Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Terörün ve silahın devri kapandı, bu devrin kapandığını artık herkes görmelidir'

ANKARA (PERRE) - Şeriban ÖZÇAKMAK - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yurt Dışı Müteahhitlik Hizmetleri Başarı Ödülleri Töreni'nde yaptığı konuşmada, Suriye'de barış ve yeniden inşa sürecine dikkat çekerek, 'Terörün, şiddetin ve silahın raf ömrü dolmuştur. Bu devrin artık kapandığını herkes görmelidir' dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yurt Dışı Müteahhitlik Hizmetleri Başarı Ödülleri Töreni'nde gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türk müteahhitlik sektörünün küresel ölçekte elde ettiği başarılara işaret eden Erdoğan, dünya ekonomisinin zorlu bir süreçten geçtiğini, buna rağmen Türkiye'nin güçlü bir performans sergilediğini ifade etti.

'Son 4-5 Yıldır Dünya Ekonomisi Gerçekten Sancılı Süreçlerden Geçmektedir'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 4-5 yıldır dünya ekonomisinin ciddi sınamalarla karşı karşıya olduğunu belirterek, 'Değerli kardeşlerim, Türk müteahhitlerinin küresel ölçekte elde ettiği bu başarılar mevcut ekonomik konjonktürde çok daha anlamlı hâle gelmektedir. Son 4-5 yıldır dünya ekonomisi gerçekten sancılı süreçlerden geçmektedir, son asrın en büyük sağlık krizi olarak tanımlanan koronavirüs salgınının artçı sarsıntıları henüz dinmemiş, tedarik zincirinde meydana gelen kırılmalar tam manasıyla onarılmadan bunlara bir de sıcak çatışmalar ve ticaret savaşları eklenmiştir. Çevremize şöyle bir baktığımızda, kuzeyden güneye etrafımızın adeta bir yangın yeri olduğunu hepimiz görebiliyoruz. Bilhassa 2025 yılı, küresel ölçekte belirsizliklerin arttığı, jeopolitik risklerin, korumacı ticaret politikalarının ve zayıflayan dış talebin dünya ekonomisini zorladığı bir dönem olarak kayıtlara geçmiştir' dedi. '

'2025 Yılı, Ekonomide Hedeflerimize Büyük Ölçüde Ulaştık'

Türkiye ekonomisinin bu süreçte dikkat çekici bir performans ortaya koyduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Burada şunu büyük bir gururla söylemek isterim ki, küresel ticaret, diplomasi ve güvenlikte ezberlerin bozulduğu bir dönemde Türkiye ekonomisi dikkat çekici bir performans sergilemiştir. 2025 yılı, ekonomide hedeflerimize büyük ölçüde ulaştığımız, dengelerin tekrar yerine oturduğu, enflasyonla mücadelede önemli kazanımların elde edildiği, bilhassa ihracat ve turizmde rekorlar kırdığımız bir yıl olmuştur. Enflasyon son 49 ayın en düşük seviyesine indi. Merkez Bankası rezervlerimizdeki artış aynı şekilde devam ediyor. Bankamızın rezervleri tarihimizde ilk defa 200 milyar dolar bandını aştı. 2002 yılında sadece 27,5 milyar dolardan devraldığımız rezervleri, geçen hafta itibarıyla 205 milyar 177 milyon dolara yükselttik. İstihdamda da aynı tabloyu görüyoruz. Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranımız son 31 aydır tek haneli seyrini koruyor. Yatırım, üretim, istihdam ve ihracat odaklı büyüme stratejimizin olumlu etkilerine pek çok alanda şahit oluyoruz' ifadelerini kullandı.

'Suriye Ekonomisi Uluslararası Sisteme Entegre Oluyor'

Konuşmasında Suriye'ye ilişkin değerlendirmelere yer veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkede istikrarın sağlanmasıyla birlikte ticaretin canlanacağını, yatırımların ve turizmin artacağını söyleyerek, 'Özellikle Suriye istikrara ve güvene kavuştukça bunun olumlu etkilerini başta biz olmak üzere tüm komşu ülkeler doğrudan hissedecek, ticaret hızlanacak, yatırımlar artacak, turizm gelişecek. İnşallah Suriye'nin tamamında, bilhassa da eski rejimin varil bombalarıyla enkaza çevirdiği yerleşim yerlerinde büyük bir inşa ve ihya seferberliği başlayacak. Bir milyona yakın Suriyelinin hayatına mal olan zulmün etkileri silindikçe, Türkiye'nin destekleriyle Suriye yaralarını sarıp yeniden ayağa kalktıkça bölgemizde artık çok farklı rüzgârlar esecek; bunun emarelerini şimdiden görebiliyoruz. İşte 8 Aralık devriminin üzerinden henüz bir yıl geçmişken Suriye'de daha önce hayal dahi edilemeyen adımlar atıldı. Suriye ekonomisi uluslararası sisteme entegre olma sürecini başlattı. Altı yüz bini ülkemizden olmak üzere milyonlarca Suriyeli muhacir vatanlarına tekrar geri döndü. Sosyal ve siyasal alanda da umut verici gelişmeler yaşanıyor. Cumhurbaşkanı Şara'nın yayımladığı son kararname ile Esed rejiminde vatandaş bile sayılmayan Kürt kardeşlerimizin temel haklarının garanti altına alındığını görmekten büyük bir memnuniyet duyuyoruz' dedi.

'Terörün Raf Ömrü Doldu, Suriye Halkı Barış İstiyor'

Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklamasının devamında şu ifadelere yer verdi:

'Bu topyekûn kalkınma seferberliğinin, uzun süredir terör örgütlerinin işgali altında bulunan petrol sahalarının Suriye hükümetine geçmesiyle birlikte daha da hızlanacağına inanıyorum. Suriye halkının refahı için harcanması gereken kaynaklar artık yer altında tünel yapmaya değil, yer üstünde okul, hastane, fırın, fabrika ve yol yapmaya harcanacaktır. Suriye'nin zenginlikleri terör tahkimatı yerine eğitim, sağlık ve halkın refah seviyesini artıracak faydalı projeler için kullanılacaktır. Şunu bir defa herkesin görmesi ve kabullenmesi gerekiyor: Suriyeli kardeşlerimiz çatışmalardan, yıkımlardan bunalmış durumdadır. Suriye halkı barış istiyor, huzur istiyor. Arabıyla, Türkmeniyle, Kürdüyle, Nusayrisiyle kardeşçe yan yana yaşamak istiyor. Yıllardır çatışmaların bütün yükünü omuzlarında taşıyan Suriyeli çocuklar artık silah ve bomba sesi duymak istemiyor. Gelinen noktada kimsenin, ne uğruna olursa olsun, Suriye halkına yeni bedeller ödetmeye hakkı yoktur. Terörün, şiddetin ve silahın raf ömrü dolmuş, bunların devri kapanmıştır.

Adıyaman merkez Ramazan İmsakiyesi ve Tarihler Netleşti
Adıyaman merkez Ramazan İmsakiyesi ve Tarihler Netleşti
İçeriği Görüntüle

'Nefreti Körüklemeye Çalışanlara Lütfen İtibar Etmeyin'

Bilhassa daha 14-15 yaşındaki çocukları öne sürüp çocukların arkasına saklanarak onların kanı ve canı üzerinden netice alma imkânı kalmamıştır. Devlet içinde devlet olmaz, devlet içinde ayrı silahlı güç olmaz, paralel ordu olmaz. Varılan anlaşmanın ruhuna uygun şekilde meseleyi suhuletle çözmek yegâne çıkış yoludur. Biz bu konuda akl-ı selimin hırsa ve ihtirasa galip gelmesini istiyoruz. Bilhassa Kürt kardeşlerimden, Kürt vatandaşlarımdan rica ediyorum: Bizim ezelî ve ebedî kardeşliğimize darbe vurmayı, aramıza nifak sokmayı amaçlayan oyunlara gelmeyin. İstismarcılara prim vermeyin, fitneyi, fesadı, ayrışmayı ve nefreti körüklemeye çalışanlara lütfen itibar etmeyin. Türkiye Cumhuriyeti, 86 milyon vatandaşıyla, özellikle önünü ve yönünü kendisine dönmüş on milyonların da en güvenli sığınağıdır; yuvasıdır, güvencesidir. Bu devlet, adını duyunca gözleri umutla parıldayan herkesin devletidir. Türkiye sadece sınırlarının ötesinde değil, dünyanın hiçbir yerinde dost ve kardeşlerinin sıkıntı çekmesine kayıtsız kalmaz, seyirci kalmaz. Biz tarihimiz boyunca ihtiyaç sahiplerini hiçbir ayrım yapmadan bağrına basan bir millet olduk. Bugün de aynı samimiyetle hareket ediyoruz. Sınırımızın ötesinde yaşayan Kürt kardeşlerimizden gelen insani yardım taleplerini Suriye hükümetiyle yakın iş birliği içinde karşılıyoruz. AFAD'ımızın, Kızılay'ımızın yanı sıra insani yardım kuruluşlarımız da Suriye'nin kuzeyindeki ihtiyaç sahiplerine el uzatıyor, yardım ulaştırıyoruz. Yani kimsenin zarar görmemesi, kimsenin mağdur olmaması, daha fazla kan akmadan meselenin çözülmesi için son derece sağduyulu bir yol izleniyor, Türkiye olarak bunu son derece kıymetli buluyoruz.'

Kaynak : PERRE

Kaynak: RSS