ADIYAMAN (PERRE) - Kahta Belediye Başkanı Mehmet Can Hallaç'ın, Perre Haber Ajansı'na daha önce verdiği bir röportajda 'Yerel basınla aranız nasıl?' sorusuna ilişkin yaptığı açıklamalar, ilçedeki basın camiasında tartışmalara neden oldu.

Gazeteci Ziya Bozkurt, Başkan Hallaç'ın 'Yerel basınla bir sorunumuz olmadı ama basını konuşurken sadece Belediye'yi konuşuyoruz. Ancak basının durumunun da zaman zaman konuşulması lazım, çünkü basının da kendisini ispatlaması ve geliştirmesi lazım. Sadece polemikleri ve dedikoduları yazmamaları lazım' şeklindeki sözlerinin hangi basını hedef aldığına dair netlik taşımadığını vurgulayarak, üstü kapalı ifadelerin tüm Kahta basınını zan altında bıraktığını ifade etti.

Bakan Fidan'dan SDG'ye uyarı: 'Teröre veda etmeli'
Bakan Fidan'dan SDG'ye uyarı: 'Teröre veda etmeli'
İçeriği Görüntüle

Gazeteci Bozkurt, açıklamasının tamamında şu ifadelere yer verdi:

'Basın mı Sorun, İletişimsizlik mi?

Belediye Başkanı Mehmet Can Hallaç'ın yerel basınla ilişkisine dair bir soruya verdiği yanıt, ne yazık ki muğlaklığı ve genelleyici dili nedeniyle tartışmaları beraberinde getirdi.

'Basının durumunun konuşulması lazım... Basının kendisini geliştirmesi lazım... Sadece polemikleri, dedikoduları yazmamaları lazım... Kahta'nın ihtiyacı olan konulara da el atmaları lazım. Eleştirsinler, sıkıntı yok ama sadece algılar, dedikodular, sürekli siyaset konuşan bir basın... Basını masaya yatırmak lazım... Her haber bir hayra vesile olması lazım...' şeklindeki ifadeler, kimin ya da hangi basının kastedildiğine dair netlik taşımıyor.

Bu noktada temel soru şudur:

Sayın Başkan hangi basını kastetmektedir?

Eğer bu sözlerle Kâhta basını hedef alınıyorsa, bu açıklama açıkça talihsizdir. Çünkü Kahta'da görev yapan yerel basın mensupları, sınırlı imkânlara rağmen kamuoyunu bilgilendirmeye, ilçenin sorunlarını gündeme taşımaya ve yerel yöneticileri denetlemeye çalışan insanlardır. Eleştiri, gazeteciliğin özüdür; dedikodu ile eleştiriyi ayırmak ise yöneticilerin de sorumluluğudur.

Sayın Başkan'dan beklentimiz nettir:

Polemik yapan, dedikodu üreten, algı oluşturan ve sürekli siyaset konuşan basın mensuplarını açıkça ifade etsin. Eğer böyle bir sorun varsa, isimleri ve örnekleriyle kamuoyuna açıklasın.

Aksi halde, üstü kapalı ve genelleyici ifadeler, tüm Kâhta basınını zan altında bırakır ki bu ne adildir ne de yapıcıdır.

Öte yandan şu husus da göz ardı edilmemelidir:

Basını 'masaya yatırmak' ifadesi, tek taraflı bir sorgulama dili içeriyorsa, bunun karşılığı da olacaktır. Birileri de çıkıp 'şahsınızı ve belediyecilik anlayışınızı masaya yatıralım' derse, buna şaşırmamak gerekir. Çünkü denetim sadece basına özgü değildir; kamu gücünü kullanan herkes, özellikle de seçilmiş yöneticiler, eleştiriye ve sorgulamaya açık olmak zorundadır.

Eğer Sayın Başkan Kahta basınını sorguluyorsa, önce kendi sorumluluğunu da sorgulamalıdır. Göreve geldiği günden bu yana Kâhta basınıyla kaç kez bir araya gelmiştir? Basın toplantıları, düzenli bilgilendirme buluşmaları yapılmış mıdır? Şeffaf ve kurumsal bir iletişim zemini oluşturulmuş mudur?

Basın, yöneticilerin muhatabı değil; kamunun sesidir. Sağlıklı bir yerel demokrasi; suçlayıcı ifadelerle değil, karşılıklı diyalog, açıklık ve samimiyetle güçlenir.

Kahta'nın ihtiyacı olan şey; basını zan altında bırakmak değil, basınla birlikte Kâhta'nın gerçek sorunlarını konuşabilmektir.'

Kaynak: PERRE AJANS