ADIYAMAN – Prof. Dr. Fevzi Rençber, 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin yıl dönümü dolayısıyla yaptığı kapsamlı açıklamada, felaketin yalnızca binaları değil, toplumsal düzeni ve vicdanları da derinden sarstığını vurguladı.

Prof. Rençber, 6 Şubat’ın sıradan bir tarih olmadığını belirterek, “Bu gece Adıyaman’ın yüreğine kazınmış bir çığlıktır. Toprağın yarıldığı, binaların sustuğu, insanların enkaz altından hayata tutunmaya çalıştığı bir gecedir. Unutmak, Adıyaman’a ihanettir” ifadelerini kullandı.
“BETONDAN ÖNCE ÇÜRÜYEN ŞEY SİSTEMDİR”

Depremi sadece doğal bir afet olarak görmenin eksik olacağını söyleyen Rençber, yaşananların aynı zamanda bir sistem krizi olduğunu dile getirdi. Ehliyetsizlik, liyakatsizlik ve denetimsizliğin teknik kavramlar değil, doğrudan can kaybına yol açan tercihler olduğuna dikkat çeken Rençber, “Betondan önce çürüyen şey sistemdir. Şehirler mühendislikle ayakta kalır, torpille değil” dedi.

Şehir planlamasındaki hatalara da değinen Rençber, tek girişli ve tek çıkışlı kent yapısının büyük bir risk oluşturduğunu belirterek, afet anında yolların kapanmasının ve sağlık altyapısının yetersiz kalmasının acıyı büyüttüğünü söyledi. Ulaşım ağlarının çeşitlendirilmesi, sağlık altyapısının güçlendirilmesi ve afet senaryolarının masa başında değil sahada test edilmesi gerektiğini vurguladı.
“DEPREM NE PARTİ TANIR NE İDEOLOJİ”

Adıyaman’ın polemikle değil icraatla ayağa kalkacağını ifade eden Rençber, acının dahi zaman zaman siyasete malzeme edilmesinin toplumsal yarayı derinleştirdiğini belirtti. “Deprem ne parti tanır ne ideoloji. Adıyaman’ın ihtiyacı polemik değil, birliktir. Hesaplaşma değil, ayağa kalkmaktır” dedi.
“YEREL MEDYA SUSTURULURSA ŞEHİR KARANLIKTA KALIR”

Yerel medyanın deprem sürecindeki rolüne de özel bir parantez açan Rençber, enkaz başında sabahlayan, köy köy dolaşan ve unutulan mahalleleri gündeme taşıyan yerel gazetecilerin, şehrin hafızasını diri tuttuğunu ifade etti. “Yerel medya susturulursa şehir karanlıkta kalır. Hafızasını kaybeden şehir, yarasını da saramaz” sözleriyle basının önemine dikkat çekti.
“İSTİHDAM PROJELERİ HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR”

Depremin sadece yapıları değil, insanların ruh dünyasını da yıktığını vurgulayan Rençber, çocukların hâlâ geceleri irkildiğini, birçok insanın işsiz kaldığını ve gençlerin göç ettiğini hatırlattı. Yeniden inşanın yalnızca konut yapmakla sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Rençber, psikososyal destek, üretim alanları ve istihdam projelerinin hayati önemde olduğunu söyledi. “Şehir sadece betonla kurulmaz; umutla kurulur. Psikolojik destek olmadan, üretim olmadan, istihdam olmadan şehir ayağa kalkmaz” dedi.
“HATIRLAMAK, TEKRAR ETMEMEK İÇİNDİR”

Açıklamasında depremde hayatını kaybedenlerin geride bıraktığı çocukların, yetimlerin ve hatıraların birer istatistik değil, bu şehrin vicdan defteri olduğunu belirten Rençber, felaket günü yardıma koşan gönüllüleri, sağlık çalışanlarını ve isimsiz kahramanları da unutmadı. Ancak Adıyaman’ı sahipsiz bırakanların da hatırlanması gerektiğini vurgulayarak, “Hatırlamak, tekrar etmemek içindir” ifadelerini kullandı.
“6 ŞUBAT’I UNUTMAMAK ZORUNDAYIZ”

Rençber sözlerini şu çağrıyla tamamladı: “6 Şubat’ı unutmak sadece geçmişi silmek değildir, geleceği de riske atmaktır. Adıyaman bugün ayağa kalkmaya çalışıyor. Bu ancak liyakatle, bilimle, adaletle ve vicdanla mümkündür. Adıyaman ‘Acıyaman’ diye anılmayı değil, güvenli bir şehir olmayı hak ediyor. Ve biz 6 Şubat’ı unutmamak zorundayız. Çünkü unutursak aynı enkazın altında bir kez daha kalırız.”




