BESNİ GÜNCEL - Türkiye’nin savunma sanayiinde attığı yerli ve milli adımların en dikkat çekici projelerinden biri olan TAYFUN balistik füzesi, sahip olduğu teknik kabiliyetlerle stratejik bir eşik olarak değerlendiriliyor.

Uzmanlara göre ROKETSAN tarafından üretilen TAYFUN’un en kritik özelliği, GPS sistemine bağımlı olmadan görev yapabilmesi. Füze, kendi geliştirilen yerli navigasyon altyapısı sayesinde elektronik karıştırma ortamlarında dahi hedefini hassas şekilde bulabiliyor. Modern savaş ortamında GPS sinyallerinin kesilebildiği ya da manipüle edilebildiği düşünüldüğünde, bu özellik büyük bir operasyonel üstünlük sağlıyor.

Savunma teknolojilerinde en zor alanlardan biri olan bağımsız yön bulma ve atalet navigasyon sistemleri, yüksek mühendislik kabiliyeti gerektiriyor. Bu tür sistemlerin dışarıdan temin edilmesinin neredeyse imkânsız olduğu bilinirken, Türkiye’nin bu teknolojiyi kendi imkânlarıyla geliştirmiş olması önemli bir stratejik kazanım olarak görülüyor.
TAYFUN projesi, yalnızca bir füze sistemi olmanın ötesinde; yazılım, sensör teknolojisi, elektronik harp dayanıklılığı ve ileri mühendislik altyapısının birleştiği bir savunma gücü olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, bu kapasitenin Türkiye’nin savunma alanındaki caydırıcılığını artırdığına dikkat çekiyor.

Türkiye’nin son yıllarda savunma sanayiinde dışa bağımlılığı azaltma hedefi doğrultusunda hayata geçirdiği projeler arasında yer alan ve ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci'nin "Kimseden izin istemeden İstediğimiz kadar TAYFUN füzesi üretip savaş ortamında kullanabiliriz. Füzede en önemli teknoloji, GPS olmadan kendi Navigasyon sistemimizle hedefi bulabilmesidir. Bu teknolojiyi hiç bir ülkeden alamazsınız" ifadeleriyle tanıttığı TAYFUN, hem teknolojik bağımsızlık hem de stratejik güvenlik açısından önemli bir adım olarak öne çıkıyor.
Next




