Ancak uzmanlar, düzensiz ve aşırı avcılık nedeniyle balık stoklarının giderek azaldığı konusunda uyarıyor. İşte sezon açılışının detayları ve Türkiye'nin denizlerindeki son durum.
Sezon Açılışı: Kurallar ve Yasaklar
1 Eylül itibarıyla, amatör balıkçılar ve ticari balıkçı tekneleri belirli kurallar çerçevesinde avlanmaya başlayabilecek. Ancak her balık türü için avlanma boyları, zamanları ve bölgeleri farklılık gösteriyor. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın yayınladığı genelgelere göre:
-
Amatör balıkçılar: Günlük 5 kg'yi ve en fazla iki adet büyük balığı (örneğin, iki adet levrek) geçmemek kaydıyla avlanabilir. Ticari amaçla satış kesinlikle yasaktır.
-
Boy yasakları: Neslinin devamı için en kritik kurallardan biri. Örneğin;
-
Lüfer: En az 24 cm
-
Palamut: En az 25 cm
-
Hamsi: En az 9 cm
-
İstavrit: En az 13 cm
-
Bu boyların altındaki balıkların avlanması, satılması ve bulundurulması yasaktır.
-
-
Avlanma yasakları: Bazı türlerin (örneğin orfoz, lahos) avlanması halen yasak olabilir veya belirli bölgelerde (mercan alanları, üreme sahaları) avlanmaya izin verilmeyebilir.
En Çok Avlanan Türler ve Stokların Durumu
Son 10 yıllık verilere bakıldığında, Türkiye denizlerinden en çok çıkan türler sırasıyla şöyle:
-
🔹 Hamsi: Türkiye'nin balıkçılığında tartışmasız kraldır. Toplam avın çok büyük bir kısmını oluşturur. Ancak iklim değişikliği, kirlilik ve özellikle Karadeniz'deki aşırı avcılık nedeniyle stokları son derece hassastır. Popülasyonu yıldan yıla büyük dalgalanmalar gösterir.
-
🔹 Palamut: Son yıllarda av miktarında inişli çıkışlı bir grafik çiziyor. Göçmen bir balık olduğu için su sıcaklığı ve besin zincirindeki değişimlerden doğrudan etkilenir. Özellikle "zıpkın" veya "çingene palamudu" olarak bilinen küçük boydaki avcılık, türün geleceği için büyük tehdit oluşturuyor.
-
🔹 İstavrit: Nispese dayanıklı bir tür olsa da yoğun av baskısı altındadır. Karagöz istavrit ve sarıkanat istavrit gibi çeşitleri bulunur.
-
🔹 Sardalya: Ege ve Marmara'nın önemli ticari balıklarındandır. Konserve endüstrisinin ham maddesidir. Hamsi gibi, sardalya stokları da aşırı avcılığa karşı savunmasızdır.
-
🔹 Çaça (Çaça Balığı): Genellikle balık unu ve yağı fabrikalarında işlenmek veya su ürünleri yetiştiriciliğinde yem olarak kullanılmak üzere avlanır. Besin zincirinin temelindeki bu balığın aşırı avlanması, onunla beslenen üst türlerin (hamsi, palamut, lüfer) de stoklarını olumsuz etkiler.
-
🔹 Lüfer: Türkiye denizlerinin en kıymetli ve en çok baskı gören türlerinden biridir. Defalarca kampanyalara konu olan boy yasakları, lüfer neslini korumak içindir. "Kofana" boyuna ulaşan lüfer sayısı maalesef oldukça azalmıştır.
Uzmanlardan ve STK'lardan Uyarılar: "Kurallara Uymak Geleceğimiz İçin"
Deniz bilimcileri ve sivil toplum kuruluşları (Greenpeace, WWF-Türkiye, Deniz Yaşamını Koruma Derneği vb.), balık stoklarındaki azalmanın ana nedenlerini şöyle sıralıyor:
-
Kaçak ve Aşırı Avcılık: Yasak dönemlerde avlanma, trol avcılığında usulsüzlükler, avlanması yasak boydaki balıkların (yavru) toplanması.
-
İklim Değişikliği: Deniz suyu sıcaklıklarının artması, balıkların göç yollarını ve üreme döngülerini değiştiriyor.
-
Kirlilik: Denizlere karışan plastik, kimyasal ve endüstriyel atıklar, balıkların yaşam alanlarını yok ediyor.
-
Yıkıcı Balıkçılık Yöntemleri: Dip trolü gibi yöntemler, deniz tabanındaki yaşamı ve balık yumurtalarını tahrip ediyor.
Uzmanlar, sürdürülebilir bir balıkçılık için;
-
Denetimlerin sıkılaştırılması,
-
Kaçak avcılığa ağır yaptırımlar getirilmesi,
-
Amatör ve ticari balıkçıların kurallara uyması,
-
Tüketicilerin yavru balık satın almaması ve satan işletmeleri uyarması,
-
Balık stoklarının bilimsel yöntemlerle sürekli izlenmesi gerektiğinin altını çiziyor.