Bu partide yıllarca emek vermiş, gençlik kolları başkanlığı yapmış, ilçe yönetiminde görev almış biri olarak bugün yaşanan samimiyetsizliğe, suskunluğa ve koltuk uğruna yapılan ikiyüzlülüğe artık sessiz kalmayacağım!
Yıllarca seçim üstüne seçim kaybedilirken sesi çıkmayanlar, milyonların umutları tüketilirken ortada görünmeyenler, bugün çıkıp “partiyi düşünüyoruz” masalı anlatıyorsa kimse kusura bakmasın; buna inanacak kadar saf değiliz!
Daha düne kadar kaybedilen her seçim sonrası üç maymunu oynayanların, bugün başarı gelmişken CHP’nin iradesine saldırması düpedüz siyasi fırsatçılıktır.
Ve buna alkış tutanlar da bu yanlışın ortağıdır!
En acısı ne biliyor musunuz?
Türkiye’nin dört bir yanında parti binaları açıkken, insanlar demokrasiye ve partisine sahip çıkarken, Adıyaman’da il başkanlığının kapısının kapalı olmasıdır!
İşte asıl utanç budur!
Parti zor günde açık olur, mücadele gününde açık olur, halk yanında olduğunu görmek istediğinde açık olur!
Sonra çıkıp türlü bahaneler üretmek, cenazeyi kalkan yapmak, eleştirileri görmezden gelmek; siyasi sorumluluktan kaçmaktır.
Bir il başkanı önce partisinin iradesinin yanında durur!
Ama bugün görüyoruz ki bazıları halkın sesine değil, kendi çevresinin alkışına kulak veriyor.
Sosyal medyada çıkıp il başkanına fedailik yapanlara da açık söylüyorum:
Siz CHP’yi savunmuyorsunuz, belli isimlerin koltuk nöbetçiliğini yapıyorsunuz!
Eleştiriyi hazmedemeyen bu kibirli anlayış, CHP’ye yıllardır zarar veren anlayışın ta kendisidir.
Ben bu partide afiş astım, sokak sokak çalıştım, gençlik örgütlerinde mücadele ettim.
Bu yüzden kimse bana CHP’liliği öğretemez!
Asıl CHP’lilik; yanlış karşısında susmamak, başarısızlığı alkışlamamak ve partiyi şahısların egosuna teslim etmemektir.
Bugün hâlâ çıkıp geçmişin başarısızlıklarını romantikleştirenler şunu iyi bilsin:
CHP kimsenin tapulu malı değildir!
Bu parti; koltuk sevdalılarının değil, emek verenlerin ve mücadele edenlerindir.
Ben duruşumu net koyuyorum:
Bugün CHP’de değişimin, mücadelenin ve halkın umudunun yanında olan Sayın Özgür Özel’in yanında durmaya devam edeceğim.
Çünkü başarıyı, mücadeleyi ve örgütün iradesini desteklemek boynumuzun borcudur.
Ama yıllarca başarısızlıkları normalleştiren, partiyi yıpratan ve bugün hâlâ perde arkasından kriz üretmeye çalışan eski anlayışın da sonuna kadar karşısında olacağım!
Hiç kimse CHP’yi kişisel hesapların, kırılmış egoların ve koltuk savaşlarının merkezine çeviremez!
Ve unutulmasın…
Tabanın sesinden korkanlar, eleştiriden rahatsız olanlar, parti binasının kapısını halka kapatanlar; yarın dönüp bu örgütün vicdanına hesap veremezler!
Next




