İSTANBUL (AA) - Cemre Vakfınca, Piri Reis Üniversitesinin işbirliği, Halkbank'ın desteğiyle Marmara Denizi'nin ekosistem restorasyonuna katkı sunmak ve deniz çayırlarını korumak amacıyla hayata geçirilen 'Dipte İz Projesi'nin tamamlanması dolayısıyla tören yapıldı.

İslahiye'ye Fıstık İşleme Tesisi Kuruldu ve Çalışmaya
İslahiye'ye Fıstık İşleme Tesisi Kuruldu ve Çalışmaya
İçeriği Görüntüle

Tuzla Limanı'ndaki lansman töreni saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı.

Törende deniz çayırlarının öneminin anlatıldığı kısa film izletildi.

İstanbul Vali Yardımcısı Cengiz Karabulut, burada yaptığı açıklamada, gelecek için ortak bir sorumluluk için bir arada olunduğunu söyledi.

Karabulut, 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı da kutlayarak, iklim değişikliğinin insanlığın ortak mücadelesini gerektiren bir konu olduğunu anlattı.

İklim değişikliğinin artık geleceğin değil bugünün meselesi olduğunu dile getiren Karabulut, şunları kaydetti:

'Yakından takip ettiğiniz üzere buzullarda meydana gelen kopmalar birçok ülkede ciddi sel baskınlarına, sel baskınları sonucunda maalesef birçok insanın hayatını kaybetmesine, maddi ve manevi birçok zararın oluşmasına sebebiyet verdi. Ekim çalışmaları peyderpey günbegün devam ediyor. Deniz çayırları da oldukça özel bir anlam taşıyor. Başta karbon salımı olmak üzere oksijen üretiminde de çok önemli katkısı olan deniz çayırlarının bu proje kapsamında bölgeye ekilmiş olması hem ilimiz hem ülkemiz için büyük bir önem arz etmekte. Çevre Bakanlığımızın, Sayın Cumhurbaşkanı'mızın eşleri, saygıdeğer Hanımefendi Emine Erdoğan'ın önderliğinde yürütülen Sıfır Atık Projesi de çevreyle ilgili duyarlılık açısından oldukça bir önem arz ediyor. Sıfır Atık Projemiz tüm dünyaya örnek bir çalışma oldu ve her seferinde bu çalışma, her süreçte başarılarının üzerine koyarak devam ediyor. Bu proje başladığında geri dönüşüm oranımız yüzde 13'lerdeyken şu anda yüzde 30'lar civarına ulaştığını tahmin ediyoruz.'

- 'Bugün deniz çayırı ekimini bitirdik'

Cemre Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Furkan Gökgöz, vakfın ilk gününden itibaren Prof. Dr. Mustafa Sarı'yla deniz çayırları konusunda istişare halinde olduklarını söyledi.

Gökgöz, çayır ekimini bugün bitirdiklerine dikkati çekerek, 'Biz, deniz çayırlarına kurulduğumuz andan itibaren gerçekten çok önem ve değer verdik. Bunun için de çalışmalarımızı en başından beri titizlikle getirdik. Bugün deniz çayırı ekimini bitirerek o başta planladığımız, başta hayalini kurduğumuz ortamı bugün burada çok şükür sağladık.' diye konuştu.

Toprakta, havada ve suda birçok faaliyet yapmaya devam edeceklerini vurgulayan Gökgöz, 'Bugün burada ilk ekimini yaptığımız deniz çayırları projesinde ekimi bitirdik. Bundan sonra da takibini yaparak, her birinizi tek tek bilgilendirerek süreç hakkında işlemlerimize devam edeceğiz. Deniz çayırı ekibinde çok kıymetli Prof. Dr. Mustafa Sarı Hocamla birlikte ben de bu alanın ekiminde bulundum.' ifadelerini kullandı.

- 'El kadar deniz çayırı kalmış'

Piri Reis Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı, Marmara Denizi'nin bütün sınırları bir ülkenin içinde olan nadir denizlerden olduğunu anlattı.

Burasının milli bir deniz olduğunu dile getiren Sarı, 'Deniz çayırları dediğimiz kıymetli bitkiler, karadaki bitkilerin denizdeki tek temsilcisi olan bitkiler, özellikle kuzey sahillerimizde çok ciddi bir tahribata uğramış durumda. Marmara kıyılarının yüzde 50'si deniz çayırlarıyla kaplı. Neresi deniz çayırlarıyla kaplı değil, biliyor musunuz? Silivri'den Karamürsel'e kadar olan hat. Peki niye yok deniz çayırları burada? Doldurmuşuz kıyıları, aşırı kirletmişiz, baskı altında tutmuşuz ve deniz çayırları yok olmuş. İşte Kadıköy'den tutun buraya kadar olan bölge... Doğal olarak doldurulmadan kalan küçücük, azıcık alan şurası. En az müdahaleye maruz kalan alan burası ve şurada el kadar deniz çayırı kalmış.' diye konuştu.

- 'Deniz çayırı alanlarından aldığımız donörlerle buraya transplante ettik'

100 metrekarelik alanda ekim yapıldığını kaydeden Sarı, deniz çayırlarının tropik ormanlardan 35 kat daha fazla karbon tuttuğunu söyledi.

Prof. Dr. Sarı, bunların deniz canlılarına barınak, üreme, barınma, beslenme, saklanma alanı oluşturduğunun altını çizerek, şunları belirtti:

'Büyükada'nın doğusundan, sağlıklı deniz çayırı alanlarından aldığımız donörlerle buraya transplante ettik. Bunlar yakın zamanda inşallah burada çoğalacaklar ve bütün bu kıyıları kaplayacaklar. Yaptığımız işin ne kadar değerli olduğuna çok küçük bir örnek size vereyim. Biz, bir aydır burada çalışıyoruz. İlk deniz çayırını ektiğimiz alanla son ektiğimiz alan arasında yaklaşık bir aylık bir fark var. Deniz çayırlarını ektiğimiz andan itibaren balıklar buraya gelmeye başladı. Kafesler yaptık üzerlerine, kapatmaya başladık, balıkları gönderemiyoruz. Biz kovalıyoruz, onlar geliyor. Kafesin içinde kalmasını istiyoruz. Deniz canlıları adeta burada çayırları bekliyormuş. Bizim ekmemizle beraber geldiler ve hemen oraya yerleşmeye başladılar.'

- 'Marmara Denizi'nin dili olsa bugün şaşkındır muhtemelen'

Bu toplantının denizden almak üzere değil, vermek üzere yapıldığını dile getiren Sarı, 'İlk defa biz bugün hep beraber denize bir şey veriyoruz. Diyoruz ki 'Marmara, kusura bakma. Bugüne kadar biz sana çok kötü davrandık ama bundan sonra böyle yapmayacağız. Deniz çayırlarını getirdik, seni zenginleştirmeye çalışıyoruz. Sana bir şey veriyoruz.'' ifadelerini kullandı.

Piri Reis Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nafiz Arıca, günün sonunda iki nefesten bir tanesini borçlu oldukları bu okyanuslara ve denizlere bunu ödemenin yöntemlerinden bir tanesinin bu proje olduğuna inandığını belirtti.

Prof. Dr. Arıca, 'Zaten üniversiteler olarak eğitim-öğretim, araştırma-geliştirme ve topluma hizmet misyonunun önemli bir parçası olduğuna ve bu projenin üniversitemizin son projesi olmayacağına inanıyoruz. Bundan sonra da başta 'mavi vatan'ımız, başta Tuzla'mız, tabii ki İstanbul'umuz, tüm dünyadaki okyanuslarda, denizlerde olmak üzere yaşamın korunmasına ve sahip çıkılmasına yönelik olarak projelerimizin artarak, daha da çok duyulacağına inanıyorum.' ifadelerini kullandı.

Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl de ilçede artık pinalara denk geldiklerini söyledi.

Bingöl, şubat ayında bile deniz çayırlarının nefes almaya ve canlanmaya başladığını gördüklerini belirterek, 'Tuzla'nın denizinde, uzun yıllar sonra pinaların da büyümeye başladığını, bebek pinaları görmüştük. Bunun bir anlamı var. Demek ki biz Tuzla'da denizimize yapılan kaçak deşarjın önüne geçmeye başlamışız.' dedi.

- Temsili ekim yapıldı

Törende, ekip tarafından dalış yapılarak denize temsili deniz çayırı ekildi.

Dalış ekibi, yerli, yabancı öğrenciler ve davetliler tarafından ilgiyle takip edildi.

Böylece proje kapsamında yaklaşık 1 ay önce başlayan deniz çayırı ekimi tamamlandı.

#BesniGüncel #DenizÇayırı #MarmaraDenizi

Kaynak: AA