Başkan Kılınç: Gece gündüz demeden çalışıyoruz Başkan Kılınç: Gece gündüz demeden çalışıyoruz

Tütün konusunda da çağrılarını yineleyen Tutdere ‘Bu toprakların binlerce yıllık geçmişine tanıklık eden, yüz binlerce insanın ekmeğine kaçak muamelesi yapılıyor. Bu, ülkemiz için ayıp. Gelin ülkemizi ve tütün üreticilerimizi bu ayıptan kurtaralım” dedi.
"Atatürk Barajı'nda tehlike çanları çalıyor"
Bakan Yumaklı’nın bütçe sunumundaki ‘Ulusal Su Seferberliği’ vurgusuna dikkat çeken CHP’li Tutdere, “Tam bu noktadan sizin Bakanlığınızın dikkatlerini Atatürk Barajı'na çekmek istiyorum. Atatürk Barajı'nda ciddi bir tehlike var, tehlike çanları çalıyor. Adıyaman'ın depremden kaynaklı bütün inşaat malzemesi, bütün atıklar Atatürk Barajı'nın hemen yakınındaki bir dere yatağına istiflendi, orada ayrıştırma çalışmaları yapılıyor. Dolayısıyla inşaat atıklarındaki asbest başta olmak üzere kimyasal, biyolojik tüm atıklar yağmurla birlikte Atatürk Barajı'na akacak ve belki de Türkiye tarihinin en büyük çevre felaketiyle karşı karşıya kalacak. Bakanlığınızı bu konuda acilen tedbir almaya davet ediyorum. Bu konuda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına, ilgili tüm yerlere soru önergeleri sunduk, gerekli taleplerde bulunduk. Ancak bu saate kadar bir tedbir alınmadı, umarım sizler bu konuda duyarlı olursunuz” dedi. 
"6 Şubat depreminde suyu görmeden vefat eden binlerce çiftçimiz oldu"
Seçim bölgesi Adıyaman’ın sulama sorunlarına da değinen Tutdere, “Adıyaman, Atatürk Barajı'na ev sahipliği yapan bir kent. Atatürk Barajı'na çok büyük fedakarlıklar yapıp Atatürk Barajı'nın suyundan faydalanmayan, topraklarının yüzde 80'inde kuru tarım yapan bir kent. Yıllardır çiftçilerimiz suya bakıyor, su bize bakıyor, sudan bir türlü faydalanamadık. Ak Parti iktidarları her seçim öncesi Adıyaman'daki sulama projeleriyle ilgili sözler verdiler, vaatler verdiler ancak bunlar bir türlü bitirilemedi. Örneğin Koçali Barajı, örneğin Çetintepe Barajı, örneğin Gömükan Barajı. Bu barajlardaki çalışmalar kaplumbağa hızıyla ilerliyor, Adıyaman çiftçisi suya hasret, topraklarımız suya hasret bekliyor. 6 Şubat depreminde suyu görmeden vefat eden binlerce çiftçimiz oldu. Bu hasretin son bulmasını istiyoruz Sayın Bakan. Bu bütçeden artık Adıyaman'daki sulama projelerine kaynak aktarılmasını bekliyoruz” şeklinde konuştu.
 "Baraj havzasında kalan köyle kamulaştırma bekliyor"
Baraj havzasında kalan köylerdeki kamulaştırma sorunuyla sulama projelerine dikkat çeken Tutdere, “Koçali Barajı'nın göl havzasındaki köylerimiz depremden de etkilendiler, bir türlü kamulaştırma çalışmaları yapılmadı. Eğer vatandaşlarımızın arazilerini, evlerini kamulaştırırsanız belki hem depremin mağduriyetini gidermiş olursunuz hem de bakanlıklar arasındaki koordinasyon eksikliğinden kaynaklı mağduriyetleri önlemiş olursunuz. Bağlıca, Gökçay, Koçali ve Doğanlı köylerimizin bir an evvel kamulaştırmalarının yapılmasını bekliyoruz. Bunun dışında, Adıyaman'da özellikle Bebek 1, Bebek 2 Sulama Projeleri de yıllardır söyleniyor ancak bir türlü kaynak aktarılmadı. Bu konuda da eğer bu bütçeden kaynak aktarırsanız depremin yaralarını az da olsa sarmış olursunuz. 
"Binlerce insanın ekmeğine kaçak muamelesi yapılıyor"
Adıyaman’ın tütünün başkenti olduğunu söyleyen Tutdere, “Sarmalık tütün konusunda geçen dönemlerde Plan ve Bütçe Komisyonunda ve Genel Kurulda gerçekten çok yoğun mesailer yaptık ama bir türlü bu yerli sarmalık tütünle ilgili mesele çözülmedi Sayın Bakan. Elmayla armutlar aynı torbaya konuldu, yapılan yönetmelik yanlış olduğu için sorun çözülemiyor. Kooperatif modeli getirildi, bu modelle de bu işin çözülme imkânı yok. Bu yönetmelikte yerli tütünle yabancı tütünler aynı kefede değerlendiriliyor ve kooperatifler de büyük şirketlerle aynı statüde değerlendiriliyor. Dolayısıyla kooperatiflerin bu mevcut düzende büyük sigara şirketlerine veya sarmalık üretimi yapan şirketlerle mücadele etmesi, rekabet etmesi imkânsız, yani tabir yerindeyse ölü doğdular. Dolayısıyla bu konuda yeni bir stratejiye, yeni bir çalışmaya ihtiyaç var. Ayrıca şu anda sarmalık tütündeki hapis cezaları yürürlükte ve bu büyük bir mağduriyet yaratıyor. Bu mağduriyetin giderilmesi için de biz yasa tekliflerini daha önce Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak sunduk, yine sunacağız. Bu hapis cezası tamamen saçma bir şey. Düşünün, millî ve yerli olarak bu topraklarda üretilen bir ürüne siz hapis cezası getiriyorsunuz, sonra da "millî ve yerli" iktidar diyorsunuz. Kaçakçı muamelesi görüyor insanlar. Kaçak olabilmesi için yurt dışından Türkiye'ye yasa dışı yollarla gelmiş olması gerekir. Ama bu toprakların tanığı, bu toprakların binlerce yıllık geçmişine tanıklık eden, yüz binlerce insanın ekmeğine kaçak muamelesi yapılıyor. Bu, ülkemiz için ayıp. Cumhuriyetin ikinci yüzyılında, gelin hep beraber ülkemizi, tütün üreticilerimizi bu ayıptan kurtaralım” şeklinde konuştu.
"AK Parti oyu alıyor ama desteği Adıyamanlıya vermiyor"
Adıyaman’ın tarımsal alandaki eksiklerini sıralayarak giderilmesini talep eden Tutdere, “Biz yıllardır hep söylüyoruz ancak Adıyaman bir türlü IPARD kapsamına alınmıyor. Bu konuda sizlerden destek bekliyoruz. Tarım iliyiz, deprem iliyiz. Bu konuda bir çalışma yaparsanız yaraları sarmış olursunuz.
Ayrıca Pınaryayla göleti, Kuşakkaya göleti de sizlerden ödenek bekliyor, destek bekliyor. Adıyaman'ın tarımda kullanılan elektrikte desteklenen iller arasına alınmasını bekliyoruz. Çevre illerimizin tamamı bundan faydalanıyor, ne hikmetse Adıyaman bu konuda bir türlü Ak Parti iktidarı tarafından görülmedi. Ak Parti oyu alıyor ama desteği Adıyamanlıya vermiyor. İnşallah bu kötü durumu siz kırarsınız, Adıyaman'ı tarımda kullanılan elektriğin desteklendiği iller arasına alırsınız, çiftçilerimizin de en azından bir talebini karşılamış olursunuz” dedi.