Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adıyaman İl Başkanı Engin Doğan, 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin 3. yıl dönümünde açıklama yaptı. Depremin ardından Adıyaman'ın uzun süre kayıtlarda dahi yer almadığını ifade eden Doğan, ajanslara ve televizyonlara yansıyan haberlerde Adıyamanlıların adının geçmediğini, bunun sahipsizlik duygusunu derinleştirdiğini söyledi. Doğan, 'Adıyaman halkı, diğer deprem illerinden farklı olarak acıları yarıştırmadan yalnızlık felaketini zirvede yaşadı ve bunu unutmadı' ifadelerini kullandı.
'Acının Zirvesini Yaşadık'
Adıyamanlı olarak 6 Şubat'ta ne yaşandığını çok iyi bildiklerini ifade eden Doğan, 'Biz acının zirvesini yaşadık. Tüm halkımızla birlikte, Adıyaman halkıyla birlikte acının en ağır halini yaşadık. Burası Mezopotamya'nın göbeği. Kadim Adıyaman halkından bahsediyoruz. Edebiyatıyla, felsefesiyle, şarkısıyla, türküsüyle, folkloruyla kendine has, şahsına münhasır bir halktan söz ediyoruz' dedi.
'Üç Gün Boyunca Yok Sayıldık'
Adıyaman halkının 6 Şubat'ta üç gün boyunca yok sayıldığını dile getiren Doğan, 'Adıyaman halkı, koca devletin kayıtlarında adının geçmediğini gördü. Haberler ajanslara ve televizyonlara düştüğünde Adıyamanlılarla ilgili tek kelime duymadık, görmedik, hissetmedik. Sahipsizliğin ne olduğunu iliklerimize kadar yaşadık' ifadelerini kullandı.
'Bu Sahipsizliği Asla Unutmayacağız'
Yaşananların unutulmayacağını vurgulayan Doğan, 'Peki biz bunu unutur muyuz? Asla unutmayız. Adıyaman halkı, diğer deprem illerinden farklı olarak acıları yarıştırmadan yalnızlık felaketini zirvede yaşadı ve bunu unutmadı. Cumhuriyet Halk Partisi, 24 saat içinde tüm milletvekillerinin organizasyonunu tamamlayarak köy köy, belde belde sahaya indi. Gölbaşı Harmanlı'dan Adıyaman Merkez'in dağ köylerine kadar her yere gidildi. Dönemin milletvekillerinden Abdurrahman Tutdere sokaklardan ayrılmadı, evinin yüzünü görmedi' dedi.
'Bu Konu Siyaset Üstüdür'
Deprem sürecinin siyaset üstü olduğunu vurgulayan Doğan, 'Ancak bunu siyaset olarak görenler enkazların üzerinde halay çekti. Biz ise yol arkadaşlarımızla birlikte bu meseleyi siyaset üstü gördük. Bugün halkımızın bizlere iktidar sorumluluğunu layık görmesinin nedeni de budur. İzmir, İzmit ve Mersin belediyelerimiz konteyner kentler kurdu. Gölbaşı bölgesindeki su problemi Vahap Seçer'in hızlı müdahalesiyle çözüldü. Yardımlar disiplinli ve organize bir şekilde taşındı ve dağıtıldı' dedi.
'17 Bin Konut Var, 4 Bini Kullanılıyor'
Aradan geçen üç yıla rağmen sorunların devam ettiğini söyleyen Doğan, 'Bugün gelinen noktada üç yılımız dolmak üzere, kış bitiyor. Ancak hâlâ ciddi sorunlar var. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki İndere'de yapılan evlerin büyük bir kısmına insanlar yerleşemiyor. 17 bin konut yapılmış olmasına rağmen fiilen oturan sayısı yaklaşık 4 bindir. Kim bu konuda taş üstüne taş koymuşsa Allah ondan razı olsun; ancak Adıyaman halkının artık dayanacak gücü kalmamıştır. Adıyaman halkı onurlu ve gururlu bir halktır. Yardımlarla, taşıma suyla hayatını sürdürecek bir halk değildir. Yapılan konutlar kaloriferiyle, ışığıyla, suyuyla, tesisatıyla tamamlanmalıdır. Bu artık bir tatlı telaş değil; çadırdan ve konteyner kentlerden bıkmış olmanın açık bir göstergesidir' ifadelerini kullandı.
'Kiracı ve Esnaf Göz Ardı Ediliyor, Ekmek Teknesine Dokunuluyor'
Kiracıların ve esnafın ciddi mağduriyet yaşadığını ifade eden Doğan, 'Kiracıların barınma sorunu hâlâ çözülememiştir. Kiracıya 'konteyner kentten çık, sana yaz ayına kadar süre verdim' demek devlet yönetmek değildir. Devlet yönetmek, önce vicdanı yönetmektir. Biz vicdanı yönetemeyenlerle mücadele ederiz. Esnafa verilen geçici süreler dolmadan, kara kışta dükkânlarını kapatmalarını istemek kabul edilemez. Rafını kurmuş, camekânını yaptırmış, borçla mal almış esnafa 'devletim, çıkmazsan şartelini indiririm' demek Adıyaman halkının ekmek teknesine dokunmaktır. Biz buna asla izin vermeyiz. Elbette esnafımız için daha modern, daha sağlıklı çalışma alanlarını savunuyoruz. Ancak lüks dükkânlar yapıp Balıkesir Çarşısı'ndaki esnafı yok saymak, onları depremzede olarak görmemek büyük bir adaletsizliktir. Adıyaman halkı haramla, pislikle işi olmayan onurlu bir halktır. Konteynerlerde, derme çatma mekânlarda bile ekmeğinin peşinden koşar. Doğru yolda yürüyenin yükü ağır olur; ama bu yükün üstüne bir de yeni yükler bindirilmemelidir' dedi.
'Tarım ve Üretim Bitme Noktasında'
Mücbir sebep uygulamasının kaldırılmasının yatırım yapma konusunda halkı daha da zor duruma soktuğunu söyleyen Doğan, 'Mücbir sebep uygulamasının kaldırılması da halkı daha da zor duruma sokmuştur. Konteynerde yaşam mücadelesi veren esnafa vergi ve stopaj yükü bindirmek, dükkânından çıkmak zorunda kalan insanlara yeni külfetler getirmek kabul edilemez. Tarım memleketi olan Adıyaman'da çiftçi nefes alamaz hale gelmiştir. Mazot, gübre, ilaç fiyatları ortadadır. Tütünü satamayan, ürününü değerlendiremeyen çiftçi ve esnafın yarın yatırım yapması mümkün değildir. Önce insanların kendi öz geçim kaynakları güçlendirilmelidir' dedi.
'04.17'yi Unutmayacağız'
'Bugün 6 Şubat depreminin yıldönümündeyiz. Hepimizin kayıpları var. Depremin ilk anlarında enkaz başlarında gökyüzüne bakıp bir helikopter, bir görevli bekledik. Ama üç gün boyunca adımız kayıtlarda bile geçmedi. Yakınlarımızı kefensiz gömdük, ateş başlarında gözyaşı döktük, taziye evlerine ve derme çatma barınaklara sığındık. Saat Kulesi'nde 04.17'yi gördüğümüzde hepimizin aklına aynı şey geliyor: Adıyaman halkı unutuldu. Ama buradan bir kez daha söylüyorum; biz onurlu ve gururlu bir halkız. Bu sahipsizliği unutmayacağız. Bunu Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı olarak değil, bir Adıyaman evladı olarak söylüyorum; Mezarımdaki otlar adam boyunu geçse bile o üç günlük yok sayılmışlığı, unutulmuşluğu asla unutmayacağım' ifadelerine yer verdi.
Kaynak : PERRE



