İSTANBUL (AA) - TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, artan kuraklık ve iklim krizine karşı 2026'da da ağaçlandırma çalışmalarını sürdüreceklerini belirterek, 'Üreticilerle birebir çalışarak iyi tarım uygulamalarını desteklemeyi, kimyasal girdilere bağımlılığı azaltan yöntemlerin benimsenmesini teşvik etmeyi ve su yönetiminde kayıpları azaltan uygulamaların yaygınlaşmasına katkı sunmayı hedefliyoruz.' dedi.
Ataç, AA muhabirine, 2025 yılında yürütülen faaliyetleri ve 2026 hedeflerini değerlendirdi.
Türkiye'de su krizi ve iklim değişikliğinin etkilerinin geçen yıl kırsal ve kentsel alanlarda daha belirgin hale geldiğine işaret eden Ataç, artan kuraklık, tarımsal kayıplar, su kalitesindeki bozulma ve ekosistemler üzerindeki baskının suyun korunmasının çevresel olduğu kadar toplumsal ve ekonomik bir mesele olduğunu ortaya koyduğunu söyledi.
Ataç, tüm doğal varlıkların korunması amacıyla orman, kırsal kalkınma, savunuculuk ve çevre politikaları, eğitim, biyolojik çeşitlilik ve iklim çalışmalarının ülke genelinde hayata geçirilmesini sağlayan gönüllülük faaliyetlerini sürdürdüklerine dikkati çekerek, 'Doğal varlıkların hızla azaldığı bu dönemde 1 milyon 250 binden fazla gönüllümüzün desteğiyle doğayı ve yaşamı savunduk.' ifadesini kullandı.
Doğa ve iklim alanında hukuki izleme, bilimsel değerlendirme ve farkındalık çalışmalarını sürdürdüklerini anlatan Ataç, toprak sağlığı ve su varlıklarının korunması, orman yangınları ve kuraklık konularında eğitim ve kamuoyunu bilgilendirmeye yönelik faaliyetler gerçekleştirdiklerini aktardı.
- '22 bin futbol sahası büyüklüğünde alanda 700 milyon meşe palamudu ektik'
Ataç, toprağın bereketinin üreticilere gelir olarak yansımasını sağlayan örnek uygulamalar geliştirdiklerini belirterek, '2025'te de kırsal kalkınma çalışmalarımızda, toprak erozyonunun önlenmesine, toprak sağlığının korunmasına, bozulan toprakların iyileştirilmesine ve suyun verimli kullanımına odaklandık.' dedi. Ataç, çocuklara, gençlere ve öğretmenlere yönelik doğa eğitim programlarıyla, iklim krizi, su, toprak ve ekosistemlerin korunmasına ilişkin farkındalığın artırılmasına katkı sunduklarını da kaydetti.
Vakfın kuruluşundan bu yana çevreye fayda sağlandığını bildiren Ataç, 'Yaklaşık 52 bin futbol sahası büyüklüğünde bir alanda 43 milyondan fazla fidanı toprakla buluşturduk. 22 bin futbol sahası büyüklüğünde bir alanda 700 milyon meşe palamudu ektik. 501 ağaçlandırma, kırsal kalkınma ve koruma projesi yürüttük. Eğitim çalışmalarımızla 7 milyon 400 binden fazla çocuğa ulaştık. Çevre seminerleri, eğitim programları ve dijital platformlar aracılığıyla 282 binden fazla öğretmene, 35 binden fazla kamu görevlisine eriştik.' diye konuştu.
Ataç, geçen yıl yaşanan çevre olaylarının ve yürütülen çalışmaların, iklim kriziyle mücadelenin uzun vadeli ve bütüncül politikalarla ele alınması gerektiğini bir kez daha ortaya koyduğunun altını çizdi.
- 'Su yönetiminde kayıpları azaltan uygulamaların yaygınlaşmasına katkı sunmayı hedefliyoruz'
İklim krizinin etkilerinin en yakıcı biçimde hissedildiği alanlardan orman ekosistemlerinin korunmasının 2026'nın da öncelikli çalışma alanları arasında yer alacağını vurgulayan Ataç, şunları kaydetti:
'Bu kapsamda ülke genelinde ağaçlandırma çalışmalarını sürdürecek, dikilen fidanların gelişimini saha kontrol ve bakım çalışmalarıyla takip edeceğiz. Doğal ekosistemlerin sürdürülebilirliği açısından kritik öneme sahip doğal yaşlı ormanların tescil ve korunmasına yönelik teknik çalışmalarımıza devam edeceğiz. Öte yandan, iklim değişikliğiyle artan orman yangını riskine karşı kamuoyunu bilinçlendirmeyi, gençleri orman yangınları konusunda farkındalık elçileri olarak güçlendirmeyi sürdüreceğiz.'
Ataç, iklim kriziyle mücadelede bütüncül ve adil politikaların geliştirilmesi için kamuoyunu bilgilendirmeyi, yerel ve ulusal düzeyde su koruma çalışmalarını sürdüreceklerini aktardı.
Doğayla uyumlu üretim modellerini yaygınlaştırmaya da odaklanacaklarına dikkati çeken Ataç, 'Üreticilerle birebir çalışarak iyi tarım uygulamalarını desteklemeyi, kimyasal girdilere bağımlılığı azaltan yöntemlerin benimsenmesini teşvik etmeyi ve su yönetiminde kayıpları azaltan uygulamaların yaygınlaşmasına katkı sunmayı hedefliyoruz. Böylece tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini güçlendirmeyi ve kırsal alanlarda iklim değişikliğine uyumu artırmayı amaçlıyoruz.' dedi.


