DİYARBAKIR (AA) - Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, 'Merkez Bankası 2 gün önce güzel bir kararla faiz oranlarına 3 puanlık indirim sağladı. Bunu, sanayicimiz, tüccarımız üzerindeki faiz yükünü hafifletmek adına memnuniyet verici bir başlangıç olarak görüyoruz. Bankacılık sektörümüzden vakit kaybetmeksizin ticari kredi faizlerine de bu 3 puanlık indirimi hızlıca yansıtmalarını talep ediyoruz.' dedi.​​​​​​​

Diyarbakır'da, Ticaret ve Sanayi Odası, Ticaret Borsası ve Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi işbirliğiyle 'İş Dünyası Finans Buluşması' programı düzenlendi.

Bir otelde düzenlenen toplantıda konuşan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, bugün reel sektör ve finans sektörüyle aynı salonda bir arada olduklarını belirterek, bunun önemine işaret etti.

Hisarcıklıoğlu, 'Nasıl bir kuş tek kanatla uçamaz ise ekonomi de tek kanatla yaşayamaz. İkisi de güçlü ve çalışır olmak durumunda. Yani özel sektör, finans sektörü ikisi birbirini çalıştırmak durumunda. Bunun için de bugün Diyarbakır'da bir araya geldik.' diye konuştu.

Özellikle kamu bankalarına teşekkür eden Hisarcıklıoğlu, sıkıntılı günlerde kamu bankalarının hep reel sektörün yanında olduğunu ifade etti.

Hisarcıklıoğlu, dünyadaki tüm batılı ülkelerde oda ve borsaların verdiği hizmetlerin kalitesinin bağımsız kuruluşlar tarafından ölçümlendiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

'Bir sefer yıldız vermekle bitmiyor. Her yıl da kendilerinin haberi olmadan denetlerler. Buradan baktığımız zaman Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası, Diyarbakır Ticaret Borsası vermiş oldukları hizmetin standardı ve kalitesi itibarıyla tam 5 yıldızlı. Peki dünyada kimler 5 yıldız diye baktığımız zaman Paris Ticaret Sanayi Odası, Londra Ticaret Odası, Berlin Ticaret Sanayi Odası da tam 5 yıldızlı hizmet görüyor. Yani Diyarbakır'daki üyelerimizin almış olduğu hizmetin standardı, kalitesi Almanya, Fransa ve İngiltere'den eksik değil, tam tersi fazla. Diyarbakır'a en iyi şekilde hizmet vermek için büyük azimle çalışan, geçmişten bugüne başkanlık yapmış tüm kardeşlerime başkanlara, yönetimlerine, meclislerine teşekkür ediyorum.'

- 'Diyarbakır'ı çok daha güzel günler bekliyor'

Bir ilde, kurulan şirket sayısı, sigortalı çalışan sayısı, iş yeri sayısı, gelir ve kurumlar vergisi mükellef sayısındaki artışın ekonominin ne kadar canlı olduğunu gösterdiğini ifade eden Hisarcıklıoğlu, Diyarbakır'daki artış oranının geçen yılla mukayese edildiğinde Türkiye ortalamasının üstünde olduğunu, bu nedenle herkesi kutladığını söyledi.

Hisarcıklıoğlu, Diyarbakır'da sokaklardaki canlılığa da şahitlik ettiklerini anlatarak, 'Burada ekonominin ne kadar canlı olduğunu bizzat gördüm. Bu neyi gösteriyor? Huzur, güven ve istikrar ortamı öne çıktığı zaman ticaret de öne çıkıyor. Huzur olmadan ticaret olmaz, ticaret olmadan da zenginlik olmaz. İnşallah Diyarbakır'ı çok daha güzel günler bekliyor.' ifadelerini kullandı.

Finansmanın adeta vücuttaki kan akışı gibi olduğunu belirten Hisarcıklıoğlu, kan akışı tıkandığı zaman organların düzgün çalışmadığını, hastalıkların başladığını ifade etti.

- 'Merkez Bankası'nın bu normalleşme adımı piyasalara nefes aldıracak olumlu bir gelişmedir'

Hisarcıklıoğlu, şöyle konuştu:

'Finansmana erişimde sıkıntıların tek sorumlusu bankalarımız değil, bunu biliyoruz. Makroekonomik koşullar, kredi büyüme sınırları gibi düzenlemeler nedeniyle bankalarımızın da elleri kolları bağlı ama hepimizin derdi ortak. Empatiyi güçlendirip, birbirimizi doğru anlarsak ve birlikte hareket edersek bu sorunların iyileştirilmesi için güçlü bir ortak ses olabiliriz. Bu toplantıyı kıymetli kılan da bu. En büyük sıkıntı daralan kredi limitleri, yüksek faizler, aşırı teminat talepleri. Sizlerden bu yönde gelen talepleri aktarıyoruz. Ticari kredilerdeki büyüme sınırı kobilere yönelik pozitif ayrımcılık yapıp gevşetilmesi lazım.
Yüksek enflasyonla mücadeleyi zayıflatmayacak şekilde reel ekonomiye dönük desteklerin hızlıca hayata geçirilmesi lazım. İhracatçımızı rahatlatmak için reeskont kredilerinin döviz dönüşüm desteğinin ciddi ölçülerde arttırılmasını talep ediyoruz. Bazı taleplerimizin neticesinde düşük faizli, uzun vadeli, Kredi Garanti Fonu destekli 'Nefes Kredileri'nin başlatılmasını sağladık ama denizde bir damla su. Şimdi bunun 100 milyara çıkartılmasını istiyoruz. Teminat yetersizliği çeken firmalara nefes aldıracak, finansman yükünü hafifletecek, üretim ve istihdamı koruyacak, yeni imkanların getirilmesini bekliyoruz.
Artan maliyetler özellikle tarımda, istihdamda ve enerjide hepimizin belini büküyor. Merkez Bankası 2 gün önce güzel bir kararla faiz oranlarına 3 puanlık indirim sağladı. Şubat ayında da yüzde 40'larda seyreden Türk lirası gecelik faiz oranı yüzde 37'ye çekildi. Merkez Bankası'nın bu normalleşme adımı piyasalara nefes aldıracak olumlu bir gelişmedir. Bunu sanayicimiz, tüccarımız üzerindeki faiz yükünü hafifletmek adına memnuniyet verici bir başlangıç olarak görüyoruz. Bankacılık sektörümüzü de vakit kaybetmeksizin, ticari kredi faizlerine 3 puanlık indirimi yansıtmaya davet ediyoruz. Özellikle politika faiziyle kredi faizlerinin arasında tam 20 puan fark var. Bu faiz yükünü taşıyamayız.'

- 'Geleceğimiz bugünden daha iyi olacak'

Geleceğe dair umutlu olduklarını dile getiren Hisarcıklıoğlu, tüccarın, sanayicinin umutsuz olması halinde iş yapamayacağını belirtti.

Hisarcıklıoğlu, 'İnancımız gereği de umutsuz olamayız. Geleceğimiz bugünden daha iyi olacak. Bir ve beraber olduğumuzda Allah da rahmetini, bereketini ona göre verir. Birlikte rahmet ve bereket, ayrılıkta azap vardır. Birliğin getirdiği en büyük sonuç bu değerli kardeşlerim. Yeter ki birbirimizi ötekileştirmeyelim. Birbirimizi etnik kökeninden, mezhebinden, inancından, dininden. siyasi fikrinden dolayı öteki görmeyelim. Aynı masada ortak akılda birleşeceğiz, hep beraber yürüyeceğiz.' dedi.

- 'Finansal hayatınızı kolaylaştırmaya devam edeceğiz'

Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar, Diyarbakır'ı potansiyeliyle değerlendirmek gerektiğini belirterek, tarımsal potansiyelin gelişmesi, tarımdaki verimlilik ve özellikle tarıma dayalı endüstri ve sanayinin gelişmesiyle Diyarbakır'ın hak ettiği yere mutlaka kavuşacağını söyledi.

Çakar, 'Terörsüz Türkiye' sürecinin önemine işaret ederek, tesis edilen huzur ve güven ortamında Diyarbakır, bölge ve ülke ekonomisinin çok daha farklı noktaya geleceğini belirtti.

Yeni bir dünyanın kurulduğunu ve şekillendiğini dile getiren Çakar, şöyle konuştu:

'Bu ülkenin potansiyeline inanıyoruz. Bu ülkede gerçekten sektörler itibarıyla bakıldığında çok ciddi altyapımız var, girişimci bir ruhumuz var. Endüstriyel dönüşümü yakalıyor olmamız lazım. Artık dünyada ne kadar ürettiğinle kimse ilgilenmiyor, ne kadar katma değerle ürettiğinle ilgileniyor. Hangi maliyetle yönettiğiniz ile ilgileniliyor. Bu ülkede dört temel sektör her zaman çok ön planda olacak. Biri savunma sanayi. Dünyadaki gelişmeler savunmaya yapılan yatırımların daha da artacağını gösteriyor. İki bu yapay zekayla beraber ilaç sanayi çok değerli hale gelecek. Tarım hiçbir zaman geri düşmeyecek.
Çünkü tarımda paranız olsa bile bazen mal alamayabiliyorsunuz. Ukrayna-Rusya savaşını hatırlayın. Dünyaya buğday sevkiyatı yapılamadı. Sayın Cumhurbaşkanı'mızın müdahalesiyle dezavantajlı ülkelere buğday sevkiyatı yapılabilirdi. Bir başka konu enerji. Ülkede maalesef ciddi bir enflasyon var ama şunu bilin bu enflasyonu çözmek zorundayız. Enflasyonu yönetmeden hiçbir şeyi yönetemeyiz. Çünkü doğru zemin, doğru altyapı, yatırım ortamı ancak enflasyonist olmayan ülkelerde veya ekonomik ortamlarda olabilir. Fiyat istikrarını, finansal istikrarı ve onun getirdiği ekonomik istikrarı sağlamak zorundayız ve bunu taçlandıracak olan siyasal istikrar. Bu dördü birbirini tamamladığında yatırım yapılabilir. Öngörülebilen olmak en önemlisi. Dolayısıyla enflasyonu yönetiyor olmamız lazım. Bugün bu enflasyonu yönetmeye yönelik olarak bir orta vadeli program uygulanıyor. Orta vadeli programın çok farklı bütün sektörleri etkileyen boyutları var. Faiz oranları özellikle üst bant faiz oranı 40'dan 37'ye indirildi. Biz belki fark etmişsiniz mevduat piyasasına bu yansıdı. Mevduat piyasasına yansıdıktan sonra kredi faiz oranına da yansır. Bankalar olarak faizin şu aşamada en çok düşmesini isteyen biziz.
Bunun önümüzdeki hafta kredi piyasasına da fiyatlama, faiz oranları itibarıyla yansıdığını hep beraber göreceğiz.'

Çakar, nakit akışının doğru yönetilmesinin çok önemli olduğunu belirterek, buna dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.

Kamu bankaları olarak iş dünyasının yanında olmaya devam edeceklerini ifade eden Çakar, 'Finansal hayatınızı kolaylaştırmaya devam edeceğiz. Likidite sıkıntısı yaşayan herkese veya özellikle yapılandırma isteyen herkese niyet halis olmak kaydıyla, ödeyebilme kabiliyeti olmak kaydıyla mutlaka çözüm getireceğiz. Bundan tereddüdünüz olmasın.' dedi.

- 'Suriye'de bir banka kurmak istiyoruz'

Çakar, sözlerini şöyle tamamladı:

'Suriye ile görüşmelerimiz devam ediyor. Yakında inşallah orada bir banka kurmak istiyoruz. Belli bir olgunluğa kadar geldi. Oradan haber bekliyoruz. İnşallah orada bir banka kurup buradaki finansal akışı ve finansal akışkanlığı hızlandırmış oluruz. Irak'ta Bağdat ve Erbil'de şubelerimiz var. Dolayısıyla gittiğinizde onu değerlendirebilirsiniz.'

- 'Halkbank olarak Türkiye sathında sahada olmayı daha da hızlandırıyoruz'

Halkbank Genel Müdürü Recep Süleyman Özdil de Diyarbakır'daki güzel yapılaşmanın ve değişimin gurur verici olduğunu belirtti.

Özdil, 'Diyarbakır'a birazcık ayrımcılık yapalım diye arkadaşlarımı talimatlandırdım. Türkiye'nin birliği, beraberliği inşallah Cizre'de ve Diyarbakır'da kurulacak güzel ilişkilerle olacak. İnşallah bu kardeşlik iklimi hepimize kazandıracak. Türkiye'nin doğusunda, batısında herhangi bir eve cenaze gelmemesi en büyük kazancımız. Bunu bir de ekonomik olarak da taçlandırırsak bu bizim önümüzü açacak. Üç banka olarak üstümüze düşeni yapacağız. Halkbank olarak hem bölgede hem bütün Türkiye sathında sahada olmayı daha da hızlandırıyoruz.' diye konuştu.

Dünyanın zor bir süreçten geçtiği bu dönemde iş insanlarının desteklenmesi konusunda üzerlerine düşeni yapacaklarını ifade eden Özdil, şunları kaydetti:

'Yapılandırmada, hatta gerekiyorsa özel birtakım talepleriniz olursa onları da karşılamak için Hazinemizin, Maliyemizin, Bakanımızın da desteğini isteyeceğiz. Bu konuda kendisinin de sizlere selamı ve sözü var. Elimizden geleni yapıp bu süreci aşacağımızı düşünüyorum. Üzerimize düşeni yapacağız, inşallah bu zor süreci hep beraber atlatacağız. Önümüzü aydınlık görüyorum. Bu dönemi geçip inşallah önümüzdeki dönemde çok daha güçlü bir Türkiye'yi hayal edeceğiz ve bunun gerçekleştiğini göreceğiz.'

- 'Faiz oranlarını 2-3 puan indireceğiz'

Vakıfbank Genel Müdürü Osman Arslan da Diyarbakır'da 9 şube ve 151 çalışanla hizmet verdiklerini belirtti.

Garanti BBVA Emeklilik BES'te Yüksek Büyüme
Garanti BBVA Emeklilik BES'te Yüksek Büyüme
İçeriği Görüntüle

Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un önemine değinen Arslan, 'Bunun ekonomik, finans ayağının en güçlü olması noktasında, değil elimizi, gövdemizi taşın altına koyacağız Allah'ın izniyle.' dedi.

Arslan, şöyle konuştu:

'Dünya Bankası'ndan 1,5 milyar avroluk bir kaynak getirdik. Bunun önemli bir kısmını kalkınmada öncelikli yöreler, kadın ve genç girişimcilere ayırdık. Hızlıca bu kaynağın önemli bir kısmını Diyarbakır'a ve bu bölgeye tahsis etmeye başladık. Daha da hızlanacağız arkadaşlar. Ayrıca Kredi Garanti Fonu'ndan verilen kefalet desteğinde elimizde biraz limit kalmıştı. Bu 1 milyar (lira) limitin tamamını Diyarbakır'a, başta kadınlar ve gençler olacak şekilde aktaracağız. Merkez Bankası gecelik fonlama faizini yüzde 37'ye düşürdü. Hemen pazartesi gününden itibaren kamu bankaları olarak biz de 2-3 puan aşağı indireceğiz tüm faiz oranlarını ama kadınlarımıza, gençlerimize daha da düşük olacak. Taleplerinizi bekliyoruz. Müşterilerimizi bekliyoruz. Elimizden gelenin fazlasını yapacağımıza söz veriyorum.'

Kredi Garanti Fonu (KGF) Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Özegen ise teminat sorunu çeken firmalara, bankalarla işbirliği yaparak kefalet sağladıklarını ve böylece firmaların finansmana erişimini kolaylaştırdığını söyledi.

Özegen, sözlerini şöyle sürdürdü:

'Kredi Garanti Fonu bugün 600 binin üzerinde firmaya 1,7 trilyon liranın üzerinde bir krediye kefalet sağlamıştır. Bunu iş dünyası adına çok kıymetli buluyorum. Pandemi döneminde ve 15 Temmuz hain darbe girişimi sonrasında, 'Büyük KGF' vizyonuyla piyasaların nereye gideceğini bilmediği, finansmana erişimin çok zorlaştığı günlerde KGF bankalarımızla birlikte çok kıymetli programlara imza attı. Şu ana kadar Diyarbakır'da yaklaşık 8 bin 900 firmamıza kefalet sağlamış durumdayız. 17,2 milyar liralık bir krediye kefalet vermişiz. Buna ilave olarak 2025 ve 2026'da yine başkanımızın talimatları ve girişimleriyle ve bankalarımızın koydukları katkıyla özellikle kamu bankalarımız yaklaşık iki 'TOBB Nefes'te de 1000'in üzerinde firmamıza 1,2 milyar lira Diyarbakır özelinde kefalet vermiş durumdayız. Dolayısıyla yaklaşık olarak Diyarbakır'da 20 milyar liraya yakın bir krediye kefalet vermiş durumdayız.'

Özegen, teminatla ilgili problemler ve teminata esas kıymet, değer, menkul ve gayrimenkullere atfedilen finans sektöründeki değerleri dikkate aldığında KGF kefaletinin bölge için çok önemli olduğunu belirtti.

TOBB Nefes Kredisi'nin ikinci diliminin 2026 yılı için devam ettiğini kaydeden Özegen, 'Merkez Bankası ile başkanımız görüşüyor, 3'üncü ve 4'üncü dilimleri de aralıksız devam ettirmeyi planlıyoruz. Şu anda bizim KGF öz kaynaktan bankalarımızla yürüttüğümüz yaklaşık 10 programımız var. Diğer taraftan 7 Hazine kontrgarantisiyle devam ettirdiğimiz programın olduğunu ifade etmek isterim. Geçtiğimiz günlerde Ziraat, Halk ve Vakıf Bankası ile yeni başladığımız tematik programlar ve hazırlığını yaptığımız programlar var. Ayrıca tarımla ilgili öz kaynaktan bir programa çıktık. Ziraat Bankası bu konuda lokomotif ancak orada sübvansiyonlu krediler kullanılırken biz KGF öz kaynaktan bir pilot uygulama olarak başladık. Gayet de başarılı bir şekilde gidiyor. Bölgemiz ve ülkemiz için yeni kardeşlik ikliminin inşallah ilelebet devam edeceğine yürekten inanıyorum. Bunun ekonomik değerleriyle de bölge halkı tarafından taçlandırılarak Türkiye ekonomisinin gelecekte daha güzel yerlerde olacağına yürekten inanıyorum.' ifadelerini kullandı.

Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya da 'Terörsüz Türkiye' sürecine değinerek, 'Bir Çerçeve Yasa var. 50 yıllık bir çatışmalı süreç bu ülkede sonlanıyor. 20 aydır tek bir insanımız ölmedi. Bundan daha değerli hiçbir şey olmaz.' dedi.

Bu toplantı kararını aldıktan sonra sektörlere yaptıkları çağrıda finans sektörü ile birebir görüşme yapmak için 250 başvuru aldıklarını ifade eden Kaya, bu buluşmada iş dünyası olarak bankacılık sektörüne taleplerini ileteceklerini kaydetti.

Kaya, 'Kadın girişimcilerimiz özellikle bölgede şu an önemli bir aşamadalar. Kadın girişimcilerimize özellikle bazı kredilerde pozitif ayrımcılık talebimiz var. Bu çatışmaların en çok etkilediği sektör tarım ve hayvancılık. Şimdi barışla birlikte hızlı bir şekilde insanlar tarıma ve hayvancılığa yönelecek. Oradaki limitler konusunda Sayın Genel Müdürüm (Alpaslan Çakar) çok teşekkür ediyorum. Ziraat Bankası olarak Diyarbakır'ı iyi bir noktaya getirdiniz. Bölge, tarımda Türkiye'yi hatta Ortadoğu'yu doyurabilecek bir noktada, bu potansiyelimizi kullanalım. Bu konuda da limit anlamında sizden destek rica ediyorum.' diye konuştu.

- 'Diyarbakır bir sanayi kenti olacak'

Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Fidan da OSB'de 370 fabrikanın faaliyet gösterdiğini ve yaklaşık 23 bin kişinin burada istihdam edildiğini söyledi.

Sanayicilerin en önemli sorunlarından birinin finansmana erişim olduğunu ifade eden Fidan, şöyle konuştu:

'VakıfBank da Halk Bankası da Ziraat Bankası da her gittiğimizde sanayicimiz için kapılarını açık tuttu. Sonuna kadar Diyarbakır için ellerinden ne geliyorsa yardımcı oldular. Sorunumuz sadece finansa erişim değil. Elbette faiz oranlarıyla ilgili bankaların yapabileceği bir şey yok ama sizden ricamız bugün iş adamlarının kullandığı kredilerde 3-4 puan düşürmeniz. Bu sanayici için büyük bir rakam.'

Fidan, 'Terörsüz Türkiye' sürecine de değinerek, 'Bu süreçle beraber inşallah güzel şeyler olacağına inanıyoruz. Artık Diyarbakır bir sanayi kenti olacak.' ifadesini kullandı.

- 'İş dünyası olarak huzurun ve güvenin kıymetini çok iyi biliyoruz'

Diyarbakır Ticaret Borsası Başkanı Engin Yeşil de bankacılık sektörünün reel sektörü dinlemesi, reel sektörün de bankacılık sektörünün şartlarını bilmesi gerektiğini belirtti.

Yeşil, 'İstişare varsa güven vardır. Güven varsa ticaret vardır. Ticaret varsa üretim, yatırım ve istihdam vardır.' dedi.

Kentin ticaret, tarım ve hayvancılık potansiyeline değinen Yeşil, hedeflerinin sadece tarlada ürün üretmek olmadığını, ürünü kentte işleyerek, paketleyip markalaştırarak, ülkeye ve dünyaya satmak istediklerini söyledi.

Yeşil, girişimcilerin kente yatırım yapma arzusunun olduğunu ve bunun için finansmana ihtiyaç duyulduğunu belirterek, kente yapılacak yatırımın bütün bölgeye katkısının olacağını vurguladı.

Çerçeve Yasa'nın TBMM'den geçmesini bölgenin geleceği açısından çok önemli gördüklerini dile getiren Yeşil, şunları kaydetti:

'İş dünyası olarak huzurun ve güvenin kıymetini çok iyi biliyoruz. Çünkü ekonominin en büyük teşviki huzurdur. Huzur güçlendikçe yatırım artar, turizm gelişir, ticaret büyür, yeni fabrikalar açılır, gençlerimize yeni iş kapıları doğar. Artık Diyarbakır'ın potansiyelini çok daha güçlü biçimde ekonomiye kazandırma zamanıdır. Geçmişin sorunlarıyla değil geleceğin yatırımlarıyla anılmak istiyoruz. Diyarbakır üretimiyle, ihracatıyla konuşulsun istiyoruz.'

- 'Çözüm sürecinin ekonomik ayağını birlikte kurmalıyız'

Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Alican Ebedinoğlu da 'Terörsüz Türkiye' süreci ile Türkiye'nin yeni bir döneme girdiğini söyledi.

Bu süreçte çözüm ve huzur ortamının sadece toplumsal değil, ekonomik bir dönüşümün de önünü açacağına inandıklarını belirten Ebedinoğlu, şunları kaydetti:

'Bölgenin ekonomik kalkınmasına yönelik bir finans seferberliğinin çözüm sürecinin en güçlü desteklerden biri olacağına inanıyoruz. Diyarbakır'ın yatırıma hazır olduğunu görüyoruz artık. Çözüm süreciyle birlikte güven ortamının güçlenmesi, turizmden sanayiye, tarımdan ticarete kadar birçok sektörde yeni yatırımların önünü açacaktır, ancak bunun için finans sektörünün de dönüşümün yanında olması gerekiyor. Çözüm sürecinin ekonomik ayağını birlikte kurmalıyız. Esnaf ve sanatkarlar olarak üzerimize düşeni yapmaya hazırız. Bankalarımızın da bölgenin ekonomik potansiyeline güvenerek esnafımızın ve iş dünyamızın yanında daha güçlü durmasını bekliyoruz. Çünkü huzurun kalıcı olması için ekonomik refahın şart olduğunu hepimiz biliyoruz.'

Programda daha sonra iş dünyası ve finans sektörünün temsilcileri, talep ve beklentilere ilişkin basına kapalı görüşmeler gerçekleştirdi.


#BesniGüncel #Diyarbakır #TOBB

Kaynak: AA