Sanayi Odası Başkanları ‘Hukuk Reformu’ İstedi

Türkiye’nin işsizlik başta olmak üzere ekonomideki sıkıntılarını yeni yatırımlarla çözebileceğini belirten sanayi odası başkanları yerli ya da yabancı yatırımcının önce haklarını koruyacak hukuk sonra teşvik talep ettiğini söylediler. Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) üyeleriyle bir araya gelen Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir ve Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Başkanı Ender Yorgancılar, acil hukuk reformu çağrısı yaptı.

Sanayi Odası Başkanları ‘Hukuk Reformu’ İstedi
Güncel Ajans
Güncel Ajans
09 Şubat 2021 Salı 09:06

Ekonomi Gazetecileri Derneği’nin kentlerin meslek odaları başkanlarını konuk ettiği ‘Türkiye Ekonomiyi Konuşuyor’ etkinliği sürüyor. Görüntülü platformda gerçekleştirilen moderatörlüğünü EGD Başkanı Celal Toprak ve Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Uluğtürkan’ın gerçekleştirdiği programın bu haftaki konuğu ASO Başkanı Nurettin Özdebir ve EBSO Başkanı Ender Yorgancılar oldu.

Türkiye ekonomisini güçlendirmenin yatırımla olacağını belirten ASO Başkanı Nurettin Özdebir, “Çok değil birkaç yıl öncesine kadar bize bu büyümeyi nasıl sağladınız diyerek özenenler vardı. Gezi olaylarıyla birlikte menfi bir değişim yaşandı. Şimdi bazı sanayicilerimize ‘Avrupa Birliği ülkelerinin birinde şirket kurun. Bize faturayı buradan kesin’ önerisinde bulunarak kendilerini güvenilir hukuk sistemi içerisine taşımak isteyenler var. Bu konu başımızı ağrıtacak. Japonya’da bir yatırım sahibi hukuki bir problemle, iflasla karşılaştığında parasının yüzde 98’ini geri alabiliyor. Dünya ortalaması yüzde 60’larda. Bizde bu oran yüzde 16. Yabancı yatırımcı verilen teşvikten önce hukuk güvencesi arıyor. İcra İflas, Ticaret mahkemelerimizde güvenin tesis edileceği bir ortamı acil olarak oluşturmamız gerekiyor” dedi.

EBSO Başkanı Ender Yorgancılar da hukuk reformunun mutlaka gerçekleştirilmesi gerektiğine dikkat çekerek, “EBSO’nun gayrimenkulüyle ilgili bir davası 9 yılda sonuçlandı. Böyle bir hukuk işleyişinin bulunduğu ülkede yatırım oldukça zor. Güvenilen bir hukuk sistemi çalıştıramayan ülkeler yeterli doğrudan yatırım alamıyor. Ya da yüksek riksli grupta olduğu için daha pahalıya borçlanıyor. Türkiye’nin büyümeyi doğrudan yabancı sermaye aldığı yıllarda yakaladığını gördük. Hukuk reformunu hızlandırmak zorundayız” dedi.

FAİZ DE KUR OYNAKLIĞI DA ZEHİR

Gazeteci Mehmet Uluğtürkan’ın ‘Faiz/kur çıkmazında üretim ve yatırım ne yaşıyor?’ sorusunu yanıtlayan Özdebir ve Ender Yorgancılar, net mesajlar verdi. ASO Başkanı Özdebir, faizin paranın maliyetini artırdığını ve bu nedenle yatırım yapılamadığını, kurdaki hareketliliğin de sanayiciyi iş yapamaz hale getirdiğini belirterek, “Her ikisi de zehir. Ancak, kanserden kurtulmak için nasıl kemoterapi alıyorsak geçici olarak faize de böyle bakacağız. Başka çaremiz yok gibi” diye konuştu.

EBSO Başkanı Ender Yorgancılar da Türkiye’nin istihdam sağlayabilmek için yatırım yapma zorunluluğu bulunduğuna dikkat çekerek, “Bugün yüzde 20’yi bulan faizlerle yatırımın yapılabilmesi mümkün değil. Ayrıca ara mali ithalatını aşağı çekme zorunluluğumuz için de yatırıma ihtiyaç var. Türkiye’nin üretim ve tüketim dokusu birbiriyle uyuşmuyor. Bu dokunun örtüştürülmesi için çaba lazım” dedi.  

KENDİ UYDUMUZU KENDİ ROKETİMİZLE GÖNDERECEĞİZ

Etkinliğe katılan gazetecilerin sorularını yanıtlayan sanayi odası başkarları kentlerinin ekonomideki durum ve gelişimiyle ilgili de bilgi verdi. Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir, uzay, havacılık ve savunma sanayine üretim yapan şirket sayısının arttığını belirterek, “Türkiye, kendi uydusunu kendi roketiyle yörüngeye yerleştirmeye hazırlanıyor. Bu alanın en önemli ihtiyacı olan yarı iletkenler ve microchip yerli üretimi için ortak bir yapı üzerinde çalışıyoruz” dedi. Son yıllarda havacılık ve savunma sanayinde Ankara’nın aldığı mesafeye dikkat çeken Özdebir, “Pandemi dolayısıyla yerde kalan uçaklara üretim yapamayan şirketlerimiz 2020’yi ciddi ciro kaybıyla kapattı. Yaklaşık 25 firmamızdan oluşan bu yapıyı korumak zorundayız. Nitelikli insan kaynağıyla en az 5 yıllık süreç sonrası üretime geçebilen şirketlerimizi korumak zorundayız. Bu şirketlerimizin içerisinde bulunduğu durumla ilgili Sanayi Bakanımızla görüşmelerimiz sürüyor. Bu sektördeki 1 milyar doları aşan ihracat kaybımız uzun yıllar ilk 5 ihracatçı kent unvanımızı elimizden aldı ama çabuk toparlanacağız. Zira teknoloji yoğun üretim stratejimizi daha da geliştireceğiz” diye konuştu.

YARI İLETKENLER ve MİCROCHIP YATIRIMI

Bölgesel güç olma yolunda ilerleyen Türkiye’nin denizlerde ‘Mavi Vatan’ hassasiyetinde olduğu gibi ‘Uzay Vatan’ alanında da önemli adımlar attığını belirten ASO Başkanı Özdebir, “Birkaç ay önce uzaya gönderdiğimiz uydu radyasyon ölçüleri yapıp döndü. Kısa süre sonra kendi uydularını kendi ürettiği roketlerle uzaya gönderecek Türkiye’de yerli ve milli oranını yükseltme zorunluluğumuz var. Bu çerçevede yarı iletken ve microchip üretimimiz yok. Bir chipi bir entegreyi bize vermediklerinde ya da bir yarı iletkeni temin edemediğimizde bütün bu çabaların sonuca ulaşmayacağını biliyoruz. Yarı iletken konusunda Güney Kore’yle aynı dönemde Ankara’da bir fabrika kurmuştuk. Biz kapattık Güney Kore geliştirdi. Şimdi 150 milyon dolarlık bir ortaklık yatırımıyla yarı iletken üretecek bir tesis kurma çabasındayız. Diğer taraftan bir şirketimiz galyumdan microchip üretecek fabrikanın inşaatına başladı. Bu çabalara devletin önderlik etmesine ihtiyacımız var. Belki stratejik alanlara yatırım yapan Varlık Fonu bu alana yatırım yaparak destek verebilir” dedi.

64 FARKLI SEKTÖRDE ÜRETİM YAPIYOR

EBSO Başkanı Ender Yorgancılar da pandemiye rağmen 2020’de ihracatlarının sadece yüzde 4.7 azaldığını belirterek, “İzmir olarak cari açık vermeden Türkiye’nin 10 milyar doların üzerinde ihracat gerçekleştiren 3 kentinden biri olma pozisyonumuzu sürdürüyoruz. İstihdamının yüzde 34’ünü 64 farklı sektörden oluşan sanayiden sağlayan bir ekonomik yapımız var. Bölgede üretim artışı sağlayacak OSB projelerimizi hayata geçirmeye hazırlanıyoruz. Bu çerçevede Bayındır’da çiçekçilik, Dikili’de doğalgaz altyapısıyla sera, Bergama’da tarım, Kınık’ta tıbbi aromatik bitkiler, Menderes’te hayvancılık ihtisas OSB’lerimizi kuruyoruz. Bütün bunlar Ege ekonomisini güçlendirecek” dedi.

Oda olarak üyelerini dijitalleşme, yalın üretim, verimliliği artırma gibi alanlarda geliştirecek projeleri hayata geçirdiklerini anlatan EBSO Başkanı Ender Yorgancılar, “10 yıl önce küresel trendler konusunda bir çalışma yaptık. Dünyada bir değişim yaşanıyor, ‘uyum sağlamayan kaybedecek’ diyerek bir kitap hazırlayıp dağıttık. Sadece Ege’de değil Türkiye’nin birçok yerinden ilgi gördü. Şimdi aynı yaklaşımı ‘Sanayi 5.0’ için yapıyoruz. Üyelerimizi katma değeri yüksek üretime yönlendiriyoruz. Şikâyet etmeyi sevmiyoruz ancak eşit şartlarda rekabet imkânı talep ediyoruz. Üç kilometrekarelik alanda 4 farklı teşvik uygulamasıyla karşı karşıya kaldık. İzmir’de yatırımların artması, Ege’nin gelişmesi, Türkiye ekonomisinin büyümesi anlamına gelir” diye konuştu. Ekonomi Yazarı Rüştü Bozkurt’un ‘TOBB’nin geliştirdiği lojistik BALO Projesi ve Çandarlı Limanı’ndaki son durum’ sorusunu yanıtlayan Yorgancılar, “BALO’nun buzdolabında bekleyen bir proje olduğunu düşünüyorum. Çandarlı’da dünyanın 10 büyük limanından birini kurmak için yola çıkmıştık. Ancak, o projeyi Çinliler, Pire limanını almadan tamamlamış olmalıydık. Çandarlı’da ihale sürecindeki sıkıntı maalesef çözülebilmiş değil, beklemedeyiz” dedi.

İZMİR SİNGAPUR OLABİLİR

İzmir’in ‘Serbest Bölgeler Kenti’ olma talebinin sürdüğünü belirten EBSO Başkanı Ender Yorgancılar, “Limanları, 9 üniversitesi, ulaşım altyapısı, konumu, sanayi ve ticaret kültürüyle İzmir, Türkiye’nin birçok alanda ihtisas serbest bölgesini bünyesine kazandırabilir. Örneğin ‘Sağlık Serbest Bölgesi’ni çabucak oluşturabiliriz. Bunun için kanun değişikliğine ihtiyaç var. Dünyada bunun örnekleri var. Singapur, Dubai bunu başardı. Biz de yapabiliriz” diye konuştu.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.