BESNİ GÜNCEL - Çocukların korunmasına yönelik önemli yasal düzenlemeler içeren 7593 sayılı Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun kabul edildi. 8 Ağustos 2026 tarihinde kabul edilen kanun, çocukların adli süreçlerdeki durumundan ceza infazına, silah ve bıçakların çocuklara ulaşmasının önlenmesinden bağımlılık ve dijital risklerle mücadeleye kadar çok sayıda konuda yeni hükümler getiriyor.
Kanunla 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununda çeşitli değişiklikler yapıldı.
ÇOCUĞUN SİLAHA ULAŞMASINA NEDEN OLAN KİŞİYE HAPİS CEZASI
Kanunun birinci maddesiyle 6136 sayılı Kanuna 13/A maddesi eklendi.
Buna göre ateşli silahın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı şekilde muhafaza edilmesi ve bu nedenle silahın çocuk tarafından ele geçirilmesine neden olunması halinde, fiilin daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmaması şartıyla bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası uygulanacak.
Düzenlemeyle ateşli silahların çocukların erişimine açık şekilde muhafaza edilmesinin hukuki sonuçları ağırlaştırılmış oldu.
ÇOCUKLARIN CEZA SORUMLULUĞUNA İLİŞKİN HÜKÜMLER DEĞİŞTİRİLDİ
Kanunun ikinci maddesiyle Türk Ceza Kanunu’nun 31’inci maddesinde değişiklik yapıldı.
Çocukların ceza sorumluluğuna ilişkin yaş grupları bakımından uygulanacak ceza süreleri yeniden düzenlendi.
On iki yaşını doldurmuş olup 15 yaşını doldurmamış çocuklar ile 15 yaşını doldurmuş olup 18 yaşını doldurmamış çocuklar bakımından bazı ceza oranları ve sürelerinde değişikliğe gidildi.
Ayrıca maddeye yeni bir dördüncü fıkra eklendi.
Buna göre somut olayda;
- Kasta dayalı kusurun ağırlığı,
- Güdülen amaç ve saik,
- Suçun işleniş şekli,
- Daha önceden kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkûm edilmiş olma
gibi hususlardan biri veya birkaçı dikkate alınabilecek.
Bu değerlendirme, kasten öldürme ile neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarını işleyen 15 yaşını doldurmuş ancak 18 yaşını doldurmamış kişiler bakımından yapılabilecek.
Bu kişiler hakkında üçüncü fıkra hükümlerinin uygulanmamasına karar verilebilecek.
Ayrıca fiili işlediği sırada 12 yaşını doldurmuş olup 15 yaşını doldurmamış ve ceza sorumluluğu bulunan çocuklar hakkında ikinci fıkra yerine üçüncü fıkra hükümlerinin uygulanabilmesine imkan sağlandı.
ÇOCUĞUN SUÇA SÜRÜKLENMESİNE NEDEN OLANLARA DAHA AĞIR CEZA
Kanunun üçüncü maddesiyle Türk Ceza Kanunu’nun 233’üncü maddesinde değişiklik yapıldı.
Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlaliyle ilgili bazı ceza süreleri artırıldı.
Ayrıca yeni bir dördüncü fıkra eklendi.
Buna göre birinci ve üçüncü fıkralarda tanımlanan fiiller nedeniyle çocuğun kasten öldürme veya neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunu işlemesi halinde şikâyet şartı aranmayacak.
Bu durumda faile verilecek ceza, yarısından iki katına kadar artırılabilecek.
15 YAŞINDAN KÜÇÜK ÇOCUKLAR İÇİN SOSYAL İNCELEME ŞARTI
Kanunun dördüncü maddesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 174’üncü maddesine yeni bir bent eklendi.
Buna göre 15 yaşını doldurmamış çocuklar hakkında sosyal inceleme yaptırılmadan düzenlenen belgeler bakımından yeni bir düzenleme getirildi.
Sosyal inceleme yapılmaksızın düzenlenen bu belgeler, belirtilen şartlar kapsamında iddianamenin iadesi nedenleri arasına alındı.
ÇOCUK HÜKÜMLÜLERİN CEZA İNFAZ SİSTEMİ YENİDEN DÜZENLENDİ
Kanunun beşinci ve altıncı maddeleriyle 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunda önemli değişiklikler yapıldı.
Düzenlemeyle çocuk tutuklulara ilişkin ifadelerin kapsamı genişletilerek “çocuk hükümlülerin veya tutukluların” şeklinde değişiklik yapıldı.
Ayrıca çocuklara ilişkin düzenlemelerde suç türlerinin de dikkate alınması öngörüldü.
ÇOCUK EĞİTİMEVİNE AYRILMA KRİTERLERİ DEĞİŞTİ
Çocuk hükümlülerin çocuk kapalı ceza infaz kurumundan çocuk eğitimevine ayrılmasına ilişkin kararın, en geç üç ayda bir yapılacak değerlendirme sonucunda verilmesi öngörüldü.
Bu değerlendirmeye;
- Psikolog,
- Pedagog,
- Çocuk gelişimcisi,
- Sosyal çalışmacı,
- Psikolojik danışman,
- Rehberlik uzmanı,
- Öğretmen,
- Türkiye Barolar Birliğinin çocuk hakları komisyonundan görevlendireceği avukat
gibi en az bir uzman görevlinin de katılması düzenlendi.
Tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen çocuk hükümlülerin yeniden değerlendirilme süresi ise altı ayı geçemeyecek.
BAZI ÇOCUK HÜKÜMLÜLER DOĞRUDAN ÇOCUK EĞİTİMEVİNE ALINABİLECEK
Yeni düzenlemeye göre bazı çocuk hükümlülerin cezaları doğrudan çocuk eğitimevlerinde yerine getirilecek.
Kasıtlı suçlardan toplam üç yıl veya daha az hapis cezasına mahkûm olanlar ile taksirli suçlardan toplam beş yıl veya daha az hapis cezasına mahkûm olan çocuk hükümlüler bu kapsamda olacak.
FİRAR EDEN ÇOCUK HÜKÜMLÜLER KAPALI CEZA İNFAZ KURUMUNA GÖNDERİLEBİLECEK
Çocuk eğitimevlerinde bulunan hükümlülerden firar edenler veya başka bir fiilden dolayı haklarında tutuklama kararı verilenler, idare ve gözlem kurulu kararıyla çocuk kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilebilecek.
Aynı şekilde kapalı ceza infaz kurumuna iade veya odaya kapatma disiplin cezası alıp bu cezası kesinleşenler de kapalı kuruma gönderilebilecek.
Disiplin cezası kesinleşmemiş olsa bile eylemi kurum düzeni veya kişi güvenliği bakımından tehlike oluşturan çocuklar hakkında da aynı yönde karar verilebilecek.
Çocuk hükümlülerin çocuk eğitimevlerine ayrılması, burada geçirecekleri süreler ve çocuk kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilmelerine ilişkin diğer usul ve esaslar yönetmelikle belirlenecek.
ÇOCUKLARIN KOŞULLU SALIVERİLME HÜKÜMLERİ DEĞİŞTİ
Kanunun yedinci maddesiyle 5275 sayılı Kanunun 107’nci maddesinde değişiklik yapıldı.
Kasten öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu ile suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu hariç olmak üzere, koşullu salıverilme süresinin hesaplanmasında çocuğun 15 yaşını dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirdiği bir gün iki gün olarak dikkate alınacak.
AMAÇ DIŞI BIÇAK TAŞIMAYA YENİ YAPTIRIM
Kanunun sekizinci maddesiyle 5326 sayılı Kabahatler Kanununa 43/C maddesi eklendi.
Yeni düzenlemeyle 6136 sayılı Kanun kapsamı dışında kalan her tür bıçak ile diğer kesici, delici veya bereleyici aletlerin belirlenen şartlarda satışı, sergilenmesi ve çocuklara satılması yasaklandı.
ÇOCUKLARA BIÇAK SATIŞI YASAKLANDI
Bu kapsamda söz konusu bıçak ve aletlerin;
- Ruhsatlandırılan yerler ve ilgili yönetmeliğe göre ruhsatlandırılan işyerleri dışında satılması veya sergilenmesi,
- 18 yaşından küçük çocuklara satılması,
- Çocuklar tarafından satın alınması veya taşınması
yasaklandı.
Yasağa uymayan kişilere 5 bin lira idari para cezası uygulanacak.
Kabahate konu bıçak veya aletlerin sayı veya nitelik bakımından vahim olması halinde idari para cezası 10 bin liraya çıkacak.
Ayrıca kabahatin işlendiğini öğrenen işletici veya sorumlunun yetkili makamlara bildirim yapmaması halinde 5 bin lira idari para cezası uygulanacak.
Kabahatin konusunu oluşturan veya işlenmesi suretiyle elde edilen eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine de karar verilebilecek.
İdari para cezası ve el koyma işlemlerine kolluk görevlileri, mülkiyetin kamuya geçirilmesine ise mülki amir karar verecek.
15 YAŞINDAN KÜÇÜK ÇOCUKLAR İÇİN KORUYUCU TEDBİR
Kabahati işlediği sırada 15 yaşını doldurmamış çocuklar hakkında, çocuğun üstün yararı gözetilecek.
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu kapsamında koruyucu, destekleyici ve yönlendirme tedbirlerine karar verilmesi amacıyla mülki amir tarafından çocuk hâkiminden tedbir talep edilecek.
Düzenleme internet satışları ve mesafeli satışlar için de uygulanacak.
Ancak sanat veya mesleğin icrası ve eğitim için gerekli bıçak, şiş ve benzeri araçların icra yerinde ve icra eden kişilerce kullanılması, bulundurulması ve taşınması bu madde kapsamında değerlendirilmeyecek.
ÇOCUKLAR İÇİN YENİ YÖNLENDİRME TEDBİRLERİ GELDİ
Kanunun dokuzuncu maddesiyle 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununa 5/A maddesi eklendi.
Yeni düzenlemeyle ceza sorumluluğu olmayan ve adli süreçte bulunan çocuklar bakımından yönlendirme tedbirleri, çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak düzenlendi.
Bu kapsamda beş farklı yönlendirme tedbiri getirildi.
SOSYAL VE TOPLUMSAL HİZMETLER TEDBİRİ
Çocukların spor kulüpleri, gençlik merkezleri, spor tesisleri ve ilgili kamu kurumlarında psikososyal gelişimlerine katkı sağlayacak görevler almaları sağlanabilecek.
Bu görevler 20 saatten 300 saate kadar uygulanabilecek.
Tedbirin uygulanmasında Gençlik ve Spor Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile yerel yönetimler görev alabilecek.
DİJİTAL RİSKLERDEN KORUNMA TEDBİRİ
Çocuğun kullandığı telefon, telefon hattı, bilgisayar, tablet ve benzeri dijital cihazların bildirilmesi ve tedbir kararından sonraki hareketlerinin denetime açılması düzenlendi.
Bu kapsamda Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile Siber Güvenlik Başkanlığı tarafından çeşitli takip yazılımları kullanılabilecek.
Tedbir süresi 3 aydan az, 2 yıldan fazla olmayacak.
Riskli olarak tanımlanan bazı dijital mecralara, uygulamalara ve dijital platformlara erişimin engellenmesine de karar verilebilecek.
KİTAP VE KÜTÜPHANE TEDBİRİ
Çocukların kütüphane ve okuma salonları gibi yerlerde görev almaları veya ilgili kuruluşların yetkililerince belirlenen eserleri okumaları sağlanabilecek.
Bu tedbir de 20 saatten 300 saate kadar uygulanabilecek.
Tedbirin uygulanmasında Kültür ve Turizm Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, üniversiteler ve yerel yönetimler görev alabilecek.
ÇEVREYE SAYGI VE ÇEVRE TEMİZLİĞİ TEDBİRİ
Çocukların park, bahçe ve sahil gibi belirlenen bölgelerde çevre temizliği yapmaları, bitkilerin bakımına katılmaları, ağaçlandırma ve çiçeklendirme faaliyetlerinde görev almaları sağlanabilecek.
Bu tedbir de 20 saatten 300 saate kadar uygulanabilecek.
Tarım ve Orman Bakanlığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, üniversiteler ve yerel yönetimler bu kapsamda görev alabilecek.
BAĞIMLILIKLA MÜCADELE TEDBİRİ
Tütün, nikotin, alkol, kumar, uyuşturucu ve uyarıcı madde ile davranışsal bağımlılıkları bulunan çocuklar için tedavi ve rehabilitasyon programlarının tamamlanması yönünde tedbir uygulanabilecek.
Bu çalışmalar Sağlık Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Yeşilay tarafından yürütülebilecek.
Yönlendirme tedbirlerinin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar ise Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek.
SAĞLIK SORUNU BULUNAN ÇOCUKLAR İÇİN ACİL KORUNMA DÜZENLEMESİ
Kanunun 10’uncu maddesiyle Çocuk Koruma Kanununun 9’uncu maddesine yeni hükümler eklendi.
Akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol, uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlılığı, davranışsal bağımlılık ya da ağır tehlike oluşturan bulaşıcı hastalık nedeniyle kendisi veya başkaları açısından ciddi tehlike oluşturduğu değerlendirilen ve Sağlık Bakanlığına veya üniversitelere bağlı yataklı sağlık kurumlarına gelen veya getirilen çocuklar için yeni bir süreç oluşturuldu.
Tedaviye ihtiyaç bulunduğunun uzman hekim tarafından tespit edilmesi halinde 24 saat içinde acil korunma kararı alınması amacıyla rapor düzenlenecek.
Sağlık kurumu, uzman hekim raporunun düzenlendiği tarihten itibaren en geç 24 saat içinde çocuk hâkimine başvuracak.
Başvurudan itibaren en geç 48 saat içinde, ilgili dal uzman hekiminin de yer aldığı üç uzman hekimden oluşan resmi sağlık kurulunca düzenlenen rapor mahkemeye sunulacak.
Hâkim, başvuru ve sağlık kurulu raporunu değerlendirerek en geç 48 saat içinde karar verecek.
Bu süreçte çocuğa gerekli tıbbi müdahale ve tedavi uygulanabilecek.
ÇOCUĞUN YERİ GİZLİ TUTULABİLECEK
Hâkim, çocuğun üstün yararını gözeterek çocuğun bulunduğu yerin gizli tutulmasına karar verebilecek.
Gerekli görülmesi halinde kişisel ilişkinin kurulmasına veya sınırlandırılmasına da karar verilebilecek.
Sağlık kurulu raporu dikkate alınarak acil korunma kararının kaldırılmasına, devamına veya çocuğun durumuna uygun başka bir koruyucu ve destekleyici tedbire karar verilebilecek.
“SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK” YERİNE “ADLİ SÜREÇTEKİ ÇOCUK”
Kanunun 11’inci ve 15’inci maddeleriyle çeşitli mevzuatta kullanılan terminolojide değişikliğe gidildi.
Çocuk Koruma Kanununda yer alan “suça sürüklenen” ifadelerinin önemli bölümü “adli süreçteki” veya “hakkında adli süreç yürütülen” şeklinde değiştirildi.
Kanunun 15’inci maddesiyle aynı terminolojik değişiklikler;
- Sosyal Hizmetler Kanunu,
- Ceza Muhakemesi Kanunu,
- Çocuk Koruma Kanunu
başta olmak üzere ilgili düzenlemelere yansıtıldı.
KAMU DAVASI AÇILMASI HALİNDE BAKANLIKLARA BİLDİRİM
Kanunun 11’inci maddesiyle, çocuk hakkında kamu davası açılması halinde durumun gerekli idari tedbirlerin alınması amacıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığının il veya ilçe müdürlüklerine bildirilmesi öngörüldü.
HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINDA YÖNLENDİRME TEDBİRLERİ
Kanunun 12’nci maddesiyle Çocuk Koruma Kanununun 23’üncü maddesine yeni hükümler eklendi.
Adli süreçteki çocuklar hakkında yapılan yargılama sonunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi halinde, 5/A maddesinde düzenlenen yönlendirme tedbirlerinden uygun görülen biri veya birkaçı denetimli serbestlik tedbiri olarak uygulanabilecek.
Bu kapsamda verilecek yükümlülükler 5/A maddesinde belirtilen kurumlar tarafından yerine getirilecek.
Suç nedeniyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın az olması halinde ise hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesi için zararın giderilmesi şartı aranmayabilecek.
15 YAŞINDAN KÜÇÜK ÇOCUKLAR İÇİN SOSYAL İNCELEME ZORUNLU
Kanunun 13’üncü maddesiyle Çocuk Koruma Kanununun 35’inci maddesinde değişiklik yapıldı.
15 yaşını doldurmamış çocuklar hakkında sosyal inceleme yaptırılması zorunlu hale getirildi.
15 yaşını doldurmuş çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılmaması halinde ise Cumhuriyet savcısı, mahkeme veya çocuk hâkimi tarafından bu durumun gerekçesi iddianamede veya kararda gösterilecek.
TEDBİRLERİN UYGULANMASINDA KURUMLAR ARASI KOORDİNASYON
Kanunun 14’üncü maddesiyle koruyucu ve destekleyici tedbirlerin uygulanmasına ilişkin koordinasyon mekanizması yeniden düzenlendi.
Tedbirlerin uygulanması sırasında ihtiyaç duyulması halinde kolluktan yardım istenebilecek.
Kurumların koordinasyonu merkezde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, il ve ilçelerde ise vali ve kaymakamlar tarafından sağlanacak.
İl ve ilçelerde sekretarya hizmetleri aile ve sosyal hizmetler il müdürlükleri tarafından yürütülecek.
Hâkim veya mahkeme tarafından verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararları, uygulanmak üzere ilgili kurum veya kuruluşa gönderilecek.
TEDBİRLERE UYMAYANLARA TAZYİK HAPSİ
Çocuk hakkında verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarının gereklerine aykırı hareket eden ana, baba, vasi veya çocuğun bakım ve gözetiminden sorumlu kişiler hakkında yeni yaptırım getirildi.
Fiil ayrıca suç oluştursa bile ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre çocuk hâkimi kararıyla üç günden 10 güne kadar tazyik hapsi uygulanabilecek.
Bu kararlara karşı itiraz yoluna başvurulabilecek.
Tazyik hapsine ilişkin kararlar kesinleşmesinin ardından Cumhuriyet başsavcılığı tarafından yerine getirilecek.
Kararlar ayrıca çocuk hâkimi tarafından ilgili kuruma bildirilecek.
KANUNUN YÜRÜRLÜK TARİHLERİ FARKLI OLACAK
Kanunun 16’ncı maddesiyle yürürlük tarihleri ayrıca düzenlendi.
5326 sayılı Kabahatler Kanununa eklenen 43/C maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 1 Aralık 2026 tarihinde yürürlüğe girecek.
Kanunun diğer hükümleri ise yayımlandığı tarihte yürürlüğe girecek.
Kanunun uygulanmasına ilişkin hükümleri Cumhurbaşkanı yürütecek.
7593 SAYILI KANUNDA ÖNE ÇIKAN DÜZENLEMELER
7593 sayılı Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile çocukların korunmasına ilişkin mevzuatta kapsamlı değişiklikler yapıldı.
Düzenlemenin öne çıkan başlıkları arasında çocuğun silaha erişimine neden olan kişiye hapis cezası, çocukların ceza sorumluluğuna ilişkin değişiklikler, çocuk hükümlüler için yeni infaz hükümleri, çocuklara bıçak satışının ve taşınmasının yasaklanması, dijital risklerden korunma tedbiri, bağımlılıkla mücadele tedbirleri, çevre ve sosyal hizmet yükümlülükleri, sosyal inceleme zorunluluğu, sağlık sorunları bulunan çocuklar için acil korunma mekanizması ve tedbirlere uymayan sorumlulara tazyik hapsi bulunuyor.
Kanunla ayrıca çeşitli mevzuatta “suça sürüklenen çocuk” ifadesi yerine “adli süreçteki çocuk” ve “hakkında adli süreç yürütülen çocuk” ifadelerinin kullanılmasına yönelik değişiklikler gerçekleştirildi.
7593 sayılı Kanun, 8 Ağustos 2026 tarihinde kabul edildi. Kanunun 16’ncı maddesinde belirtilen özel hüküm dışında kalan düzenlemeler yayımlandığı tarihte yürürlüğe girecek.
ÇOCUK KORUMA KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA
DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN
|
Kanun No. 7593 |
Kabul Tarihi: 8/8/2026 |
MADDE 1- 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanuna 13 üncü maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
“MADDE 13/A- Ateşli silahın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı şekilde muhafaza edilmesi suretiyle çocuk tarafından ele geçirilmesine neden olan kişi, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”
MADDE 2- 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 31 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “oniki yıldan onbeş yıla;” ibaresi “onüç yıldan onsekiz yıla;”, “dokuz yıldan onbir yıla” ibaresi “on yıldan oniki yıla”, “yedi yıldan” ibaresi “dokuz yıldan” şeklinde ve üçüncü fıkrasında yer alan “onsekiz yıldan yirmidört yıla;” ibaresi “ondokuz yıldan yirmiyedi yıla;”, “oniki yıldan onbeş yıla” ibaresi “onbeş yıldan onsekiz yıla”, “oniki yıldan fazla” ibaresi “onbeş yıldan fazla” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“(4) Somut olayda;
a) Kasta dayalı kusurun ağırlığı,
b) Güdülen amaç ve saik,
c) Suçun işleniş şekli,
d) Daha önceden kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkûm edilmiş olma,
hususlarından biri ya da birkaçı göz önünde bulundurularak kasten öldürme (madde 81, 82) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (madde 87, fıkra 2 ve 4) suçlarını işleyen onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında üçüncü fıkra hükümleri uygulanmayabilir. Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış ceza sorumluluğu bulunan kişiler hakkında ise ikinci fıkra hükümleri yerine üçüncü fıkra hükümleri uygulanabilir.”
MADDE 3- 5237 sayılı Kanunun 233 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “bir yıla” ibaresi “üç aydan iki yıla”, ikinci fıkrasında yer alan “üç aydan bir yıla” ibaresi “altı aydan iki yıla”, üçüncü fıkrasında yer alan “üç aydan bir yıla” ibaresi “bir yıldan üç yıla” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“(4) Birinci ve üçüncü fıkralarda tanımlanan fiiller nedeniyle çocuğun kasten öldürme (madde 81, 82) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (madde 87, fıkra 2 ve 4) suçunu işlemesi halinde şikayet aranmaksızın, faile bu madde uyarınca verilecek ceza yarısından iki katına kadar artırılır.”
MADDE 4- 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 174 üncü maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir.
“e) Onbeş yaşını doldurmamış çocuklar hakkında sosyal inceleme yaptırılmaksızın düzenlenen,”
MADDE 5- 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 11 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Çocuk tutukluların” ibaresi “Çocuk hükümlülerin veya tutukluların” şeklinde değiştirilmiş ve ikinci fıkrasında yer alan “çocuklar,” ibaresinden sonra gelmek üzere “suç türleri,” ibaresi eklenmiştir.
MADDE 6- 5275 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
“(3) Çocuk hükümlülerin çocuk kapalı ceza infaz kurumundan çocuk eğitimevine ayrılmalarına 89 uncu madde uyarınca psikolog, pedagog, çocuk gelişimcisi, sosyal çalışmacı, psikolojik danışman, rehberlik uzmanı, öğretmen ve Türkiye Barolar Birliğinin çocuk hakları komisyonundan görevlendireceği avukat gibi en az bir uzman görevlinin de katılımıyla idare ve gözlem kurulu tarafından en geç üç ayda bir yapılan değerlendirme sonucunda karar verilir. Çocuk eğitimevine ayırmaya ilişkin olarak tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen çocuk hükümlülerin yeniden değerlendirilmeye tabi tutulma süreleri altı ayı geçemez.”
“(4) Aşağıdaki hâllerde çocuk hükümlüler hakkında verilen cezalar doğrudan çocuk eğitimevlerinde yerine getirilir:
a) Kasıtlı suçlardan toplam üç yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkûm olanlar.
b) Taksirli suçlardan toplam beş yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkûm olanlar.
(5) Doğrudan çocuk eğitimevine alınanlar dahil olmak üzere bu kurumlarda bulunan çocuk hükümlülerden;
a) Firar edenler veya başka bir fiilden dolayı haklarında tutuklama kararı verilenler,
b) Kapalı ceza infaz kurumuna iade veya odaya kapatma disiplin cezası alıp, bu cezası kesinleşmiş olanlar veya asayiş ve düzenin sağlanması amacıyla disiplin cezası kesinleşmemiş olsa bile eylemi kurum düzeni ya da kişi güvenliği bakımından tehlike oluşturanlar,
idare ve gözlem kurulu kararıyla çocuk kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilirler.
(6) Çocuk hükümlülerin, suç ve ceza türlerine göre, çocuk eğitimevlerine ayrılıp ayrılmamalarına, çocuk eğitimevlerinde geçirecekleri sürelere, çocuk kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilmelerine, doğrudan çocuk eğitimevlerine alınmalarına, doğrudan çocuk eğitimevlerine alınanların çocuk kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilmelerine ve diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar yönetmelikte gösterilir.”
MADDE 7- 5275 sayılı Kanunun 107 nci maddesinin beşinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“(5) Türk Ceza Kanununun kasten öldürme suçları (madde 81, 82 ve 83), cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar (madde 102 ve 103), uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu (madde 188) ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu (madde 220) hariç olmak üzere, koşullu salıverilme süresinin hesaplanmasında, hükümlünün onbeş yaşını dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirdiği bir gün, iki gün olarak dikkate alınır.”
MADDE 8- 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununa 43/B maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
“Amaç dışı bıçak taşıma
MADDE 43/C- (1) Her ne ad altında olursa olsun, 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun kapsamı dışında kalan her tür bıçak ile diğer kesici, delici veya bereleyici aletlerin;
a) 11/9/1981 tarihli ve 2521 sayılı Avda ve Sporda Kullanılan Tüfekler, Nişan Tabancaları ve Av Bıçaklarının Yapımı, Alımı, Satımı ve Bulundurulmasına Dair Kanuna göre ruhsatlandırılan yerler ile ilgili yönetmeliğe göre ruhsatlandırılan işyerleri dışında satışı ve sergilenmesi,
b) Onsekiz yaşından küçük çocuklara satılması ve çocuklar tarafından satın alınması veya taşınması,
yasaktır.
(2) Birinci fıkrada sayılan yasaklara uymayan kişiye beşbin Türk Lirası, kabahate konu bıçak veya aletlerin sayı veya nitelik bakımından vahim olması halinde ise onbin Türk Lirası idarî para cezası verilir. Ayrıca bu kabahatin işlendiğini öğrenen işletici veya sorumlunun yetkili makamlara bildirim yapmaması halinde beşbin Türk Lirası idarî para cezası verilir.
(3) Birinci fıkrada sayılan kabahatin konusunu oluşturan veya işlenmesi suretiyle elde edilen eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir.
(4) Birinci fıkrada sayılan kabahat dolayısıyla idarî para cezasına ve elkoymaya kolluk görevlileri, mülkiyetin kamuya geçirilmesine mülkî amir tarafından karar verilir.
(5) Birinci fıkradaki kabahati işlediği sırada onbeş yaşını doldurmamış çocuk hakkında çocuğun üstün yararı gözetilerek, 3/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu hükümleri uyarınca koruyucu, destekleyici ve yönlendirme tedbirlerine karar verilmesi amacıyla mülkî amir tarafından çocuk hâkiminden tedbir talebinde bulunulur.
(6) Bu madde hükümleri internet satışları ve mesafeli satışlar için de uygulanır.
(7) Bir sanat veya mesleğin icrası ve eğitim için gerekli bıçak, şiş ve benzerlerinin icra yerinde ve icra eden kişilerce kullanılması, bulundurulması ve taşınması bu madde hükümlerine tabi değildir.”
MADDE 9- 3/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununa 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
“Yönlendirme tedbirleri
MADDE 5/A- (1) 5 inci maddede düzenlenen koruyucu ve destekleyici tedbirlerin yanında bu maddede düzenlenen yönlendirme tedbirleri, ceza sorumluluğu olmayan adli süreçteki çocuklar bakımından, çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak anlaşılır.
(2) Yönlendirme tedbirleri olarak;
a) Sosyal ve toplumsal hizmetler tedbiri: Spor kulüpleri, gençlik merkezleri, spor tesisleri ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarında; Gençlik ve Spor Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile yerel yönetimler tarafından yerine getirilmek üzere çocukların 20 saatten 300 saate kadar psikososyal gelişimine katkı sağlayacak görev almalarına,
b) Dijital risklerden korunma tedbiri: Kullandığı telefon cihazı, telefon hattı veya her türlü bilgisayar, tablet ve benzeri dijital cihazın bildirilerek cihazın tedbir kararından sonraki hareketlerini Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile Siber Güvenlik Başkanlığı tarafından 3 aydan az 2 yıldan fazla olmamak üzere çeşitli takip yazılımlarıyla ilgili kurum denetimine açmaya, riskli olarak tanımlı bazı dijital mecralar, uygulamalar ve dijital platformlara erişimin engellenmesine,
c) Kitap ve kütüphane tedbiri: Kütüphane ve okuma salonu gibi yerlerde Kültür ve Turizm Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, üniversiteler ile yerel yönetimler tarafından yerine getirilmek üzere 20 saatten 300 saate kadar psikososyal gelişimine katkı sağlayacak görev almaya veya bu kuruluşların yetkililerince belirlenen eserleri okumaya,
d) Çevreye saygı ve çevre temizliği tedbiri: Tarım ve Orman Bakanlığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, üniversiteler ile yerel yönetimler tarafından yerine getirilmek üzere 20 saatten 300 saate kadar park, bahçe, sahil gibi belirlenecek bir bölgede çevre temizliği yapmaya, belirlenecek bitkilerin bakımı, ağaçlandırma ve çiçeklendirme faaliyetlerine katılmaya,
e) Tütün, nikotin, alkol, kumar, uyuşturucu ve uyarıcı madde ile davranışsal bağımlılık tedbiri: Sağlık Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Yeşilay tarafından yerine getirilmek üzere çocukların sağlıkları için tehlike oluşturan bağımlılıklarının tedavi ve rehabilitasyonu için belirlenecek programları tamamlamaya,
hükmedilir.
(3) Bu tedbirlerin yerine getirilmesinde 45 inci maddenin üçüncü ve dördüncü fıkraları uygulanır.
(4) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.”
MADDE 10- 5395 sayılı Kanunun 9 uncu maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
“(4) Akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol, uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlılığı, davranışsal bağımlılık ya da ağır tehlike arz eden bulaşıcı hastalık nedeniyle kendisi veya başkaları açısından ciddi tehlike oluşturduğu değerlendirilen ve herhangi bir suretle Sağlık Bakanlığına veya üniversitelere bağlı yataklı sağlık kurumlarına gelen veya getirilen çocuk hakkında, tedaviye ihtiyaç bulunduğunun ilgili uzman hekim tarafından tespit edilmesi hâlinde, acil korunma kararı alınması amacıyla yirmi dört saat içinde rapor düzenlenir. Sağlık kurumu, uzman hekim raporunun düzenlendiği tarihten itibaren en geç yirmi dört saat içinde çocuk hâkimine başvurur. Başvurudan itibaren en geç kırk sekiz saat içinde ilgili dal uzman hekiminin yer aldığı üç uzman hekimden oluşan resmî sağlık kurulu tarafından düzenlenen rapor mahkemeye sunulur.
(5) Hâkim, başvuru ve sağlık kurulu raporunu değerlendirerek talep hakkında en geç kırk sekiz saat içinde karar verir. Çocuğun sağlık kuruluşuna gelmesi veya getirilmesinden hâkim kararının sağlık kuruluşuna tebliğine kadar geçen sürede, çocuğa gerekli görülen tıbbî müdahale ve tedavi uygulanır. Bu süreçte ihtiyaç duyulması hâlinde kolluktan yardım istenebilir. Kolluk, bu kapsamda yapılan talepleri, kanunla kendisine tanınan yetkiler çerçevesinde yerine getirir.
(6) Hâkim, çocuğun üstün yararını gözeterek çocuğun bulunduğu yerin gizli tutulmasına ve gerekli görmesi hâlinde kişisel ilişkinin kurulmasına veya sınırlandırılmasına karar verebilir. Hâkim, sağlık kurulu raporunu dikkate alarak acil korunma kararının kaldırılmasına, devamına veya çocuğun durumuna uygun başka bir koruyucu ve destekleyici tedbire karar verir.”
MADDE 11- 5395 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Suça sürüklenen” ibaresi “Adli süreçteki” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“(4) Çocuk hakkında kamu davası açılması hâlinde durum, gerekli idari tedbirlerin alınması amacıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı il veya ilçe müdürlüklerine bildirilir.”
MADDE 12- 5395 sayılı Kanunun 23 üncü maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
“(2) Adli süreçteki çocuklar hakkında yapılan yargılama sonunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi hâlinde 5/A maddesinde düzenlenen yönlendirme tedbirlerinden uygun görülen biri veya birkaçı da denetimli serbestlik tedbiri olarak uygulanır. Bu fıkra uyarınca hükmedilecek yükümlülükler 5/A maddesinde belirtilen kurumlar tarafından yerine getirilir.
(3) Suçun işlenmesi nedeniyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın az olması hâlinde adli süreçteki çocuklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesi için zararın giderilmesi şartı aranmayabilir.”
MADDE 13- 5395 sayılı Kanunun 35 inci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“(3) Onbeş yaşını doldurmamış çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılması zorunludur. Cumhuriyet savcısı, mahkeme veya çocuk hâkimi tarafından onbeş yaşını doldurmuş çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılmaması hâlinde, gerekçesi iddianamede veya kararda gösterilir.”
MADDE 14- 5395 sayılı Kanunun 45 inci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
“(3) Koruyucu ve destekleyici tedbirlerin ilgili kurum veya kuruluş tarafından yerine getirilmesi sırasında gerekmesi hâlinde kolluktan yardım istenebilir.”
“(4) Koruyucu ve destekleyici tedbirlerin yerine getirilmesinde kurumların koordinasyonu merkezde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından; il ve ilçelerde kurumların koordinasyonu ile takibi vali ve kaymakam tarafından sağlanır. Bu amaçla il ve ilçelerde sekretarya hizmetleri aile ve sosyal hizmetler il müdürlükleri tarafından yürütülür. Hâkim veya mahkeme tarafından verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararları, yerine getirilmek üzere ilgili kurum veya kuruluşa gönderilir.
(5) Çocuk hakkında verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarının gereklerine aykırı hareket eden ana, baba, vasi veya bakım ve gözetiminden sorumlu kimse, fiil suç teşkil etse dahi ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre çocuk hâkimi kararıyla üç günden on güne kadar tazyik hapsi ile cezalandırılır. Bu kararlara karşı 14 üncü madde uyarınca itiraz yoluna gidilebilir. Tazyik hapsine ilişkin kararlar, kesinleşmesini müteakip Cumhuriyet başsavcılığı tarafından yerine getirilir. Bu kararlar çocuk hâkimi tarafından ilgili kuruma bildirilir.”
MADDE 15- (1) 24/5/1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin (17) numaralı alt bendinde yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki” şeklinde değiştirilmiştir.
(2) 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki” şeklinde değiştirilmiştir.
(3) 3/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun;
a) 1 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki”,
b) 2 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki”,
c) 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendinde yer alan “Suça sürüklenen” ibaresi “Adli süreçteki”, (c) bendinde yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki”,
ç) 11 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “hakkında adli süreç yürütülen”,
d) 12 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Suça sürüklenen” ibaresi “Adli süreçteki”,
e) 13 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “hakkında adli süreç yürütülen”,
f) 20 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Suça sürüklenen” ibaresi “Adli süreçteki”,
g) 24 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki”,
ğ) 26 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki”,
h) 30 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “Suça sürüklenen” ibaresi “Adli süreçteki”, (c) bendinde yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki”,
ı) 31 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki”,
i) 34 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan “Suça sürüklenen” ibaresi “Adli süreçteki”,
j) 37 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki”,
k) 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinde yer alan “Suça sürüklenmesi” ibaresi “Hakkında adli süreç yürütülmesi”,
şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 16- Bu Kanunun;
a) 8 inci maddesi ile 5326 sayılı Kanuna eklenen 43/C maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi hükmü 1/12/2026 tarihinde,
b) Diğer hükümleri yayımı tarihinde,
yürürlüğe girer.
MADDE 17- Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
17/8/2026
#ÇocukKorumaKanunu #7593SayılıKanun #ÇocukHakları #ÇocukGüvenliği #AdliSüreç #ÇocukKoruma #CezaKanunu #ÇocukHükümlü #ÇocukEğitimevi #SilahDüzenlemesi #BıçakDüzenlemesi #DijitalRisk #BağımlılıklaMücadele #KoruyucuTedbir #ÇocukHâkimi #AdliDüzenleme #Hukuk #YasalDüzenleme #ResmîGazete
Next



