Yükseköğretim Kanunu'nda kapsamlı değişiklikler yürürlüğe girdi. Öğrenci affından ek sınav haklarına, başkasına tez yazdıranlara uygulanacak yaptırımlardan 48 üniversiteye yeni akademik kadrolara kadar birçok düzenleme hayata geçirildi.
BESNİ GÜNCEL - Yükseköğretim alanında öğrencileri, akademisyenleri ve üniversiteleri ilgilendiren önemli düzenlemeler yürürlüğe girdi. “Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”, öğrenci affı, azami öğrenim süresini dolduran öğrencilere tanınan haklar, akademik çalışmalarda usulsüzlüğe yönelik yaptırımlar ve üniversitelerin akademik kadro ihtiyaçlarının karşılanmasına ilişkin önemli hükümler içeriyor. Düzenlemeyle 48 üniversiteye profesör, doçent, doktor öğretim üyesi ve araştırma görevlisi kadroları ihdas edilecek.
ÖĞRENCİLER İÇİN EK SINAV VE TAMAMLAMA HAKKI
Düzenlemeye göre, azami öğrenim süresi sonunda kayıtlı olduğu öğretim kurumundan mezun olabilmek için intörn eğitimi dönemi hariç son sınıfta bulunan öğrencilere, başarısız oldukları veya daha önce alamadıkları teorik ya da uygulamalı bütün dersler için iki ek sınav veya tekrar hakkı verilecek.
Bu hak, azami öğrenim süresi sonunda mezuniyet aşamasına gelen öğrenciler açısından önemli bir imkan sağlayacak.
Teorik veya uygulamalı derslerin bazılarını başarıyla tamamlamış olmakla birlikte uygulamalı eğitime veya intörn eğitimine başlamamış, bu eğitimleri tamamlamamış ya da söz konusu eğitimlerde başarısız olmuş öğrenciler de uygulamalı veya intörn eğitimlerini tamamlama imkanından yararlanabilecek.
Ancak azami öğrenim süresini dolduran ara sınıf öğrencilerine ek sınav hakkı verilmeyecek.
BAŞKASINA TEZ YAZDIRANA AĞIR YAPTIRIM
Düzenlemenin dikkat çeken maddelerinden biri de akademik çalışmaların başkalarına yaptırılmasına yönelik getirilen yaptırımlar oldu.
Kişisel emek ve akademik birikime dayanmayan, başkaları tarafından ücretli veya ücretsiz şekilde hazırlanan yayın ve çalışmaların atama, yükselme, unvan veya derece kazanılmasında kullanılması halinde ilgili kişilere yönelik meslekten çıkarma cezası uygulanabilecek.
Aynı şekilde bu fiilleri başkaları adına yapan veya yapılmasına aracılık eden kişiler de yaptırımla karşı karşıya kalacak.
Düzenlemeyle akademik kariyerde kişisel emek ve bilimsel birikimin esas alınması hedefleniyor. TBMM açıklamasında da başkasına yazdırılan tez, makale, kitap ve proje gibi çalışmalarla akademik derece veya unvan elde edenlere yönelik meslekten çıkarma ve unvan iptali düzenlemesine yer verildi.
BAŞKASINA TEZ, MAKALE VE PROJE YAPTIRANA ADLİ PARA CEZASI
Devlet veya vakıf ayrımı yapılmaksızın kanunla kurulan yükseköğretim kurumları, eğitim ve öğretime Yükseköğretim Kurulunun (YÖK) kararıyla başlayacak.
Eğitim ve öğretime başlayan akademik birimler, daha sonra ortaya çıkan sebepler doğrultusunda ilgili mevzuata göre kapatılabilecek.
Fakülte, enstitü ve yüksekokullar Cumhurbaşkanı kararıyla, konservatuvar, meslek yüksekokulu, uygulama ve araştırma merkezi gibi akademik birimler ise YÖK kararıyla kapatılabilecek.
Kanunla ayrıca akademik çalışmaların başkalarına yaptırılması konusunda cezai yaptırımlar getiriliyor.
Anket uygulaması ve veri toplama gibi akademik değerlendirme içermeyen katkılar hariç olmak üzere, kişisel emeği ve akademik birikimi dışında ücretli veya ücretsiz şekilde, kısmen veya tamamen başkalarına yazdırdığı tez, makale, kitap veya yaptırdığı proje gibi çalışmalarla ön lisans, lisans veya lisansüstü diploma derecesi ya da akademik unvan alan kişiler üniversite öğretim mesleğinden çıkarılacak.
Bu yolla kazanılan akademik derece ve unvanlar da geri alınacak.
ÇALIŞMAYI BAŞKASI ADINA YAPANA DA CEZA
Söz konusu yayın veya çalışmaları ücretli ya da ücretsiz şekilde, kısmen veya tamamen başkaları adına yapan, üreten veya bunlara aracılık eden kişilere 5 bin günden 10 bin güne kadar adli para cezası verilecek.
Fiilin meslek edinilmiş şekilde işlenmesi halinde uygulanacak adli para cezası 10 bin günden az, 20 bin günden fazla olmayacak.
Bu yayın ve çalışmaları kullanarak diploma derecesi veya akademik unvan alan kişilere de 5 bin günden 10 bin güne kadar adli para cezası uygulanacak.
Bu suç kapsamında tüzel kişiler hakkında ise Türk Ceza Kanunu'nun ilgili hükümleri uygulanacak.
Türk veya yabancı yükseköğretim kurumlarına ait diploma, mezuniyet belgesi veya sertifika belgesini sahte olarak düzenleyen veya düzenletenler de Türk Ceza Kanunu'nun “resmi belgede sahtecilik” hükümlerine göre cezalandırılacak.
ÖĞRENCİ AFFINDA KAPSAM GENİŞ TUTULDU
Düzenlemenin öğrenciler açısından en dikkat çekici başlıklarından biri öğrenci affı oldu.
Kanunla, yükseköğretim kurumlarında hazırlık dahil bütün sınıflarda intibak, ön lisans, lisans tamamlama, lisans ve lisansüstü öğrenimi gören öğrencilerden belirli suçlar ve durumlar dışında, her ne sebeple olursa olsun ilişiği kesilenler ile bir programı kazanarak kayıt hakkı elde ettiği halde kayıt yaptırmayanlara yeniden öğrenim imkanı sağlanıyor.
Kapsam içerisinde kendi isteğiyle ilişiğini kesen öğrenciler de bulunuyor.
Ancak düzenlemeden yararlanamayacak kişiler de açıkça belirlendi.
Buna göre terör suçu, kasten öldürme, işkence, eziyet, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarından mahkum olanlar öğrenci affının dışında tutulacak.
Ayrıca sahte belge nedeniyle kaydı iptal edilenler, kayıt sırasında sahte belge verenler ve Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında belirli suçlardan işlem görenler de kapsam dışında olacak.
Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı nedeniyle ilişiği kesilen öğrenciler de düzenlemeden yararlanamayacak.
BAŞVURU İÇİN 4 AY SÜRE
Düzenleme kapsamında yeniden öğrenim hakkından yararlanmak isteyenlerin, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 4 ay içinde ilişiklerinin kesildiği veya kayıt hakkı kazandıkları yükseköğretim kurumuna başvurmaları gerekiyor.
Şartları taşıyan öğrenciler, belirlenen esaslara göre 2026-2027 eğitim öğretim yılında yeniden öğrenimlerine başlayabilecek.
TBMM'nin düzenlemeye ilişkin açıklamasında da belirli sebepler dışında ilişiği kesilen ve daha önce öğrenci affından yararlanmayan öğrencilerin başvuru şartıyla 2026-2027 eğitim öğretim yılında öğrenimlerine başlayabileceği belirtildi.
ASKERLİK ERTELEMESİ DE DÜZENLENDİ
Yeniden öğrenime başlayan öğrencilerin askerlik ertelemeleri, Askeralma Kanunu'nun “Erteleme” başlıklı hükümlerinde yer alan usul ve esaslara göre yapılacak.
Düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihte askerlik görevini yapmakta olan öğrenciler ise terhislerini takip eden 2 ay içinde ilgili yükseköğretim kurumuna başvurmaları halinde düzenlemede belirtilen haklardan yararlanabilecek.
POLİS, JANDARMA VE MSÜ ÖĞRENCİLERİ KAPSAM DIŞINDA
Anayasa uyarınca özel kanun hükümlerine tabi olan bazı eğitim kurumları öğrenci affı kapsamına alınmadı.
Buna göre Polis Akademisi ve buna bağlı eğitim-öğretim kurumları, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi ve buna bağlı eğitim-öğretim kurumları ile Milli Savunma Üniversitesine bağlı harp okulları, astsubay meslek yüksekokulları ve enstitüler kapsam dışında tutuldu.
Ayrıca Milli Savunma Bakanlığı, Polis Akademisi, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı nam ve hesabına başka yükseköğretim kurumlarında öğrenim görmekteyken kendi isteğiyle veya başka sebeplerle ilişiği kesilen öğrenciler hakkında da bu madde hükümleri uygulanmayacak.
48 ÜNİVERSİTEYE YENİ AKADEMİK KADROLAR
Düzenlemenin üniversiteleri ilgilendiren önemli başlıklarından biri de yeni akademik kadrolar oldu.
Tıpta uzmanlık eğitimi kontenjanlarında araştırma görevlisi kadrolarının kullanılmaya başlanması nedeniyle ortaya çıkan araştırma görevlisi ihtiyacı başta olmak üzere, yükseköğretim kurumlarının öğretim elemanı kadro ihtiyacının karşılanması amacıyla 48 üniversiteye yeni kadrolar ihdas edilecek.
Bu kapsamda;
- Profesör
- Doçent
- Doktor öğretim üyesi
- Araştırma görevlisi
kadroları oluşturulacak.
TBMM de düzenlemeye ilişkin açıklamasında 48 üniversiteye söz konusu akademik kadroların ihdas edileceğini duyurdu.
67 YAŞINI DOLDURAN UZMANLARA YENİ İMKAN
Kanunun “Kurumlara dönüş” başlıklı hükmünde belirtilen koşulları taşıyan ve 67 yaşını dolduran, tıpta ve diş hekimliğinde uzmanlık mevzuatına göre uzman olup daha önce devlet yükseköğretim kurumlarında çalışmış öğretim üyeleri için de yeni bir imkan getirildi.
Bu kişiler, 3 yıl içinde ihtiyacı bulunan bir yükseköğretim kurumuna başvurmaları halinde sözleşmeli olarak çalıştırılabilecek.
VAKIF ÜNİVERSİTELERİNE VERGİ TEŞVİKİ DÜZENLEMESİ
Vakıf yükseköğretim kurumlarının personel ücretlerinden kesilen gelir vergisinin iade edilmesine yönelik teşvikten yararlanabilmesi için aranan şartlarda da değişikliğe gidildi.
Buna göre teşvikten yararlanmak için aranan toplam öğrenci sayısının en az yüzde 50'sinin tezli yüksek lisans ve doktora öğrencilerinden oluşması şartı kaldırılacak.
Böylece vakıf yükseköğretim kurumlarının söz konusu teşvik mekanizmasından yararlanmasına ilişkin koşullarda değişiklik yapılmış olacak.
YÜKSEKÖĞRETİMDE KAPSAMLI DEĞİŞİKLİK
Yeni düzenleme; öğrenci affından akademik kadrolara, azami öğrenim süresini tamamlayan öğrencilerin haklarından akademik usulsüzlüklere yönelik yaptırımlara kadar yükseköğretim sisteminin farklı alanlarında değişiklik getiriyor.
Özellikle 2026-2027 eğitim öğretim yılında yeniden üniversiteye dönmek isteyen öğrenciler, azami öğrenim süresini doldurarak mezuniyet aşamasında bulunan öğrenciler ve akademik kariyer planlayanlar açısından düzenlemenin uygulanma süreci yakından takip edilecek.
Kaynak: AA / TBMM
#ÖğrenciAffı #Üniversite #Yükseköğretim #YÖK #ResmiGazete #AkademikKadro #ÜniversiteAffı #Akademisyen #Öğrenci #Eğitim #YükseköğretimKanunu #SonDakika
#BesniGüncel #ÖğrenciAffı #AkademikKadro
Next




