İSTANBUL (AA) - GÜLSELİ KENARLI - Temel İhtiyaç Derneği (TİDER) Genel Müdürü Nil Tibukoğlu, bağış esasına dayalı gıda bankacılığı sisteminin israfı önlerken sosyal fayda da sağladığını, uygulamanın yaygınlaşması için kapsamlı düzenlemeler yapılabileceğini kaydetti.

Sıfır Atık Vakfı koordinasyonunda İstanbul'da düzenlenen Sıfır Atık Forumu'nda gıda israfını önleme konusu katılımcılar tarafından çeşitli platformlarda gündeme getiriliyor.

Forum katılımcılarından TİDER Genel Müdürü Nil Tibukoğlu, AA muhabirine küresel çapta gıda israfının yüksek seviyelerde seyrettiğini söyledi.

İsrafı önleme noktasında gıda bankacılığının dünya genelinde uzun yıllardır uygulanan bir model olduğunu belirten Tibukoğlu, sistemin, bağışlanabilir durumda olan ve insan kullanımına uygun ürünlerin bağış olarak alınıp yine sıfır bedelle ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması üzerine kurulu olduğunu ifade etti.

Tibukoğlu, 'İhtiyaç sahipleri de kaymakamlıklar, belediyeler ve sosyal yardım mekanizmaları aracılığıyla belirleniyor. Dünyanın birçok ülkesinde bu şekilde uygulanıyor. Ürünlerin gıda güvenliği çerçevesinde bağışlanıp ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması hem israfı önlüyor hem de sosyal fayda sağlıyor.' dedi.

Ürünlerin yeniden kullanımı konusunda başta belediyeler, kaymakamlıklar ve yerel sivil toplum kuruluşlarının daha fazla teşvik edilmesi gerektiğini vurgulayan Tibukoğlu, Türkiye'de bağışlanan ürünlerin vergiden düşülmesini sağlayan düzenlemenin bağışçılar açısından önemli bir teşvik olduğunu, buna karşın gıda bankacılığının yaygınlaştırılması için yeni adımlar atılması gerektiğini kaydetti.

Tibukoğlu gıda bankacılığının yalnızca gıdayı değil, kullanılabilir durumdaki gıda dışı ürünleri de kapsadığına değindi.

Corendon'dan Antalya'da Mavi Akdeniz'e Çevre Desteği
Corendon'dan Antalya'da Mavi Akdeniz'e Çevre Desteği
İçeriği Görüntüle

- Tavsiye edilen tüketim tarihiyle son kullanma tarihi karmaşası

Gıda israfının önemli nedenlerinden birinin tavsiye edilen tüketim tarihi ile son kullanma tarihi arasındaki farkın yeterince bilinmemesi olduğunu dile getiren Tibukoğlu, bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğine işaret etti.

Tibukoğlu, 'Tavsiye edilen tüketim tarihinin ne anlama geldiğinin bilinmemesi nedeniyle market raflarından yüz binlerce ton ürün atığa gidiyor. Oysa tavsiye edilen tüketim tarihi geçen birçok ürün, uygun koşullarda saklandığı sürece tüketilebiliyor. Bu konuda toplumun bilinçlendirilmesi gerekiyor.' diye konuştu.

Geçmişte birçok ürünün ambalajsız ya da basit ambalajlarla saklandığını hatırlatan Tibukoğlu, bugün ise marketlerde satılan hemen her ürünün üzerinde bir tarih bulunduğunu ve tüketicilerin bu tarihleri çoğu zaman yanlış yorumlayabildiğini belirtti.

Tibukoğlu, şöyle devam etti:

'Tarihi görünce birçok kişi o ürünün artık tüketilemeyeceğini düşünüyor. Sanki ürün o anda bozulacakmış gibi algılanıyor. Halbuki özellikle bakliyat gibi ürünlerde yer alan tarih çoğu zaman son kullanma tarihi değil, tavsiye edilen tüketim tarihidir. Tadında, kokusunda ve dokusunda bir bozulma yoksa bu ürünler kullanılabilir.'

Et, süt ve benzeri kolay bozulabilen ürünlerde son kullanma tarihine mutlaka uyulması gerektiğini vurgulayan Tibukoğlu, 'Soğuk zincir ürünlerinde son kullanma tarihi geçtikten sonra ürün kesinlikle tüketilmemeli, bağışlanmamalı ve kullanılmamalı. Ancak tavsiye edilen tüketim tarihi aynı şey değil. Burada tüketicilerin bilinçlenmesi gerekiyor.' değerlendirmesinde bulundu.

- 'Tüm tedarik zinciri bu sistemin parçası olmaIı'

Toplumda restoranlarda artan yemeğin paket yaptırılmasına yönelik çekincelerin de sürdüğünü ifade eden Tibukoğlu, bunun da israfı artıran unsurlardan biri olduğunu bildirdi.

Gıda israfıyla mücadelede en büyük kayıpların hane halkından çok üretim ve perakende aşamalarında yaşandığına dikkati çeken Tibukoğlu, insan tüketimine uygun ürünlerin atılmasının önüne geçilmesi gerektiğini söyledi.

Tibukoğlu, bu konuda yasal düzenlemelerin güçlendirilmesi ve üretici ile perakendecilerin öncelikle gıda bankaları ya da sosyal yardım kuruluşlarıyla işbirliği yapmasının zorunlu hale getirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Tarladan markete kadar tüm tedarik zincirinin bu sistemin parçası olması gerektiğini kaydeden Tibukoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:

'Gıda bankacılığının yaygınlaşması için hem teşvik edici hem de yaptırım içeren düzenlemelere ihtiyaç var. Bugün üreticileri bağış yapmaya, belediyeleri ve kaymakamlıkları gıda bankası kurmaya ikna etmeye çalışıyoruz. Ancak bu sürecin yalnızca ikna yoluyla ilerlemesi mümkün değil, gıda israfını azaltmak ve insan kullanımına uygun ürünlerin çöpe gitmesini önlemek için güçlü ve kapsamlı bir yasal çerçeveye ihtiyaç var.'

#BesniGuncel #Gıdaİsrafı #GıdaBankacılığı

Kaynak: AA