<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Güncel Gazetesi Adıyaman Besni ve Bölge Haberleri</title>
    <link>https://www.besniguncel.com</link>
    <description>Adıyaman Haberleri, Adıyaman Haber, Adıyaman Son dakika, Adıyaman Gazete, Besni Haberleri, Besni Son dakika, Besni Güncel, besni gazete, Adıyaman, Besni, Kahta, Gölbaşı, Samsat, Gerger, Sincik, Tut, Çelikhan haberleri</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.besniguncel.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 02 Sep 2026 06:40:35 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.besniguncel.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Gençlerde Kalp Krizi Riskine Dikkat!]]></title>
      <link>https://www.besniguncel.com/genclerde-kalp-krizi-riskine-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.besniguncel.com/genclerde-kalp-krizi-riskine-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Baltalı, gençlerde kalp krizi riskine dikkat çekerek sigara, kolesterol, tansiyon ve genetik faktörlere karşı uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>BESNİ GÜNCEL – Kalp krizinin yalnızca ileri yaşlarda görülen bir sağlık sorunu olmadığına dikkat çeken Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Baltalı, özellikle gençlerde artan risk faktörleri konusunda uyarılarda bulundu.</p>

<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Baltalı, kalp krizinin belirtileri, gençlerdeki risk faktörleri, ani ölüm tehlikesi ve kriz sırasında yapılması gerekenler hakkında değerlendirmelerde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>KALP KRİZİ GENÇLERDE DE GÖRÜLEBİLİYOR</p>

<p>Kalp krizinin, kalbi besleyen damarlardan birinin aniden tıkanması sonucu ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Baltalı, tıkanan damarın beslediği bölgeye oksijen gitmemesinin ciddi sonuçlara yol açabileceğini ifade etti.</p>

<p>Kalp krizinin erkeklerde ve yaşlılarda daha sık görüldüğünü belirten Baltalı, kadınlarda ise menopoz başlangıcıyla birlikte riskin arttığını söyledi.</p>

<p>Bununla birlikte son dönemlerde 45 yaş altındaki kadın ve erkeklerde kalp krizi oranlarının arttığına dikkat çeken Baltalı, genetik ve ailesel faktörlerin yanı sıra sigara ve kolesterolün de önemli risk unsurları olduğunu belirtti.</p>

<p>SİGARA RİSKİ 3-4 KAT ARTIRIYOR</p>

<p>Prof. Dr. Baltalı, kalp krizi açısından en önemli risk faktörünün sigara olduğunu belirterek, sigaranın kalp krizi riskini 3-4 kat artırdığını söyledi.</p>

<p>Baltalı, kötü kolesterol yüksekliğinin yanı sıra tansiyon, şeker hastalığı ve genetik faktörlerin de riski artırdığını ifade etti.</p>

<p>Ailesinde 60 yaşından önce kalp krizi geçiren kişiler bulunanların risk faktörlerini daha erken dönemde kontrol ettirmeleri gerektiğini belirten Baltalı, sigaranın bırakılması, sağlıklı beslenme ve düzenli egzersizin önemine dikkat çekti.</p>

<p>BELİRTİLER FARKLI ŞEKİLDE ORTAYA ÇIKABİLİYOR</p>

<p>Kalp krizinin herhangi bir belirti vermeden de ortaya çıkabileceğini belirten Baltalı, en sık görülen belirtilerin ise göğüs ağrısı ve sol kol ağrısı olduğunu ifade etti.</p>

<p>Tıkanan damara göre belirtilerin değişebileceğini belirten Baltalı, bazı durumlarda karın ağrısı ve mide bulantısının da görülebileceğini söyledi. Özellikle ciddi ritim bozukluklarının ölümcül olabileceğine dikkat çekti.</p>

<p>KALP KRİZİNDE İLK ADIM 112</p>

<p>Kalp krizi şüphesi bulunan kişiye yapılacak ilk müdahalenin büyük önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Baltalı, ilk olarak 112 Acil Çağrı Merkezi'nin aranması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Kişinin istirahat etmesi ve hareket ettirilmemesi gerektiğini belirten Baltalı, müdahalenin alanında uzman kişiler tarafından yapılması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Ani ölüm riskinin kalp krizinden sonraki ilk saatlerde ortaya çıkabileceğine dikkat çeken Baltalı, hızlı müdahalenin önemine işaret etti.</p>

<p>UZMAN OLMAYANLARIN MÜDAHALESİNE DİKKAT</p>

<p>Prof. Dr. Baltalı, kalp krizi geçiren kişiye uzman olmayan kişiler tarafından yapılan müdahalelerin faydadan çok zarar verebileceği uyarısında bulundu.</p>

<p>Kalp masajının da bilinçsiz şekilde uygulanmaması gerektiğini belirten Baltalı, 112 ekiplerinin çağrılmasını ve sağlık ekiplerinin gelmesinin beklenmesini önerdi.</p>

<p>Kalp krizi geçiren kişinin araç kullanıyorsa aracını güvenli bir yere çekerek 112 Acil Çağrı Merkezi'nden yardım istemesi gerektiğini belirten Baltalı, hızlı ve doğru müdahalenin hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><br />
#BesniGüncel #KalpKrizi #KalpSağlığı #GençlerdeKalpKrizi #Sigara #Kardiyoloji #KalpHastalığı #Sağlık #112AcilÇağrı #MehmetBaltalı #NPİSTANBUL #ÜsküdarÜniversitesi</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.besniguncel.com/genclerde-kalp-krizi-riskine-dikkat</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 18:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://besniguncelcom.teimg.com/crop/1280x720/besniguncel-com/uploads/2026/08/genclerde-kalp-krizi.webp" type="image/jpeg" length="48441"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çene Eklemindeki Sesler Ağrı ile Birlikte Değerlendirilmeli]]></title>
      <link>https://www.besniguncel.com/agri-ve-kilitlenmenin-eslik-ettigi-cene-eklemindeki-ses-dikkate-alinmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.besniguncel.com/agri-ve-kilitlenmenin-eslik-ettigi-cene-eklemindeki-ses-dikkate-alinmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Prof. Dr. Önder, çene eklemi seslerinin sık görüldüğünü ancak ağrı veya kilitlenme gibi durumlar eşlik ettiğinde detaylı değerlendirme gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Lokman Hekim Üniversitesi Söğütözü Diş Hastanesi Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Ercüment Önder, çene ekleminden gelen seslerin toplumda sık görülebildiğini, ancak ağrı, ağız açmada kısıtlılık, çenenin hareket sırasında bir tarafa kayması veya kilitlenmenin eşlik ettiği durumlarda ayrıntılı değerlendirme yapılması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Hastaneden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Önder, ağız açılıp kapatılırken duyulan 'klik' veya 'çıt' şeklindeki seslerin çoğunlukla eklemde bulunan diskin hareketindeki düzensizliklerle ilişkili olabileceğini aktardı.</p>

<p>Daha kaba, sürtünme şeklindeki seslerin ise bazı hastalarda eklem yüzeylerinde gelişen dejeneratif değişiklikleri düşündürebileceğine işaret eden Önder, 'Özellikle eklem sesine ağrı, ağız açmada kısıtlılık, çenenin hareket sırasında bir tarafa kayması veya zaman zaman kilitlenme eşlik ediyorsa hastanın ayrıntılı olarak değerlendirilmesi gerekir. Diş sıkma ve gıcırdatma alışkanlığı da çene eklemi ve çiğneme kasları üzerinde ciddi bir yük oluşturabilir.' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Çene eklemi rahatsızlıklarında tedavinin hastalığın nedeni ve evresine göre planlandığını aktaran Önder, her hastanın cerrahi tedaviye ihtiyaç duymadığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İlk aşamada hastanın alışkanlıklarının düzenlenmesi ve eklemin aşırı yüklenmesinin azaltılmasının amaçlandığını kaydeden Önder, gerekli durumlarda ilaç tedavileri ve gece plakları gibi koruma amaçlı yöntemlerden yararlanılabildiğini ifade etti.</p>

<p>Önder, özellikle gece diş sıkması ve buna bağlı çiğneme kaslarında aşırı aktivite bulunan uygun hastalarda botulinum toksin uygulamasının da tedavi seçenekleri arasında bulunduğunu belirterek, şunları kaydetti:</p>

<p>'Botulinum toksin uygulamasını özellikle yoğun diş sıkma nedeniyle çiğneme kaslarında belirgin aşırı aktivite ve buna bağlı yakınmaları bulunan seçilmiş hastalarda kullanıyoruz. Ancak hangi tedavinin uygulanacağı mutlaka hastanın klinik değerlendirmesinden sonra belirlenmelidir. Klinik muayene ve gerekli durumlarda radyolojik görüntüleme yöntemleriyle sorunun kaynağının belirlenmesi doğru tedavi yaklaşımının seçilmesinde temel önem taşıyor. Hastaların belirtilerine göre değerlendirilmesi gerekir.'</p>

<p>#BesniGüncel #ÇeneAğrısı #DişSağlığı</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İstanbul, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.besniguncel.com/agri-ve-kilitlenmenin-eslik-ettigi-cene-eklemindeki-ses-dikkate-alinmali</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 14:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://besniguncelcom.teimg.com/crop/1280x720/besniguncel-com/uploads/2026/08/agri-ve-kilitlenmenin-eslik-ettigi-cene-eklemindeki-ses-dikkate-alinmali.jpg" type="image/jpeg" length="60238"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocuklarda Ekran Kullanımı Kabızlık Riskini Artırıyor]]></title>
      <link>https://www.besniguncel.com/cocuklarda-ekran-kullanimi-kabizlik-riskini-artiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.besniguncel.com/cocuklarda-ekran-kullanimi-kabizlik-riskini-artiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uz. Dr. Soner Demiral, uzun süreli ekran kullanımının çocuklarda duruş bozukluğu, göz sorunları, hareketsizlik ve kabızlık gibi problemlere yol açabileceği konusunda aileleri uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>BESNİ GÜNCEL - Teknolojinin çocukların günlük yaşamındaki yeri giderek artarken, uzun süreli ekran kullanımı fiziksel sağlık açısından da çeşitli riskleri gündeme getiriyor. Memorial Antalya Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Soner Demiral, çocukların ekran karşısında geçirdiği sürenin kontrol altında tutulması gerektiğine dikkat çekti.</p>

<p>UZUN SÜRELİ EKRAN KULLANIMINA DİKKAT</p>

<p>Gün içinde uzun saatler boyunca telefon, tablet ve bilgisayar kullanan çocuklarda hareketsizlik ve uzun süre aynı pozisyonda kalmanın çeşitli fiziksel sorunlara zemin hazırlayabileceği belirtiliyor.</p>

<p>Özellikle ekran karşısında başın uzun süre öne eğilmesi, boyun ve sırt bölgesinde aşırı yük oluştururken, yanlış oturma alışkanlığının zaman içerisinde duruş problemlerine neden olabileceği ifade ediliyor.</p>

<p>Bu durum, literatürde “text neck” veya “tech neck” olarak adlandırılan boyun bölgesindeki zorlanmalarla ilişkilendiriliyor.</p>

<p>KABIZLIK RİSKİ DE GÜNDEMDE</p>

<p>Ekran kullanımının çocukların bağırsak sağlığı üzerindeki etkisine de dikkat çekiliyor. Özellikle tuvalete telefon veya tabletle girme alışkanlığının dışkılama düzenini olumsuz etkileyebileceği ve kabızlık sorunlarını artırabileceği belirtiliyor.</p>

<p>Uzmanlar, çocukların tuvalet ihtiyacını ertelememesi ve tuvalet sırasında ekran kullanımından uzak durması gerektiğini vurguluyor.</p>

<p>GÖZ SAĞLIĞI VE UYKU DA ETKİLENEBİLİYOR</p>

<p>Uzun süre ekrana bakmanın çocuklarda göz kuruluğu, yanma, dijital göz yorgunluğu ve miyopi gibi sorunlarla ilişkilendirildiği aktarılıyor.</p>

<p>Bunun yanında hareketsiz yaşam tarzının kilo artışı açısından risk oluşturabileceği, özellikle akşam saatlerinde yoğun ekran kullanımının ise uyku düzenini olumsuz etkileyebileceği belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>AİLELERE 6 ÖNEMLİ ÖNERİ</p>

<p>Uz. Dr. Soner Demiral, çocukların ekran kullanımına ilişkin şu önerileri paylaşıyor:</p>

<p>* 20-20-20 kuralı uygulanmalı; her 20 dakikada 20 saniye boyunca yaklaşık 6 metre uzağa bakılmalı.</p>

<p>* Telefon ve tablet mümkün olduğunca göz hizasında tutulmalı.</p>

<p>* Çocukların tuvalete telefon götürmesine izin verilmemeli.</p>

<p>* Günlük fiziksel aktivite teşvik edilmeli.</p>

<p>* Aile içerisinde belirli ekransız zaman dilimleri oluşturulmalı.</p>

<p>* Boyun ve sırt ağrısı, sürekli kabızlık veya baş ağrısı gibi şikâyetlerde uzman değerlendirmesine başvurulmalı.</p>

<p>Uzmanlar, çocukların teknolojiden tamamen uzaklaştırılması yerine, ekranların ölçülü, doğru pozisyonda ve kontrollü kullanılmasının önemine dikkat çekiyor.</p>

<p><br />
#ÇocukSağlığı #EkranBağımlılığı #EkranKullanımı #KronikKabızlık #ÇocuklardaKabızlık #Teknoloji #BoyunSağlığı #GözSağlığı #ÇocuklardaObezite #Uyku #Aile #Sağlık #BesniGüncel</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM, GENEL, GÜNCEL, GÜNDEM, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.besniguncel.com/cocuklarda-ekran-kullanimi-kabizlik-riskini-artiriyor</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 10:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://besniguncelcom.teimg.com/crop/1280x720/besniguncel-com/uploads/2026/08/cocuklarda-ekran-kullanimi-kabizlik-riskini-artiriyor.webp" type="image/jpeg" length="66546"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Prof. Dr. İlyas Öner: “Tansiyon Sessiz İlerleyebilir”]]></title>
      <link>https://www.besniguncel.com/prof-dr-ilyas-oner-tansiyon-sessiz-ilerleyebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.besniguncel.com/prof-dr-ilyas-oner-tansiyon-sessiz-ilerleyebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Prof. Dr. R. İlyas Öner, yüksek tansiyonun çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini belirterek düzenli ve doğru ölçümün önemine dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>BESNİ GÜNCEL - “Tansiyonum yükselince başım ağrır, ben anlarım.” düşüncesinin doğru olmadığına dikkat çeken İç Hastalıkları Uzmanı, Adıyaman Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları AD Prof. Dr. R. İlyas Öner, yüksek tansiyonun çoğu zaman hiçbir belirti vermeden yıllarca devam edebildiğini belirterek düzenli ve doğru ölçümün önemine dikkat çekti.</p>

<p>Yüksek tansiyon konusunda toplumda yaygın olan yanlış inanışlara değinen Prof. Dr. R. İlyas Öner, hipertansiyonun baş ağrısı veya başka belirtiler üzerinden anlaşılmasının mümkün olmadığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öner, yüksek tansiyonun çoğu zaman belirti vermeden uzun yıllar devam edebildiğini ve bu nedenle “sessiz” olarak nitelendirildiğini belirtti.</p>

<p>Baş ağrısı, ense sertliği veya burun kanaması gibi şikâyetlerin tek başına tansiyonun yüksek olduğunu göstermediğine dikkat çeken Öner, bu belirtilerin tansiyon normal seviyedeyken de ortaya çıkabileceğini, tansiyon çok yüksek olduğunda ise kişinin hiçbir şikâyet yaşamayabileceğini vurguladı.</p>

<p>“BELİRTİ DEĞİL, UZUN SÜRE YÜKSEK SEYREDEN BASINÇ ZARAR VERİYOR”</p>

<p>Hipertansiyonun kalp, böbrek, beyin ve gözler üzerinde zaman içerisinde ciddi olumsuz etkiler oluşturabileceğini belirten Prof. Dr. Öner, tansiyonun yüksek olup olmadığını anlamanın en güvenilir yolunun doğru teknikle ölçüm yapmak olduğunu kaydetti.</p>

<p>Öner, “Bugün kendimi iyi hissediyorum” düşüncesinin tansiyonun normal olduğu anlamına gelmediğinin altını çizerek vatandaşların belirtilere göre değil, ölçüm sonuçlarına göre hareket etmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>DOĞRU TANSİYON ÖLÇÜMÜ NASIL YAPILMALI?</p>

<p>Prof. Dr. R. İlyas Öner, sağlıklı bir tansiyon ölçümü için şu noktalara dikkat edilmesini önerdi:</p>

<p>* Ölçümden önce en az 5 dakika sessizce oturulmalı.</p>

<p>* Son 30 dakika içerisinde çay, kahve, sigara ve ağır egzersizden kaçınılmalı, ölçüm öncesinde tuvalet ihtiyacı giderilmeli.</p>

<p>* Ölçüm sırasında sırt destekli, ayaklar yerde ve bacak bacak üstüne atılmadan oturulmalı.</p>

<p>* Kol, kalp hizasında desteklenmeli ve ölçüm sırasında konuşulmamalı.</p>

<p>* Tansiyon aletinin manşonu giysi üzerinden değil, çıplak üst kola takılmalı ve kol çevresine uygun manşon kullanılmalı.</p>

<p>* Bilekten veya parmaktan ölçüm yapan cihazlar yerine üst koldan ölçüm yapan, klinik olarak onaylanmış cihazlar tercih edilmeli.</p>

<p>* Bir-iki dakika arayla 2-3 ölçüm yapılarak sonuçların ortalaması kaydedilmeli.</p>

<p>TEK BİR ÖLÇÜMLE KARAR VERİLMEMELİ</p>

<p>Tek bir yüksek tansiyon değerinin hipertansiyon tanısı koymak için yeterli olmadığına işaret eden Öner, genel olarak muayenehane ölçümlerinde 140/90 mmHg ve üzerinin, ev ölçümlerinde ise 135/85 mmHg ve üzerinin hipertansiyon açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Ara değerlerin de takip gerektirebileceğini ifade etti.</p>

<p>“İLACINIZI KENDİ KARARINIZLA BIRAKMAYIN”</p>

<p>Prof. Dr. R. İlyas Öner, tansiyon hastalarının kendilerini iyi hissetmelerini gerekçe göstererek ilaçlarını bırakmamaları veya doz değişikliği yapmamaları gerektiğini de vurguladı.</p>

<p>Tedavide yapılacak değişikliklerin düzenli tansiyon ölçüm kayıtları değerlendirilerek hekimle birlikte kararlaştırılması gerektiğine dikkat çeken Öner, hipertansiyonla mücadelede düzenli takip ve doğru ölçümün büyük önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>#Tansiyon #Hipertansiyon #Sağlık #TansiyonÖlçümü #KalpSağlığı #Adıyaman #AdıyamanÜniversitesi #ProfDrİlyasÖner #SağlıkHaberleri #BesniGüncel</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>ADIYAMAN, BÖLGE HABERLERİ, GENEL, GÜNCEL, GÜNDEM, KAHTA, SAĞLIK, YEREL HABER</category>
      <guid>https://www.besniguncel.com/prof-dr-ilyas-oner-tansiyon-sessiz-ilerleyebilir</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 08:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://besniguncelcom.teimg.com/crop/1280x720/besniguncel-com/uploads/2026/08/ilyas-oner.png" type="image/jpeg" length="50599"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çok Telefon Kullanan Çocuklarda Sinir Sıkışması Başlıyor]]></title>
      <link>https://www.besniguncel.com/cok-telefon-kullanan-cocuklarda-sinir-sikismasi-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.besniguncel.com/cok-telefon-kullanan-cocuklarda-sinir-sikismasi-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzun süre telefon, tablet ve bilgisayar kullanan çocuklarda karpal tünel, sinir sıkışması ve tetik parmak gibi sorunların görülmeye başladığı belirtildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>BESNİ GÜNCEL - Cep telefonu, tablet ve bilgisayarların çocukların günlük yaşamındaki yeri giderek artarken, uzun süreli ve tekrarlayan kullanımın el, kol ve omuz sağlığını olumsuz etkileyebileceği belirtildi.</p>

<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Arel Gereli, geçmişte daha çok ileri yaşlarda görülen karpal tünel sendromu, sinir sıkışması ve tetik parmak gibi rahatsızlıklarla artık ilköğretim çağındaki çocuklarda da karşılaştıklarını söyledi.</p>

<p>“ESKİDEN 60 YAŞ ÜZERİNDE GÖRÜYORDUK”</p>

<p><img alt="Çok Telefon Kullanan Çocuklarda Sinir Sıkışması Başlıyor Prof. Dr. Arel Gereli̇ 3" height="1821" src="https://besniguncelcom.teimg.com/besniguncel-com/uploads/2026/08/cok-telefon-kullanan-cocuklarda-sinir-sikismasi-basliyor-prof-dr-arel-gereli-3.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1366" />Yaklaşık 20 yıldır el, kol ve omuz cerrahisi alanında çalışan Prof. Dr. Gereli, çocuklarda el ve kol sorunlarına ilişkin başvuruların son yıllarda dikkat çekici hale geldiğini belirtti.</p>

<p>Gereli, “Artık karpal tünel sendromu, sinir sıkışması ve tetik parmak gibi geçmişte daha ileri yaşlarda görmeye alıştığımız rahatsızlıklarla ilköğretim çağındaki çocuklarda karşılaşıyorum” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>ÇOCUKLARIN EKRAN KULLANIMI 4,5 SAATE ULAŞIYOR</p>

<p>Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre 6-15 yaş grubunda akıllı telefon kullanım oranı yüzde 76,1, genel internet kullanım oranı ise yüzde 91,3 seviyesinde bulunuyor.</p>

<p>Aynı yaş grubundaki çocukların yüzde 35,7’sinin yalnızca kendisine ait bilgisayar, dizüstü bilgisayar veya tableti bulunurken, 11-15 yaş grubundaki düzenli kullanıcıların günlük kullanım sürelerinin yaklaşık 4,5 saate ulaştığı aktarılıyor.</p>

<p>Pandemiyle birlikte eğitim alışkanlıklarının da değiştiğine dikkat çekilirken, çocukların ders çalışırken dahi tablet ve bilgisayar kullanımının yaygınlaştığı ifade ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TELEFONU TUTMAK BİLE KASLARI ÇALIŞTIRIYOR</p>

<p>Elektronik cihaz kullanımının yalnızca parmakları değil, omuzdan ele kadar uzanan bütün sistemi etkilediği belirtiliyor.</p>

<p>Uzun süre telefon izlerken cihazı sabit tutmak için omuzların öne doğru konumlanması, dirsek ve el bileğinin bükülmesi ve kasların uzun süre aynı pozisyonda kalması gerekiyor.</p>

<p>Buna mesaj yazma, ekran kaydırma ve bilgisayar oyunu oynama gibi tekrarlayan küçük hareketler eklendiğinde dokular üzerindeki yükün arttığı belirtiliyor.</p>

<p>TEKRARLAYAN HAREKETLER SİNİR VE TENDONLARI ETKİLEYEBİLİYOR</p>

<p>Prof. Dr. Gereli, günlük aktivitelerin üzerine aşırı elektronik cihaz kullanımından kaynaklanan tekrarlayan yüklenmelerin dokularda zamanla zorlanmaya neden olabileceğini belirtiyor.</p>

<p>Bu süreçte dokuların kalınlaşıp şişebileceği, bunun sonucunda sinirlerin veya tendonların sıkışabileceği ifade ediliyor. Sinirlerin etkilenmesi halinde ellerde uyuşma, kas veya tendonların etkilenmesi halinde ise takılma ya da yırtılma gibi sorunların ortaya çıkabileceği aktarılıyor.</p>

<p>Gereli ayrıca genetik yatkınlığın bulunması halinde çocuklarda daha erken yaşlarda sinir sıkışması görülebileceğine dikkat çekiyor.</p>

<p>Uzmanlara göre çocukların teknolojiden tamamen uzaklaştırılması yerine, cihazların ölçülü ve vücuda zarar vermeyecek şekilde kullanılmasının öğretilmesi önem taşıyor.</p>

<p><br />
#ÇocukSağlığı #Teknoloji #TelefonKullanımı #Tablet #Bilgisayar #KarpalTünel #SinirSıkışması #TetikParmak #Ortopedi #ArelGereli #Sağlık #ÇocuklardaTeknoloji #BesniGüncel</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM VE TEKNOLOJİ, EĞİTİM, GENEL, GÜNCEL, GÜNDEM, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.besniguncel.com/cok-telefon-kullanan-cocuklarda-sinir-sikismasi-basliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 11:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://besniguncelcom.teimg.com/crop/1280x720/besniguncel-com/uploads/2026/08/cok-telefon-kullanan-cocuklarda-sinir-sikismasi-basliyor.webp" type="image/jpeg" length="66239"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[79 Yaşındaki Hastaya Ünye Devlet Hastanesi’nde Bir İlk]]></title>
      <link>https://www.besniguncel.com/79-yasindaki-hastaya-unye-devlet-hastanesinde-bir-ilk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.besniguncel.com/79-yasindaki-hastaya-unye-devlet-hastanesinde-bir-ilk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ünye Devlet Hastanesi’nde 79 yaşındaki hasta, genel anestezi ve entübasyon uygulanmadan skalp bloğu yöntemiyle başarıyla ameliyat edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>BESNİ GÜNCEL - Ünye Devlet Hastanesi’nde ileri yaştaki ve genel anestezi açısından ek riskleri bulunan hastalara yönelik önemli bir cerrahi uygulama gerçekleştirildi. 79 yaşındaki Mustafa Çat, beyninde tespit edilen kronik subdural hematom nedeniyle, hastanede ilk kez uygulanan skalp bloğu yöntemiyle ameliyat edildi.</p>

<p>GENEL ANESTEZİ YERİNE SKALP BLOĞU UYGULANDI</p>

<p>Bilinç bulanıklığı şikâyetiyle hastaneye başvuran Çat’ın tetkiklerinde beynin sağ tarafında kronik subdural hematom, yani kan birikimi tespit edildi.</p>

<p>Hastanın aynı zamanda pnömonisinin bulunması nedeniyle genel anestezi ve solunum cihazına bağlanmanın oluşturabileceği riskler, Beyin ve Sinir Cerrahisi ile Anesteziyoloji ve Reanimasyon ekipleri tarafından birlikte değerlendirildi.</p>

<p>Yapılan planlama sonucunda ameliyatın genel anestezi yerine skalp bloğu ve sedasyon altında gerçekleştirilmesine karar verildi.</p>

<p>ÜNYE DEVLET HASTANESİ’NDE BİR İLK</p>

<p>Ünye Devlet Hastanesi’nde ilk kez uygulanan skalp bloğunda, baş bölgesindeki ağrı duyusunu taşıyan sinirler bölgesel olarak uyuşturuldu. Hastanın kendi solunumu korunurken genel anestezi ve entübasyona ihtiyaç duyulmadan cerrahi işlem gerçekleştirildi.</p>

<p>Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Musa Sezer tarafından gerçekleştirilen operasyonda kronik subdural hematom başarılı şekilde boşaltıldı.</p>

<p>Ameliyat sürecinde Anesteziyoloji ve Reanimasyon Uzmanı Dr. Kadem Koç ve ekibi ise hastanın konforunu, ağrı kontrolünü ve hayati fonksiyonlarını yakından takip etti.</p>

<p>FARKLI BRANŞLARIN UYUMU BAŞARIYI GETİRDİ</p>

<p>Başarılı operasyon, özellikle ileri yaştaki ve genel anestezi açısından ek riskleri bulunan hastalarda kişiye özel tedavi planlamasının önemini ortaya koydu.</p>

<p>Operasyonun başarıyla tamamlanmasında Beyin ve Sinir Cerrahisi ile Anesteziyoloji ve Reanimasyon hekimlerinin yanı sıra ameliyathane hemşireleri, anestezi teknikerleri, yardımcı sağlık personeli ve tedavi sürecinde görev alan sağlık çalışanlarının koordineli çalışması etkili oldu.</p>

<p>HASTANE YÖNETİMİNDEN EKİBE TEŞEKKÜR</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ünye Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Yılmaz Dündar, hastaların sağlık durumuna en uygun ve güvenli tedavi yöntemlerinin uygulanabilmesi için bilimsel ve güncel yaklaşımların desteklenmeye devam edeceğini belirtti.</p>

<p>Dündar, başarılı operasyonun gerçekleştirilmesinde emeği bulunan Op. Dr. Musa Sezer, Dr. Kadem Koç ve tüm sağlık çalışanlarına teşekkür etti.</p>

<p><br />
#ÜnyeDevletHastanesi #Ünye #SkalpBloğu #BeyinCerrahisi #Anestezi #KronikSubduralHematoma #Sağlık #Ameliyat #MustafaÇat #BesniGüncel</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ordu, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.besniguncel.com/79-yasindaki-hastaya-unye-devlet-hastanesinde-bir-ilk</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://besniguncelcom.teimg.com/crop/1280x720/besniguncel-com/uploads/2026/08/79-yasindaki-hastaya-unye-devlet-hastanesinde-bir-ilk.png" type="image/jpeg" length="97947"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diz ağrısı, şişlik ve kilitlenme hastalıkların habercisi]]></title>
      <link>https://www.besniguncel.com/diz-agrisi-sislik-ve-kilitlenme-farkli-hastaliklarin-habercisi-olabiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.besniguncel.com/diz-agrisi-sislik-ve-kilitlenme-farkli-hastaliklarin-habercisi-olabiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Prof. Dr. Şimşek: 'Travma sonrası dizin hızla şişmesi, üzerine basılamaması, şekil bozukluğu oluşması veya dizin kilitlenmesi halinde gecikmeden doktora başvurulmalı']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Lokman Hekim Üniversitesi Ankara Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Emin Şimşek, diz ağrısının tek başına bir hastalık olmadığını belirterek, ağrının yeri, şişliğin ortaya çıkış zamanı ile dizde kilitlenme ve boşalma hissi gibi belirtilerin tanı açısından önemli ipuçları verdiğini ifade etti.</p>

<p>Hastaneden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Şimşek, dizin kemik, kıkırdak, menisküs, bağ, kas ve tendonlardan oluşan karmaşık bir eklem olduğunu ve bu yapılardan herhangi birindeki sorunun ağrıya neden olabileceğini vurguladı.</p>

<p>Şimşek, ağrının şiddetinin her zaman hastalığın ciddiyetini göstermediğini, hafif görünen yakınmaların bile menisküs veya kıkırdak hasarının ilk belirtisi olabileceğini anlattı.</p>

<p>Diz kapağı çevresinde hissedilen ve merdiven çıkma, çömelme ya da uzun süre oturmayla artan ağrıların diz kapağı ekleminden kaynaklanabileceğine değinen Şimşek, dizin iç veya dış tarafındaki ağrıların ise menisküs yırtığı, kıkırdak hasarı ya da kireçlenmeyle ilişkili olabileceğini, özellikle dönme hareketi sonrası başlayan ağrılarda menisküslerin değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Şimşek, menisküs yırtıklarının yalnızca sporcularda görülmediğini, gençlerde travmaya bağlı, ileri yaşlarda ise basit hareketlerle oluşabileceğini vurguladı.</p>

<p>Dizin arka kısmındaki ağrıların Baker kisti, kas-tendon sorunları veya damar hastalıklarından kaynaklanabileceğini aktaran Şimşek, baldırda şişlik, kızarıklık ve ısı artışı varsa damar sisteminin de incelenmesi gerektiğini kaydetti.</p>

<p>Travmadan sonraki ilk saatlerde gelişen hızlı şişliğin, ön çapraz bağ yaralanması veya eklem içi kanamayla ilişkili olabileceğine işaret eden Şimşek, bir-iki gün sonra gelişen şişliğin ise menisküs yaralanmalarında görüldüğünü aktardı.</p>

<p>Yoğun aktivite sonrası tekrarlayan şişliğin menisküs veya kireçlenme belirtisi olabileceğini ve şişliğin geçmesinin, altta yatan sorunun iyileştiği anlamına gelmediğini ifade eden Şimşek, ateş ve titremenin eşlik ettiği durumlarda ise eklem enfeksiyonu ihtimali nedeniyle vakit kaybedilmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini bildirdi.</p>

<p>- 'Her menisküs yırtığı, ameliyat gerektirmez'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şimşek, halk arasında sık kullanılan 'dizim kilitlendi' ifadesinin, her zaman gerçek kilitlenme anlamına gelmediğini belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>'Gerçek kilitlenmede diz, belirli bir noktadan sonra açılamaz veya kapanamaz. Bu durum, büyük menisküs yırtıkları ya da eklem içindeki serbest parçalardan kaynaklanabilir. Dizde ani boşalma hissi, özellikle ön çapraz bağ yaralanmalarında görülebilir. Ağrı ve şişliğin eşlik etmediği diz sesleri ise çoğu zaman ciddi bir hastalık anlamına gelmez. Diz hastalıklarında tanı yalnızca MR ile konulmaz, fizik muayene ve hastanın öyküsü temel belirleyicidir. MR'da görülen her menisküs yırtığı, ameliyat gerektirmez. Egzersiz, kilo kontrolü, fizik tedavi ve ilaç uygulamaları, bir çok hastada yeterli olabilir. Cerrahi kararında hastanın yaşı, yaşam beklentisi ve hasarın yeri birlikte değerlendirilir. Travma sonrası dizin hızla şişmesi, üzerine basılamaması, şekil bozukluğu oluşması veya dizin kilitlenmesi halinde gecikmeden doktora başvurulmalı. Tekrarlayan şişlik, gece uykudan uyandıran ağrı ve dizde boşalma hissi, ihmal edilmemeli. Diz ağrısı tek başına bir hastalık değil, vücudun verdiği bir uyarıdır.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İstanbul, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.besniguncel.com/diz-agrisi-sislik-ve-kilitlenme-farkli-hastaliklarin-habercisi-olabiliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 15:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://besniguncelcom.teimg.com/crop/1280x720/besniguncel-com/uploads/2026/08/diz-agrisi-sislik-ve-kilitlenme-farkli-hastaliklarin-habercisi-olabiliyor.jpg" type="image/jpeg" length="24025"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Candoğan’dan Besni Devlet Hastanesi’ne Anlamlı Cihaz Desteği]]></title>
      <link>https://www.besniguncel.com/candogandan-besni-devlet-hastanesine-anlamli-cihaz-destegi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.besniguncel.com/candogandan-besni-devlet-hastanesine-anlamli-cihaz-destegi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Servet Candoğan, merhum eşi Mustafa Nejdet Candoğan’ın anısını yaşatmak amacıyla Besni Devlet Hastanesi’ne 4 adet tıbbi cihaz bağışladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Merhum Eşinin Anısını Yaşatmak İçin Bağışladı</strong></p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 25 At 14.34.54 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="788" src="https://besniguncelcom.teimg.com/besniguncel-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-25-at-143454-1.jpeg" width="1152" /><strong>BESNİ GÜNCEL</strong> - Besni’de sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesine yönelik anlamlı bir bağış gerçekleştirildi. <strong>Servet Candoğan</strong>, merhum eşi <strong>Mustafa Nejdet Candoğan’ın</strong> anısını yaşatmak amacıyla Besni Devlet Hastanesi’ne göz ve kulak muayenelerinde kullanılmak üzere 4 adet tıbbi cihaz bağışladı.</p>

<p><strong>Göz ve Kulak Muayenelerinde Kullanılacak</strong></p>

<p>Hastaneye bağışlanan cihazlar arasında <strong>2 adet duvara monte retinoskop-oftalmoskop seti</strong> ile <strong>2 adet duvara monte otoskop</strong> bulunuyor.</p>

<p>Bağışın, göz ve kulak muayenelerinde kullanılan tıbbi donanımın güçlendirilmesine ve vatandaşlara sunulan sağlık hizmetlerinin daha etkin yürütülmesine katkı sağlaması bekleniyor.</p>

<p><strong>Başhekim Helli’den Teşekkür</strong></p>

<p>Besni Devlet Hastanesi Başhekimi <strong>Dr. Ali Helli</strong>, anlamlı bağış nedeniyle Servet Candoğan’a teşekkür etti.</p>

<p>Helli, merhum Mustafa Nejdet Candoğan’ın hatırasını yaşatmak amacıyla hastaneye kazandırılan cihazların sağlık hizmetlerine önemli katkı sağlayacağını belirterek, sağlık alanında yapılan her desteğin doğrudan vatandaşlara sunulan hizmetin niteliğine yansıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>Ali Galip Dursun’a da Teşekkür</strong></p>

<p>Başhekim Helli, bağışın gerçekleştirilmesine vesile olan <strong>Besni Eğitim Vakfı Başkan Yardımcısı Ali Galip Dursun’a</strong> da teşekkür etti.</p>

<p>Kamu kurumları ile hayırseverler arasındaki dayanışmanın Besni’ye önemli katkılar sunduğunu belirten Helli, bu tür desteklerin devam etmesini temenni etti.</p>

<p><img alt="Mustafa Nejdet Candoğan" class="detail-photo img-fluid" height="854" src="https://besniguncelcom.teimg.com/besniguncel-com/uploads/2026/08/mustafa-nejdet-candogan.png" width="689" /></p>

<p><strong>Hayırseverliğe Güzel Bir Örnek</strong></p>

<p>Servet Candoğan’ın merhum eşi Mustafa Nejdet Candoğan adına gerçekleştirdiği bağışın, sağlık hizmetlerine katkı sağlamasının yanı sıra diğer hayırseverlere de örnek olması bekleniyor.</p>

<p><strong>Mustafa Nejdet Candoğan’ı rahmetle anıyor, Servet Candoğan’a değerli katkısı, Ali Galip Dursun’a ise bağışın gerçekleştirilmesine vesile olduğu için teşekkür ediyoruz.</strong></p>

<p><strong>Mustafa Nejdet Candoğan’ın İsmi Poliklinik Odasında Yaşatılacak</strong></p>

<p>Besni Devlet Hastanesi yönetimi de gerçekleştirilen anlamlı bağışın anısına özel bir uygulamaya imza attı. Bağışın gerçekleştirildiği poliklinik odasına, <strong>merhum Mustafa Nejdet Candoğan’ın adının ve fotoğrafının yer aldığı mini bir tabela</strong> asıldı.</p>

<p>Hastane yönetiminin bu anlamlı jestiyle, Mustafa Nejdet Candoğan’ın adı ve hatırasının sağlık hizmeti verilen poliklinik odasında yaşatılması amaçlandı.</p>

<p>Yapılan bağışın sağlık hizmetlerine katkısının yanı sıra, merhum Mustafa Nejdet Candoğan’ın hayırla anılmasına vesile olması da takdirle karşılandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 25 At 14.53.02" class="detail-photo img-fluid" height="1280" src="https://besniguncelcom.teimg.com/besniguncel-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-25-at-145302.jpg" width="960" /><br />
<img alt="Whatsapp Image 2026 08 25 At 15.01.53" class=" detail-photo img-fluid" height="1280" src="https://besniguncelcom.teimg.com/besniguncel-com/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-25-at-150153.jpeg" width="960" /></p>

<p><strong>#Besni #BesniGüncel #BesniDevletHastanesi #ServetCandoğan #MustafaNejdetCandoğan #AliHelli #AliGalipDursun #Sağlık #Hayırseverlik #BesniHaberleri</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Hatice Çoban</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>BESNİ, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.besniguncel.com/candogandan-besni-devlet-hastanesine-anlamli-cihaz-destegi</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 14:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://besniguncelcom.teimg.com/crop/1280x720/besniguncel-com/uploads/2026/08/servet-candogandan-besni-devlet-hastanesine-anlamli-cihaz-destegi.png" type="image/jpeg" length="75386"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tüp Bebekte Yanlış Yöntemler Zaman Kaybettirebilir]]></title>
      <link>https://www.besniguncel.com/tup-bebekte-yanlis-yontemler-zaman-kaybettirebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.besniguncel.com/tup-bebekte-yanlis-yontemler-zaman-kaybettirebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, özellikle 35 yaş sonrasında tüp bebek tedavisinde zaman kaybedilmemesi gerektiğini belirterek bilimsel olmayan yöntemlere karşı uyarıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>BESNİ GÜNCEL - Tüp bebek tedavisinde başarı şansını etkileyen en önemli unsurların doğru zamanda, doğru yöntemle ve kişiye özel bir planlamayla ilerlemek olduğu belirtiliyor. Uzmanlar, internetten edinilen bilimsel dayanağı olmayan bilgiler ve sonuç vermeyen tedavilerde ısrar edilmesinin çiftlerin zaman kaybetmesine neden olabileceğine dikkat çekiyor.</p>

<p>Erdem Hastanesi Çakmak Şubesi Kadın Hastalıkları ve Doğum, Tüp Bebek Hekimi Op. Dr. Zarife Kerimova, tedavi sürecinde dikkat edilmesi gereken 5 önemli noktayı paylaştı.</p>

<p>35 YAŞ SONRASI ZAMAN DAHA ÖNEMLİ</p>

<p>Kadınlarda yaş ilerledikçe yumurta rezervi ve kalitesinin azalabildiğine dikkat çeken Kerimova, özellikle 35 yaş sonrasında gebelik planlayanların zaman faktörünü göz ardı etmemesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Ailesinde erken menopoz öyküsü bulunan, şiddetli endometriozis yaşayan veya yumurtalıkları etkileyebilecek operasyon geçiren kadınların ise daha genç yaşlarda da uzman değerlendirmesine başvurmasının önem taşıdığı ifade edildi.</p>

<p>BİLİMSEL OLMAYAN YÖNTEMLERE DİKKAT</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bitkisel kürler, alternatif uygulamalar ve bilimsel temeli olmayan önerilerin doğru tedaviye ulaşmayı geciktirebileceği belirtildi. Uzmanlar, internet ve çevreden edinilen bilgiler yerine kişiye özel tıbbi değerlendirme yapılması gerektiğini vurguluyor.</p>

<p>ERKEK FAKTÖRÜ DE DEĞERLENDİRİLMELİ</p>

<p>İnfertilite değerlendirmesinin yalnızca kadın üzerinden yapılmasının da zaman kaybına yol açabileceği belirtiliyor.</p>

<p>Sperm sayısı, hareketliliği ve morfolojisindeki sorunların belirlenmesi için baba adayının da değerlendirilmesi, gerekli durumlarda sperm analizi ve ürolojik inceleme yapılması öneriliyor.</p>

<p>SONUÇ VERMEYEN TEDAVİDE ISRAR EDİLMEMELİ</p>

<p>Aşılama ve yumurta takibi gibi yöntemlerin her çift için uygun olmayabileceği ifade ediliyor. İleri yaş, düşük yumurtalık rezervi veya belirgin erkek faktörü bulunan vakalarda aynı yöntemin uzun süre tekrarlanmasının zaman kaybına neden olabileceği belirtiliyor.</p>

<p>Özellikle başarısız denemelerin ardından tedavi planının yeniden değerlendirilmesi ve gerekli görülürse farklı yöntemlere geçilmesi öneriliyor.</p>

<p>BAŞARISIZ DENEMELERDE PLAN YENİDEN ELE ALINMALI</p>

<p>Başarısız bir tüp bebek denemesinin ardından aynı tedavinin doğrudan tekrarlanması yerine embriyo kalitesi, rahim iç tabakasının durumu, ilaç dozları ve sperm kaynaklı faktörlerin yeniden değerlendirilmesi gerektiği bildiriliyor.</p>

<p>Uzman değerlendirmesi sonucunda gerekli görülmesi halinde farklı laboratuvar teknikleri veya genetik tarama yöntemlerinin tedavi sürecine dahil edilebileceği belirtiliyor.</p>

<p><br />
#TüpBebek #İnfertilite #KadınSağlığı #ErkekFaktörü #Gebelik #ÜremeSağlığı #Sağlık #BesniGüncel</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.besniguncel.com/tup-bebekte-yanlis-yontemler-zaman-kaybettirebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://besniguncelcom.teimg.com/crop/1280x720/besniguncel-com/uploads/2026/08/tup-bebekte-yanlis-yontemler-zaman-kaybettirebilir.png" type="image/jpeg" length="19608"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akran Zorbalığında Dikkat Çeken Rakam: %14]]></title>
      <link>https://www.besniguncel.com/akran-zorbaliginda-dikkat-ceken-rakam-14</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.besniguncel.com/akran-zorbaliginda-dikkat-ceken-rakam-14" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM raporuna göre 6-17 yaş grubundaki çocukların yüzde 13,8’i akran zorbalığına maruz kalıyor. Siber zorbalık da giderek büyüyen bir risk olarak öne çıkıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>BESNİ GÜNCEL - Türkiye Büyük Millet Meclisi Dilekçe Komisyonu bünyesinde hazırlanan rapor, çocuklar arasında akran zorbalığının yaygınlığını ortaya koydu. Rapora göre 6-17 yaş grubundaki çocukların yüzde 13,8’i akran zorbalığına maruz kalıyor. İşlevsel zorluk yaşayan çocuklarda ise bu oran yaklaşık yüzde 27’ye yükseliyor.</p>

<p>Çocukların en sık karşılaştığı zorbalık biçimleri arasında alay edilme, sosyal gruplardan dışlanma ve fiziksel şiddet bulunuyor. Uzmanlar, her tartışma veya anlaşmazlığın zorbalık olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, zorbalığın kasıtlı ve tekrarlayıcı olması ve taraflar arasında güç dengesizliği bulunması gerektiğini belirtiyor.</p>

<p>ÇOCUKLAR YAŞADIKLARINI SÖYLEMEYEBİLİYOR</p>

<p>Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, zorbalığa maruz kalan çocukların çoğu zaman yaşadıklarını doğrudan anlatmadığını belirtiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Okula gitmek istememe, baş veya karın ağrısı, ders başarısında düşüş, içine kapanma, arkadaşlardan uzaklaşma ile uyku ve iştah değişikliklerinin aileler ve öğretmenler açısından dikkate alınması gereken işaretler olduğu ifade ediliyor.</p>

<p>Tarhan, çocukların sorgulanmak yerine birebir ve empatik bir iletişimle dinlenmesi gerektiğine dikkat çekiyor.</p>

<p>SİBER ZORBALIK EVİN İÇİNE KADAR ULAŞIYOR</p>

<p>Raporda, dijitalleşmeyle birlikte zorbalığın okul ortamının dışına taşındığına da dikkat çekiliyor. Tehdit, hakaret, ifşa ve dışlama gibi davranışlar sosyal medya ve dijital platformlarda sürdürülebiliyor.</p>

<p>Rapora göre çocukların yaklaşık yüzde 80’i günde üç saatten fazla ekran karşısında bulunuyor. Uzmanlar, kontrolsüz ekran kullanımının çocukların sosyal ilişkileri ve empati becerileri üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğine dikkat çekiyor.</p>

<p>ÇÖZÜMDE EMPATİ VE NEZAKET ÖNE ÇIKIYOR</p>

<p>Prof. Dr. Tarhan, akran zorbalığıyla mücadelenin yalnızca cezalandırma üzerinden yürütülmemesi gerektiğini belirterek “akran nezaketi” ve empatik iletişimin önemine vurgu yapıyor.</p>

<p>Uzmanlara göre çocuklara küçük yaşlardan itibaren empati, merhamet, sorumluluk ve sağlıklı iletişim becerilerinin kazandırılması, zorbalığın ortaya çıkmadan önlenmesine katkı sağlayabilir.</p>

<p>#AkranZorbalığı #Çocuklar #SiberZorbalık #ÇocukSağlığı #Eğitim #TBMM #Empati #AkranNezaketi</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.besniguncel.com/akran-zorbaliginda-dikkat-ceken-rakam-14</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 13:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://besniguncelcom.teimg.com/crop/1280x720/besniguncel-com/uploads/2026/08/akran-zorbaliginda-dikkat-ceken-rakam-14.png" type="image/jpeg" length="50947"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kadınlarda Kalp Krizi Belirtileri Farklı Olabilir]]></title>
      <link>https://www.besniguncel.com/kadinlarda-kalp-krizi-belirtileri-farkli-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.besniguncel.com/kadinlarda-kalp-krizi-belirtileri-farkli-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kadınlarda kalp krizi göğüs ağrısı dışında baş dönmesi, bulantı, nefes darlığı ve olağandışı yorgunlukla da kendini gösterebiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>BESNİ GÜNCEL - Kalp ve damar hastalıkları dünya genelinde önemli ölüm nedenleri arasında yer alırken, kadınlarda hastalığın belirtileri erkeklerden farklı seyredebiliyor. Memorial Şişli Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Hatice Bütül Erer, kadınlarda kalp hastalıkları ve kalp krizi belirtilerine ilişkin önemli bilgiler verdi.</p>

<p>MENOPAZ SONRASI RİSK ARTIYOR</p>

<p>Östrojen hormonunun koruyucu etkisinin menopozla birlikte azalması, kadınlarda kalp-damar hastalıkları riskinin yükselmesine neden olabiliyor. Koroner arter hastalığı kadınlarda genellikle menopoz sonrasında daha sık görülüyor.</p>

<p>Hipertansiyon ve diyabet gibi ek hastalıkların da daha sık görülmesi, kalp krizi sonrası riskleri etkileyen faktörler arasında bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>KALP KRİZİ SADECE GÖĞÜS AĞRISI DEĞİL</p>

<p>Kadınlarda kalp krizinin belirtileri klasik göğüs ağrısından farklı şekilde ortaya çıkabiliyor. Nefes darlığı, açıklanamayan yorgunluk, bulantı-kusma, sırt veya çene ağrısı, baş dönmesi, soğuk terleme ve mide rahatsızlığı da kalp hastalığının işareti olabiliyor.</p>

<p>Bu nedenle yeni başlayan veya tekrarlayan şikâyetlerin yalnızca stres, yorgunluk ya da mide problemi olarak değerlendirilmemesi önem taşıyor.</p>

<p>DUYGUSAL STRES KALBİ ETKİLEYEBİLİYOR</p>

<p>Özellikle kadınlarda görülebilen spontan koroner arter diseksiyonu (SCAD), kalbi besleyen damar duvarında yırtılmayla ortaya çıkabiliyor. Gebelik, emzirme dönemi ve yoğun fiziksel veya duygusal stres bu tabloyla ilişkilendiriliyor.</p>

<p>“Kırık kalp sendromu” olarak bilinen stres kaynaklı kalp rahatsızlığı da özellikle menopoz sonrası kadınlarda daha sık görülebiliyor. Yoğun üzüntü, korku, ciddi stres, ameliyat veya ağır enfeksiyon gibi durumlar bu tabloyu tetikleyebiliyor.</p>

<p>GEBELİK ÖYKÜSÜ DE RİSK AÇISINDAN ÖNEMLİ</p>

<p>Preeklampsi, gebelik hipertansiyonu, gebelik diyabeti ve erken doğum öyküsünün ilerleyen yıllarda kardiyovasküler risk açısından dikkate alınması gerekiyor.</p>

<p>Uzmanlar, özellikle menopoz sonrasında ortaya çıkan yeni kalp-damar şikâyetlerinin ihmal edilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor. Yüksek tansiyon, kolesterol, diyabet, obezite, sigara kullanımı ve ailede erken yaşta kalp hastalığı öyküsü bulunan kadınların da kişisel risklerinin değerlendirilmesi önem taşıyor.</p>

<p><br />
#KalpSağlığı #KalpKrizi #KadınSağlığı #KalpHastalıkları #Menopoz #Kardiyoloji #Sağlık #KalpDamar</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.besniguncel.com/kadinlarda-kalp-krizi-belirtileri-farkli-olabilir</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 11:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://besniguncelcom.teimg.com/crop/1280x720/besniguncel-com/uploads/2026/08/kadinlarda-kalp-krizi-belirtileri-farkli-olabilir.png" type="image/jpeg" length="68364"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Siirt Hastanesi'nde Bir İlk: Aort Kapağı Değişimi Yapıldı]]></title>
      <link>https://www.besniguncel.com/siirtte-ilk-aort-kapagi-degisimi-operasyonu-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.besniguncel.com/siirtte-ilk-aort-kapagi-degisimi-operasyonu-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi, ilk bypass operasyonlarının ardından gerçekleştirilen ilk aort kapağı değişimiyle önemli bir başarıya imza attı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>SİİRT (AA) - MEHMET NİYAZİ DENİZ / RECEP ÇELİK - Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde ilk bypass ameliyatlarının ardından ilk aort kapağı değişimi operasyonu da yapıldı.</p>

<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu'nun 31 Temmuz'daki Siirt ziyaretinde kentte bypass ameliyatlarının ve aort kapağı değişimi operasyonlarının başlatılması yönünde hekimleri ve sağlık ekibini teşvik etmesi üzerine bu cerrahi operasyonların yapılması için şehirde yürütülen hazırlıklara hız verildi.</p>

<p>Hazırlıkların tamamlanmasıyla Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde ilk bypass ameliyatları Op. Dr. Mücahit Polat ve Op. Dr. Mehmet Ali Dala tarafından 6-7 Ağustos'ta iki hastaya başarıyla gerçekleştirildi.</p>

<p>Bakan Memişoğlu, NSosyal hesabından 18 Ağustos'ta yaptığı paylaşımda, Siirt'te göğsünü kabartan bir an yaşandığını belirterek, kentte hekimleri ve sağlık ekibini teşvik etmesiyle Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde ilk bypass ameliyatlarının başarıyla gerçekleştirildiğini duyurdu.</p>

<p>Paylaşımında, ameliyatı gerçekleştiren sağlık ekibiyle yaptığı görüntülü görüşmeye de yer veren Memişoğlu, bu başarıya imza atan sağlık ekibini tebrik etti.</p>

<p>- Nefes darlığı şikayetiyle gelen hastanın aort kapağı değiştirildi</p>

<p>Bypass ameliyatlarının ardından Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde ilk aort kapağı değişimi operasyonu da yapıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Nefes darlığı şikayetiyle hastaneye başvuran 40 yaşındaki Ayşe Evin'e yapılan tetkiklerde aort kapağında ileri derecede darlık tespit edildi. Hastanın aort kapağının değiştirilmesine karar verildi.</p>

<p>Op. Dr. Polat ve Op. Dr. Dala tarafından Mehmet Akif Ersoy Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesinden Op. Dr. Yasin Ay ve Op. Dr. Abdülkerim Buğra'nın desteğiyle gerçekleştirilen cerrahi müdahaleyle Evin'in aort kapağı değiştirildi.</p>

<p>Ameliyatın ardından bir gün yoğun bakımda tedavi gören Evin, daha sonra servise alındı.</p>

<p>- 'Sayın Bakanımızın bu süreci desteklemesi çok önemli oldu'</p>

<p>Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Servet Yolbaş, AA muhabirine, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu'nun kenti ziyaretinin açık kalp ameliyatlarının gerçekleştirilmesinde sürece hız kattığını söyledi.</p>

<p>Yolbaş, artık çok önemli ameliyatların hastanede yapılabildiğini ifade ederek, 'Siirt için önemli bir dönüm noktası sağlık açısından. İlimizde açık kalp ameliyatı yapılmaya başlandı. Hazırlıklarımız vardı, Sayın Sağlık Bakanımızın Siirt'e gelmesi, bu süreci desteklemesi çok önemli oldu. Eksiklerimizi hızlı şekilde giderdik. Mehmet Akif Ersoy Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ndeki ekibin desteğiyle de süreç çok hızlandı.' dedi.</p>

<p>İleri kalp cerrahisi hizmetlerinin Siirt'te yapılabilmesinin hastaların sağlık hizmetine yerinde ulaşması bakımından önemli olduğuna işaret eden Yolbaş, bu tür ameliyatları kalıcı hale getirmeyi amaçladıklarını vurguladı.</p>

<p>Yolbaş, daha önce bu ameliyatlar için hastaların farklı illere gitmek durumunda kaldığını anlatarak, 'Bu, hastalar için hem zaman kaybı hem de külfet oluyordu. Bakanımızın da destekleriyle bu operasyonları hastanemizde kalıcı hale getirmeye çalışacağız.' diye konuştu.</p>

<p>- 'İnsanlar artık memleketlerinde gönül rahatlığıyla ameliyat olabilecek'</p>

<p>Op. Dr. Mücahit Polat da Siirt'te daha önce yapılmayan bypass ameliyatını gerçekleştirdiklerini belirtti.</p>

<p>Polat, 'Sayın Bakanımız ile telefonda görüşürken, 'Daha önce Siirt'te hiç aort kapağı değişimi ameliyatı yapılmadı. Bunu da yarın gerçekleştireceğiz.' diye belirtmiştim. Kendisi de sağ olsun desteklerini iletmişti. İlk kalp kapağı ameliyatını da yapmış olduk.' dedi.</p>

<p>Ameliyatın ardından hastanın sağlık durumunun her geçen gün iyiye gittiğini anlatan Polat, bu süreçte koordinatör olarak kendilerine destek veren Mehmet Akif Ersoy Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ndeki hekimlere de teşekkür etti.</p>

<p>Polat, şunları kaydetti:</p>

<p>'Bundan sonraki süreçte inşallah Siirt'te hiçbir hasta dışarıya gitmek zorunda kalmayacak. İnsanlar artık memleketlerinde gönül rahatlığıyla ameliyat olabilecek. Ayrıca, diğer illerden de sevk alıp bu ameliyatların sürdürülebilir şekilde devam etmesini istiyoruz.'</p>

<p>Hasta Ayşe Evin de kısa sürede sağlığına kavuşmanın mutluluğunu yaşadığını belirterek, tüm sağlık ekibine teşekkürlerini iletti.</p>

<p>İki yıldır ağrı çektiğini, İstanbul'da birçok hastaneye başvurmasına rağmen sonuç alamadığını anlatan Evin, 'İstanbul'da 40 gün kaldım. İki yıl önce de 15 gün orada kalmıştım. Değerlerim hep yüksek çıkıyordu. O yüzden ameliyat olmadım. Siirt'e geldim, değerlerim çok şükür iyi oldu. Ameliyat oldum.' dedi.</p>

<p>- 'Bu bize bir mucize oldu'</p>

<p>Hastanın kardeşi Abdullah Evin ise kardeşinin sağlığına kavuşmasında emeği bulunan herkese teşekkür etti.</p>

<p>Hastanın yengesi Haca Evin de ameliyatın Siirt'te yapılmasından memnuniyet duyduklarını dile getirerek, 'Bu bize bir mucize oldu. Siirt'te ilk kez böyle bir ameliyat yapıldı. Ameliyatların devamını dileriz.' şeklinde konuştu.</p>

<p>#BesniGüncel #AortKapağı #SiirtSağlık</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİİRT, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.besniguncel.com/siirtte-ilk-aort-kapagi-degisimi-operasyonu-yapildi</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 11:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://besniguncelcom.teimg.com/crop/1280x720/besniguncel-com/uploads/2026/08/siirtte-ilk-aort-kapagi-degisimi-operasyonu-yapildi.jpg" type="image/jpeg" length="63456"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[71 İlde Uyuşturucu Operasyonu: 807 Şüpheli Tutuklandı]]></title>
      <link>https://www.besniguncel.com/71-ilde-uyusturucu-operasyonu-807-supheli-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.besniguncel.com/71-ilde-uyusturucu-operasyonu-807-supheli-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[71 ilde son 15 günde düzenlenen uyuşturucu operasyonlarında 843,5 kilogram uyuşturucu ile 2 milyon 312 bin 455 hap ele geçirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>BESNİ GÜNCEL - İçişleri Bakanlığı, uyuşturucu madde satıcılarına yönelik 71 ilde son 15 günde gerçekleştirilen operasyonların sonuçlarını açıkladı. Operasyonlarda 843,5 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 312 bin 455 adet uyuşturucu hap ele geçirildi.</p>

<p>Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıklarının koordinasyonunda yürütülen operasyonlarda toplam 1.368 şüpheli yakalandı. Şüphelilerden 807'si tutuklanırken, 187'si hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğer şüphelilerin işlemlerinin ise devam ettiği bildirildi.</p>

<p>Operasyonlar, İl Emniyet Müdürlüklerince 71 ilde gerçekleştirildi. Çalışmalara 1.915 ekip, 4 bin 826 personel, 14 hava aracı ve 48 narkotik dedektör köpeği katıldı.</p>

<p>İçişleri Bakanlığı açıklamasında uyuşturucunun birçok suçu besleyen önemli bir kaynak olduğuna dikkat çekilerek, uyuşturucuyla mücadelenin çocukların ve gençlerin geleceğini, ailelerin huzurunu korumak amacıyla kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı.</p>

<p>Bakanlık, operasyonlarda görev alan polis ekiplerini, Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığını, Cumhuriyet Başsavcılıklarını ve emeği geçenleri tebrik etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>#UyuşturucuOperasyonu #UyuşturucuMücadelesi #İçişleriBakanlığı #Emniyet #Narkotik #Polis #Güvenlik</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>ASAYİŞ, GENEL, GÜNCEL, GÜNDEM, SAĞLIK, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.besniguncel.com/71-ilde-uyusturucu-operasyonu-807-supheli-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 17:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://besniguncelcom.teimg.com/crop/1280x720/besniguncel-com/uploads/2026/08/71-ilde-uyusturucu-operasyonu-807-supheli-tutuklandi.png" type="image/jpeg" length="98948"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Daha Uzun Yaşam Değil, Daha Sağlıklı Bir Ömür]]></title>
      <link>https://www.besniguncel.com/daha-uzun-yasam-degil-daha-saglikli-bir-omur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.besniguncel.com/daha-uzun-yasam-degil-daha-saglikli-bir-omur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de yaşam süresinin 78,5 yıla ulaşmasıyla sağlıklı yaş alma yaklaşımı öne çıkıyor. Longevity; beslenme, hareket, uyku ve metabolik sağlığa odaklanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>BESNİ GÜNCEL - Türkiye’de doğuşta beklenen yaşam süresinin 78,5 yıla ulaşması, yalnızca daha uzun yaşamanın değil, yaşamın ilerleyen dönemlerini sağlıklı ve dinç geçirmenin önemini de artırıyor.</p>

<p>2026’da sağlık ve wellness alanında öne çıkan “Longevity” (uzun ve sağlıklı yaşam) yaklaşımı, yaşam süresinin yanı sıra sağlıklı geçirilen yılların artırılmasına ve yaşam kalitesinin korunmasına odaklanıyor.</p>

<p>KORUYUCU SAĞLIK ÖNE ÇIKIYOR</p>

<p>Geleneksel sağlık anlayışında hastalıkların tedavisi ön plandayken, longevity yaklaşımında hastalık ortaya çıkmadan önce sağlığı korumaya yönelik yaşam tarzı alışkanlıkları önem kazanıyor.</p>

<p>Beslenme, düzenli fiziksel aktivite, yeterli uyku, stres yönetimi ve metabolik sağlık, sağlıklı yaş alma hedefinin temel başlıkları arasında değerlendiriliyor.</p>

<p>HÜCRESEL SAĞLIK GÜNDEMDE</p>

<p>Küresel Türk wellness markası TheLifeCo’nun Kurucusu Ersin Pamuksüzer, bütünsel sağlık yaklaşımının bedenin doğal yenilenme süreçlerine alan açmayı hedeflediğini belirtiyor.</p>

<p>Pamuksüzer, uzman diyetisyen ve sağlık ekipleri eşliğinde uygulanan beslenme, yaşam tarzı ve detoks programlarının kişilerin bedenlerini dinlemelerine ve yaşam alışkanlıklarını yeniden değerlendirmelerine yardımcı olduğunu ifade ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>OTOFAJİ VE MİTOKONDRİLER ARAŞTIRILIYOR</p>

<p>Longevity yaklaşımının önemli başlıklarından biri de hücresel sağlık. Otofaji, hücrelerin işlevini yitirmiş veya hasarlı bileşenlerini parçalayarak yeniden değerlendirmesine yardımcı olan doğal bir biyolojik mekanizma olarak tanımlanıyor.</p>

<p>Besin alımı, enerji dengesi ve açlık gibi metabolik koşulların otofaji üzerinde etkili olduğu belirtilirken, aralıklı oruç ve kalori kısıtlamasının bu süreç üzerindeki etkileri bilimsel araştırmaların konusu olmaya devam ediyor.</p>

<p>Hücrelerin enerji üretiminde önemli rol oynayan mitokondrilerin sağlığı da longevity yaklaşımının dikkat çektiği alanlar arasında bulunuyor. Dengeli beslenme, düzenli fiziksel aktivite, yeterli uyku ve stres yönetiminin yanı sıra bazı wellness uygulamalarının da bu alandaki etkileri araştırılıyor.</p>

<p>NAD+ uygulamaları, kırmızı ışık, infrared sauna ve soğuk maruziyeti gibi yaklaşımların longevity alanındaki yeri konusunda ise çalışmalar sürüyor.</p>

<p>#Longevity #SağlıklıYaşam #SağlıklıYaşlanma #Wellness #Otofaji #HücreselSağlık</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.besniguncel.com/daha-uzun-yasam-degil-daha-saglikli-bir-omur</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 13:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://besniguncelcom.teimg.com/crop/1280x720/besniguncel-com/uploads/2026/08/saglikli-yasam.jpg" type="image/jpeg" length="58331"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Zayıflama İğnesinde 5 Hayati Kural Uzman Uyardı]]></title>
      <link>https://www.besniguncel.com/zayiflama-ignesinde-5-hayati-kural-uzman-uyardi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.besniguncel.com/zayiflama-ignesinde-5-hayati-kural-uzman-uyardi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[GLP-1 grubu zayıflama ilaçlarının bilinçsiz kullanımının ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirten uzmanlar, 5 kritik kurala dikkat çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>BESNİ GÜNCEL - Son yıllarda obezite tedavisindeki gelişmelerle öne çıkan ve kamuoyunda “zayıflama iğnesi” olarak bilinen GLP-1 grubu ilaçlar, kilo verme konusunda önemli bir seçenek haline geldi. Ancak uzmanlar, bu ilaçların sosyal medya paylaşımları veya arkadaş tavsiyesiyle kullanılmasının ciddi sağlık riskleri oluşturabileceği konusunda uyarıyor.</p>

<p>Acıbadem Kadıköy (Dr. Şinasi Can) Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ferhat Çetin, GLP-1 grubu ilaçların yalnızca iştah azaltıcı ürünler olmadığını belirterek, metabolizma, hormon dengesi ve kan şekeri düzenlenmesi üzerinde etkili güçlü tıbbi tedaviler olduğunu ifade ediyor.</p>

<p>1. UZMAN KONTROLÜ OLMADAN KULLANMAYIN</p>

<p>Dr. Ferhat Çetin, bu ilaçların kilo vermek isteyen herkes için uygun olmadığını vurguluyor. Tedaviye internetten edinilen bilgilerle başlanmasının, dozun kişinin kendi kararıyla değiştirilmesinin veya ilacın kontrolsüz şekilde temin edilmesinin ciddi riskler taşıdığına dikkat çekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>2. BAZI HASTALIKLARDA RİSK ARTABİLİYOR</p>

<p>Daha önce pankreatit geçirenler, safra taşı veya safra yolu hastalığı bulunanlar, medüller tiroit kanseri açısından risk taşıyanlar ve ileri düzey mide-bağırsak sistemi hastalığı olan kişilerin tedavi öncesinde ayrıntılı değerlendirilmesi gerekiyor.</p>

<p>Kontrol altında olmayan kalp-damar hastalıkları, çok yüksek trigliserid düzeyleri, kronik alkol kullanımı ve ailede pankreas veya safra hastalığı öyküsü bulunan kişilerin de hekim tarafından değerlendirilmesi önem taşıyor.</p>

<p>3. TEDAVİ ÖNCESİ GEREKLİ TETKİLER YAPILMALI</p>

<p>Obezite tedavisinde yalnızca kilo değerinin dikkate alınmaması gerektiğini belirten uzman, tedavi öncesinde açlık kan şekeri, HbA1c, insülin direnci, kolesterol ve trigliserid düzeyleri ile karaciğer, böbrek ve tiroit fonksiyonlarının değerlendirilmesini öneriyor.</p>

<p>Gerektiğinde safra kesesi ve pankreasın ultrasonografiyle incelenmesinin de gizli sağlık sorunlarının tespit edilmesine yardımcı olabileceği belirtiliyor.</p>

<p>4. DOZU KENDİNİZ DEĞİŞTİRMEYİN</p>

<p>“Daha fazla kullanırsam daha hızlı kilo veririm” düşüncesinin tehlikeli olduğuna dikkat çeken Dr. Çetin, doz artışının yalnızca hekim kontrolünde ve belirlenen tedavi planına uygun şekilde yapılması gerektiğini belirtiyor.</p>

<p>Kontrolsüz doz artışının bulantı, kusma, şiddetli mide-bağırsak yakınmaları ve sıvı kaybı gibi sorunlara yol açabileceği aktarılıyor. İlacın düzensiz kullanılması veya enjeksiyon günlerinin değiştirilmesinin de tedavinin etkinliğini azaltabileceği ifade ediliyor.</p>

<p>5. CİDDİ BELİRTİLERDE ZAMAN KAYBETMEYİN</p>

<p>Tedavi sırasında ortaya çıkan her belirtinin basit bir yan etki olarak değerlendirilmemesi gerektiği vurgulanıyor.</p>

<p>Şiddetli ve geçmeyen karın ağrısı, sürekli kusma, sarılık, koyu renk idrar veya yüksek ateş gibi belirtilerin ortaya çıkması halinde zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor.</p>

<p>İLACI BIRAKMAK TEDAVİNİN SONU DEĞİL</p>

<p>Dr. Ferhat Çetin, tedavi sonrasında yapılan önemli hatalardan birinin eski yaşam alışkanlıklarına geri dönmek olduğunu belirtiyor.</p>

<p>Kilo verme sürecinin yalnızca ilaç kullanımından ibaret olmadığını vurgulayan Çetin, verilen kilonun korunması için sağlıklı beslenme ve düzenli hareket alışkanlıklarının kalıcı hale getirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.</p>

<p>Tedavi sonrasında özellikle ilk 3-6 ayda kilo, bel çevresi ve metabolik değerlerin düzenli takip edilmesinin önem taşıdığı belirtiliyor.</p>

<p>#Zayıflamaİğnesi #GLP1 #Obezite #Sağlık #KiloVerme #UzmanUyarısı</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.besniguncel.com/zayiflama-ignesinde-5-hayati-kural-uzman-uyardi</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 11:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://besniguncelcom.teimg.com/crop/1280x720/besniguncel-com/uploads/2026/08/zayiflama-ignesinde-5-hayati-kural-uzman-uyardi.png" type="image/jpeg" length="82408"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[37 yaşındaki öğretmen hastalığı erken tanıyla yendi]]></title>
      <link>https://www.besniguncel.com/37-yasindaki-ogretmen-hastaligi-erken-taniyla-yendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.besniguncel.com/37-yasindaki-ogretmen-hastaligi-erken-taniyla-yendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doç. Dr. Sina Ferahman: 'Erken tanı sayesinde tedavi seçenekleri artıyor. Kemoterapi ve radyoterapi gibi ek tedavilere ihtiyaç duyulmadan başarılı sonuçlar elde edilebiliyor.']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Erken evrede meme kanseri tespit edilen ve aynı dönemde tiroidinde şüpheli nodül bulunan 37 yaşındaki müzik öğretmeni Fulya Gökdemir, Medipol Bahçelievler Üniversite Hastanesinde tedavi edilerek sağlığına kavuştu.</p>

<p>Hastaneden yapılan açıklamaya göre, daha önce tiroidindeki şüpheli nodül nedeniyle ameliyatı planlanan Gökdemir, aynı dönem sol memesinden kanlı akıntı gelmesi üzerine hastaneye başvurdu.</p>

<p>Görüntüleme yöntemlerinde belirgin bir kitle saptanmayan Gökdemir'e mamografi, ultrason, MR ve biyopsi yapıldı. İncelemeler sonucunda erken evre meme kanseri tanısı konulan Gökdemir'in, ses tellerine yakın bölgede yerleşimli ve cerrahi müdahale gerektiren şüpheli tiroid nodülü de değerlendirildi.</p>

<p>Gökdemir'in meme kanseri ve tiroid ameliyatı aynı seansta gerçekleştirildi. Operasyonun ardından bir gün sonra taburcu edilen Gökdemir, meme kanseri tedavisini kemoterapi ve radyoterapiye ihtiyaç duyulmadan tamamladı ve hormon tedavisine başladı.</p>

<p>- '40 yaşını bekleyeyim düşüncesi doğru değil'</p>

<p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Meme Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Sina Ferahman, meme başından gelen kanlı akıntının meme kanserinin önemli belirtilerinden biri olduğunu belirtti.</p>

<p>Hastanın ayrıntılı incelemeleri sonucunda kanseri erken evrede tespit ettiklerini aktaran Ferahman, 'Mamografi, ultrason, MR ve biyopsiyle tanıyı netleştirdik. Hastalığı henüz çok erken evrede yakaladığımız için tedavi planımızı zaman kaybetmeden oluşturduk.' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Ferahman, meme başından gelen kanlı akıntının yanı sıra ele gelen kitle, ciltte çekinti, renk değişikliği veya yara gibi belirtilerin de dikkate alınması gerektiğini vurgulayarak, bu tür durumlarda vakit kaybetmeden uzman değerlendirmesine başvurulmasını önerdi.</p>

<p>Gökdemir'in ses tellerine yakın bölgede yerleşimli ve cerrahi müdahale gerektiren şüpheli tiroid nodülünün de bulunduğunu kaydeden Ferahman, 'Hastamızın mesleği müzik öğretmenliği olduğu için tiroid cerrahisi bizim açımızdan ayrı bir hassasiyet taşıyordu. Hem meme kanseri ameliyatını hem de tiroid ameliyatını aynı seansta gerçekleştirerek estetik sonucu da gözeten kapsamlı bir cerrahi planlama yaptık. Operasyon başarılı geçti ve hastamızı yalnızca bir gün sonra sağlıklı şekilde taburcu ettik. Erken evrede yakaladığımız için kemoterapi ve radyoterapiye ihtiyaç duymadan tedavisini tamamlamış olduk.' değerlendirmelerinde bulundu.</p>

<p>Ferahman, meme kanserinin yalnızca ileri yaşlarda görülmediğine dikkati çekerek, şöyle devam etti:</p>

<p>'Bugün 19 yaşındaki hastayı da, 90'lı yaşlardaki hastayı da ameliyat edebiliyoruz. Bu nedenle '40 yaşını bekleyeyim' düşüncesi doğru değil. Memede fark edilen en küçük değişiklik bile önemsenmeli ve korkmadan hekime başvurulmalıdır. Erken tanı sayesinde hem tedavi seçenekleri artıyor hem de kemoterapi ve radyoterapi gibi ek tedavilere ihtiyaç duyulmadan başarılı sonuçlar elde edilebiliyor.'</p>

<p>- 'Erken teşhis sayesinde kemoterapi almama gerek kalmadı'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fulya Gökdemir de sol memesinden gelen kanlı akıntıyı fark ettikten sonra vakit kaybetmeden hastaneye başvurduğunu ve tetkiklerin ardından erken evre meme kanseri tanısı aldığını belirtti.</p>

<p>Daha önce tiroidindeki şüpheli nodül nedeniyle ameliyat planlandığını aktaran Gökdemir, 'Erken teşhis sayesinde kemoterapi almama gerek kalmadı, ameliyat oldum ve şu anda sadece hormon tedavisi görüyorum. Doğru yönlendirme sayesinde çok daha zorlu geçebilecek bir süreci daha kolay atlattım.' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gökdemir, herhangi bir kitle veya şekil bozukluğu bulunmamasına rağmen ileri incelemelerde hastalığın tespit edildiğini aktararak, 'Ben mamografi için 40 yaşını bekliyordum ama 37 yaşında meme kanseriyle karşılaştım. Bu nedenle kimsenin bir belirti çıkmasını beklememesini tavsiye ediyorum. Düzenli kontroller hayat kurtarıyor. Erken tanı sayesinde tedavi süreci çok daha kolay atlatılabiliyor.' değerlendirmesini yaptı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İstanbul, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.besniguncel.com/37-yasindaki-ogretmen-hastaligi-erken-taniyla-yendi</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 10:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://besniguncelcom.teimg.com/crop/1280x720/besniguncel-com/uploads/2026/08/meme-kanseri-erken-teshis-edilen-37-yasindaki-ogretmen-hastaligi-erken-taniyla-yendi.jpg" type="image/jpeg" length="10736"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı 26 Bin Personel Alımına Yoğun İlgi]]></title>
      <link>https://www.besniguncel.com/saglik-bakanligi-26-bin-personel-alimina-yogun-ilgi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.besniguncel.com/saglik-bakanligi-26-bin-personel-alimina-yogun-ilgi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı'nın duyurduğu 26 bin 673 sözleşmeli personel alımı süreci, adaylar tarafından dikkatle takip ediliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı bünyesinde görevlendirilecek 26 bin 673 sözleşmeli personel alımı süreci, binlerce adayın ilgi odağı oldu.</p><p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu'nun yaptığı açıklama ile alım sürecine dair önemli bilgiler aktarıldı. Bu açıklamada, başvuruların başlangıç tarihi ve KPSS şartı gibi detaylar kamuoyuyla paylaşıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
<p>#SağlıkBakanlığı #PersonelAlımı #KPSS</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.besniguncel.com/saglik-bakanligi-26-bin-personel-alimina-yogun-ilgi</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 20:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://editron.com.tr/cards/foto-39b39ef574aef954.jpg" type="image/jpeg" length="77766"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sosyal Medya Beden Algısını Olumsuz Etkileyebiliyor]]></title>
      <link>https://www.besniguncel.com/sosyal-medya-beden-algisini-olumsuz-etkileyebiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.besniguncel.com/sosyal-medya-beden-algisini-olumsuz-etkileyebiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Psikolog Ezgi D. Tezel, sosyal medyadaki idealize edilmiş beden görüntülerinin özellikle gençlerde beden memnuniyetsizliği ve düzensiz beslenmeye yol açabileceğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>BESNİ GÜNCEL - Sosyal medya platformlarında sürekli karşılaşılan idealize edilmiş beden görüntüleri, kişilerin kendi bedenleriyle kurduğu ilişkiyi ve yeme davranışlarını etkileyebiliyor. Özellikle ergenlik dönemindeki gençlerin, sosyal medyada oluşturulan “kusursuzluk” algısından daha fazla etkilenebildiği belirtiliyor.</p>

<p>Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Ezgi Dokuzlu Tezel, sosyal medyanın günlük yaşamın önemli bir parçası haline gelmesiyle bireylerin kendilerini başkalarıyla kıyaslama eğiliminin arttığına dikkat çekti.</p>

<p>Tezel, bu durumun kişilerin kendilerini yetersiz hissetmesine ve beden algısının olumsuz etkilenmesine neden olabildiğini belirtti.</p>

<p>İDEALİZE EDİLMİŞ BEDEN GÖRSELLERİ BASKI OLUŞTURUYOR</p>

<p>Toplumsal beklentiler, pazarlama stratejileri ve dijital içeriklerle belirli beden standartlarının sürekli görünür hale geldiğini ifade eden Tezel, özellikle ergenlerin bu içeriklerden daha fazla etkilenebildiğini söyledi.</p>

<p>İdealize edilmiş beden imajlarına yoğun şekilde maruz kalmanın beden memnuniyetsizliği ve düşük benlik saygısıyla ilişkilendirildiğini belirten Tezel, kişinin kendisini gördüğü haliyle ulaşmak istediği ideal beden arasındaki farkın, yetersizlik ve değersizlik duygularını artırabileceğini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>BEDEN ALGISI YEME DAVRANIŞINI DA ETKİLEYEBİLİYOR</p>

<p>Beden algısının yalnızca kişinin fiziksel görünümüyle ilgili değerlendirmelerden oluşmadığını belirten Tezel, aile, arkadaş çevresi, kültürel değerler, toplumsal normlar ve medyanın da bu algının oluşmasında etkili olduğunu ifade etti.</p>

<p>Olumsuz beden algısının kişinin kendisine yönelik tutumlarını ve beslenme davranışlarını da etkileyebildiğini belirten Tezel, kişinin bedenine saygı duymakta zorlanmasının sağlıksız beslenme alışkanlıklarının sürmesine katkı sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Bu düşünce yapısının bazı bireylerde yoğun duyguların etkisiyle hareket etmeye, duygusal yeme ataklarına ve düzensiz beslenme davranışlarına zemin hazırlayabileceği belirtildi.</p>

<p>ERGENLERDE BİLİNÇSİZ DİYETLERE DİKKAT</p>

<p>Özellikle gençlerin ideal bedene ulaşma amacıyla bilinçsiz diyetlere ve sağlıksız kilo kontrolü yöntemlerine yönelebileceği uyarısında bulunan Tezel, bu davranışların ciddi fiziksel ve psikolojik sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.</p>

<p>Yeme ataklarını kontrol etmekte zorlanan, yemek sonrasında yoğun suçluluk, çaresizlik veya huzursuzluk yaşayan ve bu durumun günlük yaşamını olumsuz etkilediği kişiler için ruh sağlığı uzmanından destek alınması gerektiğini belirten Tezel, ailelerin de gençlerdeki değişimleri yakından takip etmesinin önemine dikkat çekti.</p>

<p>Tezel, özellikle ergenlik döneminde uygulanan bilinçsiz diyetler, sağlıksız kilo verme yöntemleri ve kontrolsüz kilo alma girişimlerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>#SosyalMedya #BedenAlgısı #Beslenme #Ergenlik #Gençler #Psikoloji #DüzensizBeslenme #DuygusalYeme #SağlıklıBeslenme #RuhSağlığı</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL, GÜNCEL, GÜNDEM, POLİTİKA, SAĞLIK, SİYASET, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.besniguncel.com/sosyal-medya-beden-algisini-olumsuz-etkileyebiliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 14:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://besniguncelcom.teimg.com/crop/1280x720/besniguncel-com/uploads/2026/08/sosyal-medya-beden-algisini-olumsuz-etkileyebiliyor.png" type="image/jpeg" length="51833"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[25 Yıllık Sigara Bağımlılığına Elveda Dedi]]></title>
      <link>https://www.besniguncel.com/saglikli-hayat-merkezinin-destegiyle-25-yillik-sigara-bagimliligindan-kurtuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.besniguncel.com/saglikli-hayat-merkezinin-destegiyle-25-yillik-sigara-bagimliligindan-kurtuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Siirt'te yaşayan 40 yaşındaki Orhan Öneryıldız, 25 yıllık sigara alışkanlığını Sağlıklı Hayat Merkezi'nin danışmanlık desteğiyle bıraktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>SİİRT (AA) - MEHMET NİYAZİ DENİZ - Siirt'te yaşayan 40 yaşındaki Orhan Öneryıldız, 25 yıllık sigara alışkanlığını Sağlıklı Hayat Merkezi Sigara Bırakma Polikliniği'nden aldığı danışmanlık desteği sayesinde ilaç kullanmadan bıraktı.</p>

<p>İl Sağlık Müdürlüğünde hizmetli olarak görev yapan 2 çocuk babası Öneryıldız, 15 yaşında içmeye başladığı sigarayı 45 gün önce bırakmaya karar verdi.</p>

<p>Sağlıklı Hayat Merkezi Sigara Bırakma Polikliniğinde görevli Dr. Büşra Eskifuruncu ile tanışan Öneryıldız, sigarayı bırakma sürecinde sağlık ekiplerinden destek aldı ve bağımlılıktan tamamen kurtuldu.</p>

<p>Sigarayı bıraktıktan sonra sağlıklı bir yaşama başlayan Öneryıldız, evinin yanında bulunan parkta günde 2 saat egzersiz yapıyor.</p>

<p>Öneryıldız, AA muhabirine, sigarayı bırakma kararı aldığını, destekler sayesinde bunu başardığını söyledi.</p>

<p>- 'Sigarayı bıraktığım için memnunum'</p>

<p>Bağımlılıktan kurtulduktan sonra kendisini daha iyi hissettiğini dile getiren Öneryıldız, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Sağlıklı Hayat Merkezi'nde Büşra Hanım ile tanıştık. Bana çok yardımcı oldu. Sigarayı bırakmamda en büyük etkenlerden biri de kendileri oldu. 45 gündür sigara içmiyorum ve çok rahatım. 'Sigara içmeyeceğim' dedim ve bir daha içmedim. Sigarayı içen doğru bir şey yapmıyor. Şu an ağız tadım iyi, nefes darlığı çekmiyorum, kendimi daha iyi hissediyorum.'</p>

<p>Öneryıldız, sigarayı bıraktıktan sonra çocuklarının kendisine daha yakın davrandığını belirterek, 'Çocuklarım, 'Baba artık senden kötü koku gelmiyor, seni seviyoruz.' diyorlar. Sigarayı bıraktığım için bana teşekkür ediyorlar.' dedi.</p>

<p>Sigarayı bırakmanın mümkün olduğunu ifade eden Öneryıldız, şöyle konuştu:</p>

<p>'Bana, 'Sigarayı bırakacaksın' deselerdi hayatta inanamazdım. Günde 2 paket sigara içiyordum ve sigarasız bir hayat düşünemiyordum. Gerçekten sigara bırakılabilir. İnsan iradesini ortaya koymalı. Şimdi spor ve egzersiz yapıyorum. Sürekli parkta tempolu yürüyüş ve koşu yapıyorum. Sigarayı bıraktığım için memnunum.'</p>

<p>- 10 yılda binlerce danışana destek sağlandı</p>

<p>Siirt Sağlıklı Hayat Merkezi Sigara Bırakma Polikliniğinde Dr. Büşra Eskifuruncu, polikliniğin yaklaşık 10 yıldır aktif şekilde hizmet verdiğini söyledi.</p>

<p>Bu süreçte hizmet sunulan danışan sayısının 5 bini geçtiğini belirten Eskifuruncu, son dönemlerde yıllık başvuru sayısının 1000'i bulduğunu ifade etti.</p>

<p>Eskifuruncu, 2026'nın ilk 7 ayında 600 başvurunun yapıldığını ve yıl sonuna kadar bu sayının 1200'ü bulmasını hedeflediklerini kaydetti.</p>

<p>Poliklinikte hem ilaç hem de nikotin bandı tedavisi desteği sunulduğunu dile getiren Eskifuruncu, 'Günde 3 sigara içen danışanımıza da, günde 4 paket sigara içen danışanımıza da fayda sağlayabiliyoruz. Yani günlük içilen sigara miktarımızın çok olması ya da 30 yıllık, 40 yıllık, 50 yıllık içici olmamız bizi daha bağımlı bir hale getirmiş olmaz. '50 yıldır sigara içiyorum, günde 4 paket sigara içiyorum, artık sigarayı bırakamam' düşüncesi doğru bir düşünce değildir.' dedi.</p>

<p>Doğru tedaviyle bağımlılıktan kurtulmanın mümkün olduğunu anlatan Eskifuruncu, danışanlarından Öneryıldız'ın da 45 gün önce polikliniğe başvurduğunu ve tedavisine başlandığını belirtti.</p>

<p>Eskifuruncu, 'Kendisi sigarayı bıraktı. Her bağımlılık yenilebilir. Sigara bırakıldığında en kısa zamanda nefes almada, akciğer ve kalp sağlığında iyileşmeler başlıyor. Uzun vadede kalp krizi ve akciğer kanseri riski de azalıyor. Sigara, elektronik sigara ve nargile kullanan herkesi polikliniklere başvurmaya davet ediyoruz. Asla geç değildir.' diye konuştu.</p>

<p>Sigara bırakma sürecinde karbonmonoksit ölçümü yapılarak tütüne bağımlılıktaki değişimi de takip ettiklerini belirten Eskifuruncu, Öneryıldız'a yapılan ölçümlerde değerlerinin çok iyi olduğunun tespit edildiğini kaydetti.</p>

<p>#BesniGüncel #SigaraBırakma #SağlıklıYaşam</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİİRT, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.besniguncel.com/saglikli-hayat-merkezinin-destegiyle-25-yillik-sigara-bagimliligindan-kurtuldu</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 11:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://besniguncelcom.teimg.com/crop/1280x720/besniguncel-com/uploads/2026/08/saglikli-hayat-merkezinin-destegiyle-25-yillik-sigara-bagimliligindan-kurtuldu.jpg" type="image/jpeg" length="24803"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yazın Ciltteki Beyaz Lekelere Dikkat!]]></title>
      <link>https://www.besniguncel.com/yazin-ciltteki-beyaz-lekelere-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.besniguncel.com/yazin-ciltteki-beyaz-lekelere-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz aylarında belirginleşen beyaz, kahverengi ve pembe lekeler, halk arasında “samyeli” olarak bilinen tinea versikolorun işareti olabilir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>BESNİ GÜNCEL - Sıcak ve nemli havaların etkisiyle bazı cilt hastalıkları yaz aylarında daha belirgin hale geliyor. Özellikle ciltte ortaya çıkan beyaz, açık kahverengi veya pembe renkli lekeler, halk arasında “samyeli” olarak bilinen tinea versikolor enfeksiyonunun habercisi olabiliyor.</p>

<p>Acıbadem Taksim Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Melda Koyuncu, tinea versikolor hakkında merak edilenleri anlatarak özellikle yaz döneminde ciltte meydana gelen renk değişikliklerinin dikkate alınması gerektiğini belirtiyor.</p>

<p>GENELLİKLE BULAŞICI DEĞİL</p>

<p>Tinea versikolor, deride renk değişikliklerine yol açan yüzeysel bir mantar enfeksiyonu olarak tanımlanıyor. Hastalığın etkeni çoğunlukla ciltte normalde de bulunan Malassezia adlı maya.</p>

<p>Bu mikroorganizma bazı kişilerde aşırı çoğalarak enfeksiyona neden olabiliyor. Tinea versikolor, diğer bazı mantar enfeksiyonlarının aksine genellikle bulaşıcı kabul edilmiyor.</p>

<p>BEYAZ VE PEMBE LEKELERLE ORTAYA ÇIKIYOR</p>

<p>Hastalığın en belirgin özelliğini ciltte oluşan renk değişiklikleri oluşturuyor. Lekeler çoğunlukla gövde, omuz, boyun ve kollarda görülüyor.</p>

<p>Beyaz, kahverengi, pembe veya sarımsı renkte olabilen lekelerin üzerinde hafif kepeklenme ya da ince pul pul dökülme görülebiliyor. Bazı kişilerde hafif kaşıntı da ortaya çıkabiliyor.</p>

<p>Özellikle güneşe çıkıldığında lekeler daha belirgin hale gelebiliyor. Bunun nedeni, enfeksiyon bulunan bölgelerin çevresindeki sağlıklı cilt gibi bronzlaşmaması.</p>

<p>SICAK VE NEMLİ HAVA TETİKLİYOR</p>

<p>Tinea versikolorun ortaya çıkmasında veya tekrarlamasında sıcak ve nemli hava önemli rol oynuyor. Bunun yanı sıra aşırı terleme, yağlı cilt yapısı, bağışıklık sisteminin baskılanması ve hormonal değişiklikler de hastalığı tetikleyebiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ergenler ve genç yetişkinler, daha yağlı cilt yapısına sahip olmaları nedeniyle hastalıktan daha sık etkilenebiliyor. Bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde de enfeksiyon görülebiliyor.</p>

<p>TANI MUAYENEYLE KONULABİLİYOR</p>

<p>Tinea versikolorun tanısında çoğu zaman dermatolojik muayene yeterli oluyor. Gerekli görülen durumlarda lekelerin üzerindeki ince kepekler mikroskop altında incelenerek tanı kesinleştirilebiliyor.</p>

<p>Ayrıca Wood lambası kullanılarak yapılan incelemede sarımsı-yeşil renk değişikliğinin görülmesi de tanıyı destekleyebiliyor.</p>

<p>TEDAVİDE MANTAR KARŞITI ÜRÜNLER KULLANILIYOR</p>

<p>Hastalığın tedavisinde genellikle mantar karşıtı krem ve şampuanlardan yararlanılıyor. Selenyum sülfit, çinko pirition ve ketokonazol gibi etken maddeler içeren ürünler tedavide kullanılabiliyor.</p>

<p>Yaygın veya tekrarlayan vakalarda ise doktor tarafından ağızdan alınan ilaçlar önerilebiliyor.</p>

<p>Tedaviyle mantar ortadan kaldırılsa bile ciltte oluşan renk farklılıklarının hemen kaybolmayabileceğine dikkat çekiliyor. Cilt renginin normale dönmesi haftalar hatta aylar sürebiliyor.</p>

<p>TERLİ KIYAFETLER UZUN SÜRE GİYİLMEMELİ</p>

<p>Hastalığın tekrarlamasını önlemek için özellikle yaz aylarında cildin kuru tutulması önem taşıyor. Uzmanların önerileri arasında şu noktalar öne çıkıyor:</p>

<p>* Terli kıyafetlerle uzun süre kalınmaması,</p>

<p>* Yoğun terleme veya egzersiz sonrasında duş alınması,</p>

<p>* Kuru kıyafetlerin tercih edilmesi,</p>

<p>* Sıcak ve nemli ortamlarda cildin mümkün olduğunca kuru tutulması,</p>

<p>* Bol ve pamuklu kıyafetler giyilmesi,</p>

<p>* Çok sıcak ve uzun banyolar yerine ılık duş alınması.</p>

<p>Daha önce sık tekrarlayan vakalarda, doktor önerisiyle koruyucu amaçlı antifungal şampuan uygulamalarının da değerlendirilebileceği belirtiliyor.</p>

<p>Uzmanlar, yaz aylarında ortaya çıkan ve özellikle güneşlenmeyle daha belirgin hale gelen cilt lekelerinin ihmal edilmemesi, doğru tanı ve tedavi için dermatoloji uzmanına başvurulması gerektiğini vurguluyor.</p>

<p>#CiltSağlığı #Samyeli #TineaVersikolor #Mantar #YazSağlığı #Dermatoloji #CiltLekeleri</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.besniguncel.com/yazin-ciltteki-beyaz-lekelere-dikkat</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 15:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://besniguncelcom.teimg.com/crop/1280x720/besniguncel-com/uploads/2026/08/yazin-ciltteki-beyaz-lekelere-dikkat.png" type="image/jpeg" length="12471"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
