendisi paylaşacaktır. Karne döneminde yapılan yanlış yaklaşımlardan biri de başka çocukların da karnelerinin sorulmasıdır. Bunun yerine büyük yaştakilere bu yılın nasıl geçtiği, küçük yaştakilere ise okulda en çok neyi sevdiğini sorabilirsiniz. Hatta sorular yerine uzun bir eğitim sürecini tamamladığı için onu tebrik etmek yeterli olacaktır.

 Unutmayın, başarının belgeler üzerinden abartılması; istendik belgeler almış çocuklarda beklentinin büyük olmasından dolayı baskıya, uzun vade de kaygı ve performans sorunlarına; istenmeyen notlar almış çocuklarda ise başarısızlık, utanma duygusuna, uzun vade de ise depresyon gibi olumsuz sonuçlara yol açabilir.

Çocuklarınızla birlikte keyifli ve verimli bir tatil geçirmeniz dileğiyle…