Anadolu Ajansının Türkiye’nin yöresel tatlarını tanıtmak amacıyla hayata geçirdiği Memleket Sofrası Projesi kapsamında, Elazığ mutfağının köklü lezzetlerinden mukaşerli erişte çorbasının yapımı ve kültürel hikâyesi anlatıldı.
Osmanlı mutfağından günümüze uzanan bu özel çorba, adını kara nohutun kabuklarının soyulmuş hali olan “mukaşer” ile eriştenin birleşiminden alıyor. Kendine özgü aroması ve doyurucu yapısıyla özellikle ramazan sofralarında tercih ediliyor.
Elazığ Halk Eğitimi Merkezinde usta öğretici ve işletme sahibi Müyesser Ünsaldı, çorbanın yalnızca bir yemek olmadığını, aynı zamanda paylaşma kültürünün bir yansıması olduğunu belirtti.
Geçmişte Elazığ ve çevresinde erişte kesiminin imece usulü yapıldığını anlatan Ünsaldı, komşuların bir araya gelerek hamur açtığını, erişteleri birlikte kesip adil şekilde paylaştığını ifade etti. Günün sonunda ise hazırlanan eriştelerin bir kısmıyla büyük kazanlarda mukaşerli erişte çorbası pişirilir, herkes aynı sofrada buluşurdu.
Bu yönüyle mukaşerli erişte çorbası, emeğin, dayanışmanın ve misafirperverliğin simgesi olarak öne çıkıyor.
MALZEMELER (6 KİŞİLİK)
-
1 kase erişte
-
1 su bardağı mukaşer
-
250-300 gram kuşbaşı et
-
1 kuru soğan (isteğe bağlı)
-
50 gram kuyruk yağı
-
1 yemek kaşığı biber salçası
-
1 yemek kaşığı domates salçası
-
8 su bardağı su
-
Tereyağı
-
Az miktarda zeytinyağı
-
Tuz
-
Pul biber
Erişte için:
-
1,5 su bardağı un
-
Yarım tatlı kaşığı tuz
-
1 su bardağına yakın su
ERİŞTENİN HAZIRLANIŞI
Un ve tuz karıştırılır, yavaş yavaş su eklenerek sert kıvamlı bir hamur yoğrulur. Yarım saat dinlendirilen hamur bezelere ayrılarak oklava ile açılır. Katlanarak ince şeritler halinde kesilir. İsteğe bağlı olarak hazır kurutulmuş erişte de kullanılabilir.
ÇORBANIN YAPILIŞI
Tereyağı, zeytinyağı ve kuyruk yağı tencerede eritilir. Kuşbaşı et kavrulur. Etler alındıktan sonra salçalar eklenerek kavrulmaya devam edilir. Yıkanmış mukaşer ilave edilerek pişirilir. Ardından kavrulmuş et ve erişte eklenir. Tuz ve pul biberle tatlandırılan çorba, erişteler yumuşayana kadar pişirilir. Servis öncesi nane eklenerek sıcak şekilde sunulur.
Osmanlı’dan miras bu geleneksel tat, Elazığ mutfağının zenginliğini gözler önüne sererken, geçmişten bugüne uzanan paylaşma kültürünü de yaşatmaya devam ediyor.
Next






