Evet, saygıdeğer okurlarım. Tevekkül malum olduğu üzere dayanma ve güvenme anlamına geldiği gibi, İslamiyet'te ise tevekkül her hususta Allah'ta güvenmek, dayanmak ve teslim olarak yaptığın her işte de işlerini Allah'a havale etmektir. Mesela, Allah-u Teala Kuran-ı Kerim'in Tövbe Suresi 51. ayetinde; "Allah'a tevekkül edene Allah yeter. Allah bize ne yazmışsa başımıza ancak o gelir. O bizim Mevla'mızdır. Müminler yalnız Allah'a güvenip dayansınlar."
Yine Allah-u Teala Kur-an'ı Kerim'in Furkan suresi ayet 58'de şöyle diyor; "Sen o ölümsüz ve daima diri olana (ALLAH'A) tevekkül et, onu her türlü övgüyle yücelterek tesbih et. Kullarının günahlarından hakkı ile haberdar olarak o yeter." Evet, Allah-u Teala'ya yönelmemiz ve ondan yardım istememiz, başarılı olmamızı ve karşılaşmış olduğumuz sıkıntılarımın çözümünün başlangıcını teşkil eder. Ona dayanmamız ve ona güvenmemiz bizlere güç verir. İşte bu ayeti kerimede Peygamberimiz (S.A.V) Efendimize fakat genelde ise biz Müslümanlara nasıl hareket edeceğimiz konusunda yol göstermektedir. Peygamberimiz (S.A.V) Efendimiz de bu ayetteki bu buyruk uyarınca daima Allah'a dayanıp güvenmiş ondan aldığı güçle tek başına giriştiği mücadeleyi başladığı gündeki kararlılık ve cesareti ile ömrünün sonuna kadar sürdürmüş, en sonunda ise yüceler yücesi Allah ona vaad ettiği zaferleri nasip etmiştir. Hem de insanlar kütleler halinde Allah'ın dinine girdiği günleri kendisine göstermiştir.
Evet, tevekkül üzerimize düşen görevi en iyi şekilde yerine getirip bütün tedbirleri aldıktan sonra her hususta Allah'a güvenmek, dayanmak, teslim olmak ve işlerimizi Allah'a havale etmektir.
Tevekkül, yalnızca işi Allah'a havale etmemiz değildir. Ne iş yapıyorsak yapalım, o işi daima kurallarına uygun olarak yapmamız gerekir. Gerekli bütün imkanı kullandıktan sonra çalışacağız, sabredeceğiz ve başarımız için Allah'tan yardım isteyeceğiz. Mesela, bir çiftçi evvela tarlasının sürümünü yapacak, imar edecek ve zamanında ekecek, zamanında sulama ve gübrelemesini yapacak. Hem de işin erbabı olacak. Ondan sonra Allah'a tevekkül edecek. Çalışmadan işleri Allah'a havale etmemiz olmadığı gibi, başarıyı Allah'ın yardımı olmaksızın sadece çalışmamıza bağlı görmekte asla doğru değildir. Çünkü Allah'ın izni ve yardımı olmadan başarılı olmamız kesinlikle mümkün değildir. Üzerimize düşen görevler dünyevi işlerin gerektirdiği şartları yerine getirmek olduğu gibi, bundan daha da önemlisi sadece bununla yetinmeyip Allah'ımızla ilişkilerimizi sağlayacak, kulluk görevlerimizdir ki, bu ayetteki ifadesiyle o yüceler yücesi Mevla'mızı hamd ile zikretmektir.
HAMD: Allah-u Teala'yı bütün Kemal sıfatlarıyla övme sena etmektir. Elhamdülillah ise bütün Kemal sıfatlar ve övgüler Allah'a mahsustur demektir. Tesbih ise, Allah'ı noksan sıfatlardan tenzih etme ve ululamadır. Sübhanallah ise, eş ve çocuk, zulüm, acizlik, ortağı olmayan ilahlıkla bağdaşmayan her türlü noksan sıfatlardan Allah'ın uzak olduğunu kabul ederim anlamına gelir. Öyle ise yüceler yücesi rabbimizin nimetlerine şükür için her türlü yüce sıfatlara niteliklere sahip ve bütün noksan sıfatlardan uzak olduğunu kabul ederek onunla irtibatımızı bağımızı sağlayacak kulluk görevimizi daima yerine getirelim ki, o da bize güç versin ve hem de gerçek dayanağımız olsun.
Peygamberimiz (S.A.V) Efendimizin sahabelerinden Abdullah İbn-i Abbas'a  yaptığı nasihate de kulak verelim. Yavrucuğum, sana bazı kaideler öğreteyim diyerek şöyle buyurmuştur; "Allah'ın emir ve yasaklarını gözet ki, Allah-u Teala da seni gözetip korusun. Allah'ın rızasını her işte önde tut, Allah'ı önünde bulursun. Bir şey isteyeceksen Allah'tan iste, yardım dileyeceksen Allah'tan dile." Tirmizi Kıyamet 59
Yüceler yücesi Allah Zülcelal Hazretleri ile bu irtibatı sağlayan biz müminlerin başkalarının günahları ile meşgul olmak yerine sadece kendi görevlerimizi en güzel şekilde yerine getirmeye çabalamamız ve yalnızca Allah'a tevekkül etmemiz gerekir.
Yazıma Mevlana-i Celalettin-i Rumi Hazretlerinin bir deyimi ile son veriyorum. Şöyle ki;
Bedenin bu dünyadandır,
Gönlün de öteki dünyadan,
Bedenin dostu, eğlence, heves ve şehvet,
Ve hem de çok aşırılıktır,
Gönlün dostu ise, yalnız Allah'tır.
 
Mümin uysal ve yumuşak olur,
Emin ve güvenilir olur,
İlim yumuşak huyun esasıdır,
İlmin başı rıfk ve bilimdir,
Bereket rıfk ve bilimdir,
Bereket rıfk iledir.
Hilmin başı kızgınlığı yenerek tahammüldür.
Saygılarımla.