DİYARBAKIR/BİNGÖL (AA) - BESTAMİ BODRUK-RIDVAN KORKULUTAŞ - Diyarbakır'da eşek arılarına karşı kovanları korumaya çalışan bekçi bal arılarının mücadelesi objektiflere yansıdı.
Güneybatı Asya, Kuzey Afrika, Orta Doğu ve Türkiye'nin sıcak bölgelerinde yaygın olarak görülen ve halk arasında yaban arısı olarak da bilinen etçil doğu eşek arıları (Vespa orientalis), besin ihtiyaçlarını bal arıları ve böceklerden karşılıyor.
Sonbaharda doğada yaygın olarak görülen doğu eşek arıları, larvalarının protein ihtiyacını karşılamak için özellikle bal arılarını hedef alıyor.
Arıcılar, bal arılarını kovanlara saldıran eşek arılarına karşı çeşitli yöntemlerle korumaya çalışıyor.
Diyarbakır'ın Çüngüş ilçesinde arıcılık yapan ziraat yüksek mühendisi Rahime Yıldırım Kurtoğlu (38) da yılın bu döneminde mesaisinin büyük bölümünü kovanlarındaki arılarını eşek arılarından korumak için harcıyor.
Eşek arılarını kovanlardan uzaklaştırmak için farklı kafesler yaparak içlerine tavuk ciğeri bırakan Kurtoğlu'nun bu mücadelesi de zaman zaman yetersiz kalıyor.
Arıcıların bu mücadelede en büyük destekçisi olan bekçi bal arıları ağızları daraltılan kovanların önünde bekleyerek, koloniyi korumaya çalışıyor.
Bekçi arılar, bazen saldırıları savuştursa da çoğu zaman eşek arılarına yem olmaktan kurtulamıyor.
Anadolu Ajansı (AA) ekibi, eşek arılarıyla kovanları korumak isteyen bekçi bal arılarının mücadelesini görüntüledi.
- 'Binlerce arı kaybımız oldu'
Arıcı Kurtoğlu, AA muhabirine, ilçe kırsalında konumlandırdığı alanda 200 kovanda bal üretimi yaptığını söyledi.
Bal üreticilerinin tek kaygısının arıların polen ve nektar bulması olmadığını dile getiren Kurtoğlu, 'Bir de dışarıdaki zararlı canlılarla uğraşıyoruz. Bunlar arasında arı kuşları var, eşek arıları var. Arılarımızı bunlardan korumaya çalışıyoruz ve önlemler alıyoruz.' dedi.
Kurtoğlu, eşek arılarının sayısının sonbaharda ve üzüm hasadı döneminde arttığını belirterek, bu etçil hayvanların bal arılarıyla da beslendiğini ifade etti.
Bal arılarını korumak, doğaya zarar vermeden eşek arılarını yakalamak için içine tavuk ciğeri bıraktıkları tuzak kafesler hazırladıklarını anlatan Kurtoğlu, 'Eşek arıları kafeslere giriyorlar ve çıkamıyorlar. Bunu yapmamızın nedeni saldırılarda ciddi zarara uğradık. Bal arıları kovanlardan dışarıya çıkamıyor ve beslenemiyor. Eşek arıları kapı ağzındaki bekçi arılara saldırıp onları yiyorlar. Şu ana kadar günlük binlerce arı kaybımız oldu. Üç kovanım tamamen boşaldı, arıların hepsini yediler. Kovanları açarken bizim için de ciddi tehlike oluşturuyorlar.' diye konuştu.
Kurtoğlu, havaların soğuması ve mevsimsel yağışlarla birlikte bu saldırıların sona ermesini beklediklerini belirtti.
- 'Bal arılarını protein kaynağı olarak görüyorlar'
Dicle Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Satar, doğu eşek arılarının yavrularının protein ihtiyacını karşılamak için özellikle kış ayına girerken müthiş bir çalışma içerisine girdiğini söyledi.
Bu dönemde buldukları bütün böceklere saldıran eşek arılarının ortamda savunmasız olarak bal arılarını gördükleri için protein kaynağı olarak onlara da zarar verdiklerini anlatan Satar, çevreye beslenebilecekleri et parçaları bırakılarak eşek arılarının bal arılarından uzaklaştırılabileceğini belirtti.
- 'Kolonilerde popülasyon kaybına neden oluyor'
Bingöl Üniversitesi Arıcılık Araştırma, Geliştirme Uygulama ve Araştırma Merkezinde görevli Dr. Öğr. Üyesi Mehmet İlkaya da doğu eşek arılarının kraliçesinin ilkbaharda ağaç kovuğunda ya da kumluk yerlerde ilk yuvayı kurduğunu, popülasyonlarının ise en fazla sonbaharda artış gösterdiğini belirtti.
İlkaya, işçi eşek arılarının, kraliçe eşek arısının bıraktığı yumurtalardan çıkan larvaları beslemek için bal arısı kolonilerini hedef aldığını anlatarak, şunları kaydetti:
'Eşek arıları hedef aldıkları kolonilerde kovandan içeri girebilirlerse arı larvalarını, giremezlerse işçi arıları avlamak suretiyle yuvalarına taşırlar. Bu durum arı kolonilerinde kışa girmeden popülasyon kaybına neden oluyor. Belirli bir işçi arı popülasyonuyla kışa girmeyen arı kolonileri ilkbaharda zayıflar ve koloni kaybı yaşayabiliriz. Bu da dolaylı ve döngüsel olarak üretime zarar verir.'
İlkaya, eşek arılarıyla mücadelede uygulanabilecek yöntemlere ilişkin, 'Eşek arılarına karşı özellikle fiziksel ve biyoteknik mücadele yapılabilir. Fiziksel mücadelede kovanların ağzı daraltılarak veya kovanın ağzına eşek arılarının geçemeyeceği bir aparat takılarak mücadele edilebilir. Biyoteknik mücadelede balık eti, kırmızı et, tavuk eti kullanılabilir. Kafes ile tuzaklama dediğimiz yöntemde de kafesin içerisine bir boru veya huni şeklinde, ağzı dar bir delikten girmeleri ve orada kalmaları sağlanabilir.' değerlendirmesinde bulundu.
#BesniGüncel #BalArısı #EşekArısı
Next





