Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi H. İbrahim Öztürk, teknoloji bağımlılığının günümüzün en yaygın sorunlarından biri olduğunu söyledi.

Teknoloji bağımlılığını, internet, akıllı telefon, sosyal medya ya da dijital oyun bağımlılığı şeklinde kendini gösterdiğini, aynı zamanda davranışsal bağımlılık türü olarak da kabul edildiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Öztürk, kişinin bilinçsiz, kontrolsüz ve takıntılı bir şekilde zamanını boşa harcayarak, kendini sosyal hayattan soyutladığına dikkat çekti.

Parmağı kopan genç helikopter ile hastaneye sevk edildi Parmağı kopan genç helikopter ile hastaneye sevk edildi

Teknolojik cihazların günlük yaşamımızdaki garipsenemez yeri ve artan kullanımları göz önünde bulundurulduğunda bağımlılık düzeyine ulaşmasının ilginç olmadığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Öztürk, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Teknoloji bağımlılığı, alkol-madde bağımlılığına benzer şekilde ruhsal, bedensel ve sosyal sorunları da beraberinde getirmektedir. Gerek benzer klinik özellikleri gerekse insan beyninde benzer mekanizmalarla ortaya çıkışı ve beyinde bir dizi değişime yol açması sebebiyle teknoloji bağımlılığını, alkol-madde kullanım bozuklukları gibi ilerleyici bir beyin hastalığı olarak tanımlayabiliriz.”

Dr. Öğr. Üyesi Öztürk, internet, sosyal medya, akıllı telefon ya da dijital oyun bağımlılığının temel klinik özelliklerini şöyle sıraladı: "Aşırı kullanım & kullanma isteğini doyuramama, Aşırı kullanımdan dolayı aktivitelerin/sorumlulukların ihmal edilmesi, Aşırı kullanımın sosyal ilişkilere zarar vermesi, tercih edilmesi, Olumsuz duygu ve yaşam stresinden bir kaçış aracı olarak kullanılması, Kullanımı azaltma ve durdurmada sorunlar yaşama, Kullanımın mümkün olmadığı durumlarda gergin ve sinirli olma, Kullanım süresi ve miktarına ilişkin yalan söyleme".

Özellikle çocuklar, ergenler ve gençlerin risk grubunu oluşturduğu teknoloji bağımlılığının yine bu gruplarda çok daha olumsuz sonuçlarla ilerlediğini hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Öztürk, konuşmasını şöyle tamamladı: “Depresyon, kaygı, öfkelilik, dikkat konsantrasyon sorunları, öğrenme güçlükleri, uyku sorunları gibi ruhsal/bilişsel sorunların yanında obezite, vücut duruş bozuklukları gibi bedensel sorunlar ve akademik başarıda düşme, asosyallik, kişilerarası çatışma gibi sosyal sorunlara da zemin hazırlamaktadır. Özellikle küçük yaş çocuklarda bu durumun önüne geçilmesi için ebeveynlerin ve eğitimcilerin yaklaşımı çok önemlidir.”

SANKO Üniversitesi Hastanesi Anadolu Toplantı Salonunda gerçekleştirilen etkinliğe akademisyenler ve öğrenciler katıldı.