Unuturum, basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi; “Bir ülkünün Yusuf yüzlülerini idam sehpalarına emanet ettiği tarih. 12 Eylül; Üstad Abdurrahim Karakoç’un, Şehitlerin kanlarıyla beslenen, Destan olup Mavera’dan seslenen, Atıf’larla Said’lerle beslenen, Bir güzel ülküdür gönül verdiğim diye seslendiği mısralarındaki şehitlerin şahadetinin yıldönümüdür.
12 Eylül; Bu memleketin gariban çocuklarının kanlarından beslenen cuntacı zihniyetinin zaferinin yıldönümüdür. Çekiç gücün yagr-ı meşr-u çoçukları omuzlarında ki apoletlerden fırsat bilerek milli iradeyi hiçe sayan ve gündüz ülkücü'yü vuran tabancayı gece devrimciye doğrultturan ve vurduran zihniyettir. Ve orta da büyük bir gerçek vardır ki 30 yıldır bu memleketin başına musibet olan terör örgütü PKK, 12 Eylül’ün veled-i zinasıdır.
12 Eylül;
Oruçlu ağzından kan kusan Ali Bülent Orkan’ın, Şehidlik makamının genç kahramanı Velican Oduncu’nun, Dört bebeğini davası için arkada bırakan Halil Esendağ’ın, Mustafa Pehlivanoğlu’nun, Ahmet Kerse’nin, Süleyman Özmen’in, Ruhi Kılıçkıran’ın, Mustafa Soylu’nun, Mustafa Arıcak’ın ve adını yazamadığımız diğer şehitlerimizin ruhunun diğer bir davadaşının ruhunda şehbal açtığı tarihtir.
Bu ruhun temsilcileri olan biz Alperenler!
Allah yolunun davacıları olarak, davamız Hz. Bilal (r.a.) gibi kızgın kumlara ve taşlara rağmen Allah diyerek ölmektir.” Diyen Muhsin Başkan’ın yolunun takipçisiyiz. Bu yolda verdiği mücadelesini, karlı dağların başında sonlandırıp, Allah’ın rahmetini kefen yapan Muhsin Başkan’ın arkasından giden Alperenler’de aynı ruh ve iştiyakla bu davanın memuru olmaya ant içmişlerdir. Kaybedenin asıl kazanan olduğuna inanan Alperenler, Mağlubiyet garantisi verilse dahi bu dava için her şeyini feda eder ve fedakarlığının çekici kuvvetinde de dava adamlığına şahsiyet katan bir gönül eridir.
Ve gayemiz olan rıza-i ilahiyi kazanma yolunda dünya menfaatlerinin ve güzelliklerinin kendisini okyanuslardan alıp akvaryumlara koyup nefsine köle etmesine izin vermeyen, her kapıda bir hesaba girmeyen, inancından zerre taviz vermeye bir ülkünün gönül erleriyiz” dedi.