BESNİ GÜNCEL - Memur-Sen İl Temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen Adıyaman Şube Başkanı Mehmet Demir, Ocak ayı enflasyon oranlarının açıklanmasının ardından önemli açıklamalarda bulundu.

'Şehrini Geliştir Kocaeli' ödülleri sahiplerini buldu
'Şehrini Geliştir Kocaeli' ödülleri sahiplerini buldu
İçeriği Görüntüle

2026 yılının ilk enflasyon rakamının yüzde 4,84 olarak açıklandığını hatırlatan Başkan Demir, 8. Toplu Sözleşme sürecinin mutabakatsızlıkla sonuçlanmasının ardından Hakem Kurulu Kararı olan yüzde 11’lik artışın neredeyse yarısının ilk aydan eridiğini belirtti.

ZORUNLU HARCAMA SEPETLERİNDE ARTIŞ DEVAM EDİYOR

2026 Ocak enflasyonunun; son 5 yıllık “Ocak ayı enflasyon rakamları” içerisinde en düşük ve son 11 aylık enflasyon rakamları içerisinde en yüksek enflasyon olarak kayıtlara geçtiğini ifade eden Demir; “En yüksek artış gıda, ulaştırma ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda görülüyor. Kamu görevlilerimiz başta olmak üzere sabit gelirlilerin zorunlu harcama sepetlerinde artış devam ediyor. Ramazan ayının kamu görevlilerimiz için zor geçeceği açıktır” şeklinde konuştu.

CEBİMİZDE HİSSEDİLEN ORANLARDA DEĞİŞİKLİK YAŞANMIYOR

Hedeflenen enflasyonun tutması için bundan sonraki aylarda enflasyonun yüzde 1’i geçmemesi gerektiğini aksi takdirde hedeflenen/beklenen enflasyonun tutma olasılığı oldukça düşük olduğunu kaydeden Mehmet Demir; “6 aylık dönemsel enflasyon rakamlarının son ayları genellikle baskılanarak enflasyon oranları düşürülüyor, maaş ve ücretlere yansıyacak oran ise azaltılıyor. Geçtiğimiz dönemlerde de bu hususları sık sık yaşadık, dile getirdik. Yıllık ve aylık enflasyon oranlarının düşmesi ekonomiye dair olumlu beklentiler açısından oldukça kıymetli. Enflasyonun hızı düşüyor, rakamlar küçülüyor fakat cebimizde hissedilen oranlarda değişiklik yaşanmıyor. Çünkü alım gücümüz gerektiği gibi, maaş ve ücretlerimiz ise hak ettiği seviyede artırılmıyor” dedi.

BEKLENTİMİZ AÇIK VE NETTİR

Mehmet Demir, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hedeflenen enflasyonun tutması için rakamsal baskılamalar değil, piyasada hissedilir politikalar üretilmeli, sapmaların maliyeti memurun emeklinin sırtına yüklenmemelidir. 2025 Ağustos ayında, toplu sözleşme görüşmelerinde, Hakem Kurulu sürecinde, Bütçe görüşmeleri öncesinde Meclis önünde Seyyanen Zam talebimizi ve beklentimizi açıkça dile getirdik. Bugün artık resmi ve ciddi bir adımın atılması gerekiyor. 10-15 yılda bir bozulan, çalışanlar arasında kıyaslamaya mecbur bırakılan ve kamu da huzursuzluğu artıran çarpıklaşma artık son bulmalıdır. Eşit işe eşit ücret diye yola çıkılan mevcut durumda; eşit iş, eşit statü ve eşit ücret maalesef kalmamıştır. Beklentimiz açık ve nettir. Kamuda ücret reformu, personel sisteminde bütünlük ve kamu görevlileri sendikacılığında özgürlük… Acilen; kamuda ücret reformu yapılmalı, çalışmaları başlamalıdır. Sosyal tarafların katılımıyla tamamlanmalı, statüler arasındaki çarpıklaşma sonlandırılmalıdır. Buna uygun olarak; 4688 sayılı Kanun değiştirilmeli, masanın dışında personel sistemini bozan uygulamalara artık yer verilmemelidir. 8 dönem gerçekleştirilen, 4’ünde uzlaşma sağlanamayan bu sistemle 9. Dönem Toplu Sözleşme süreci beklenmemelidir.”

Muhabir: Selçuk Akbaş