İSTANBUL (AA) - Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesinden akademisyenler, bor içeren çamaşır yıkama sularındaki mikroplastikleri çevreyi kirleten bir unsur olmaktan çıkarıp güneş pillerinde kullanılabilecek bir malzeme haline getirdi.

Çamaşırların yıkanması esnasında sentetik kumaşlardan kopan mikroskobik lifler atık sulara karışarak nehirler ve denizler yoluyla ekosisteme karışıyor. Bu durum, mikroplastik kirliliğinin azaltılmasına yönelik bilimsel çözüm arayışlarını da beraberinde getiriyor.

Bu kapsamda, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Enerji Sistemleri Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vagif Nevruzoğlu yürütücülüğünde 'Mikroplastik özellikli parçacıkların fotovoltaik aygıt üretiminde kullanılması' başlıklı bir araştırma yapıldı.

Araştırmaya, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Su Ürünleri Temel Bilimler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ülgen Aytan, Fen Edebiyat Fakültesi Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Tomakin ve Doç. Dr. Sait Barış Güner, Su Ürünleri Fakültesi Su Ürünleri Temel Bilimler Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Yasemen Şentürk Koca ile Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Enerji Sistemleri Mühendisliği Bölümü Araştırma Görevlisi Melih Manır da katkı sağladı.

AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Prof. Dr. Ülgen Aytan, hızlı moda anlayışıyla birlikte artan tüketim alışkanlıklarının neden olduğu en önemli çevresel sonuçlardan birinin mikroplastikler olduğunu söyledi.

Tekstil ürünlerinden gelen fiberlerin büyük çoğunluğunun ilk birkaç yıkama sırasında çok yoğun şekilde suya karıştığını belirten Aytan 'Avrupa'da denizlere ulaşan mikroplastiklerin yaklaşık yüzde 8'inin sentetik tekstilden kaynaklı olduğu, küresel ölçekte de bu oranın yaklaşık yüzde 16-35 arasında bulunduğu tahmin ediliyor. Yani rakamlar yıllık bazda 200 ila 500 bin ton aralığında sentetik fiberin aslında sentetik tekstilin yıkanması sonucu denizel ortama ulaştığını gösteriyor. Tabii burada düşük kaliteli ve kısa ömürlü giysilerin yoğun kullanımı, bu ürünlerin kısa sürede aşınmasına ve yüksek miktarda sentetik fiberin salımına neden oluyor.' dedi.

Hamsi gibi balıkların temel besin kaynağı olan canlıların 50-60 mikron büyüklüğündeki dışkılarında dahi tekstil kaynaklı mikroplastik liflere rastlandığına dikkati çeken Aytan, bu durumu, atık su kaynaklı sentetik fiberlerin deniz ekosistemini nasıl tehdit ettiğinin bir göstergesi olarak nitelendirdi.

- Mikroplastik geri kazanımı ve teknolojide kullanımına yönelik patent alındı

Aytan, yaptıkları araştırmayla, çamaşır makinelerinin kullanımı sırasında sentetik tekstil ürünlerinden salınan fiber tipteki mikroplastiklerin geri kazanılmasını, yarı iletken özellikler kazandırılmış fonksiyonel malzemelere dönüştürülmesini ve bu malzemelerin elektronik ve ışık enerjisini elektrik enerjisine dönüştüren fotovoltaik aygıtlarda kullanılmasını amaçladıklarını dile getirdi.

Mikroplastiklerin atık suya karışmadan kaynağında yakalanmasının çevresel kirliliği azaltmanın yanı sıra atık yönetimi, döngüsel ekonomi ve temiz enerji üretimini buluşturan, mikroplastiklere karşı çözüm odaklı ve dönüştürücü bir model sunduğunun altını çizen Aytan, sözlerini şöyle sürdürdü:

'Araştırma sonuçlarımız çamaşır makineleri kaynaklı fiber tipli mikroplastiklerin uygun işlemlerden geçirildiğinde yalnızca çevresel bir atık olmadığını, aynı zamanda yarı iletken özellikler gösterebilen fonksiyonel bir malzemeye dönüştürülebileceğini ortaya koydu. Elde edilen mikroplastik türevli yapıların elektriksel ve yapısal özellikleri bu malzemelerin elektronik ve fotovoltaik aygıtlarda (güneş enerjisi cihazlarında) kullanım potansiyeline sahip olduğunu göstermekte. Bu yenilikçi yaklaşım doğrultusunda mikroplastiklerin geri kazanımına ve ileri teknoloji uygulamalarında değerlendirilmesine yönelik patentimiz, 13 Aralık 2025'te tescillendi.'

- Malzemenin gelişim süreci

Prof. Dr. Murat Tomakin, çamaşır makinelerinden çıkan atık sulardaki mikroplastiklerin manyetik, elektrik ve optik özelliklerini incelediklerini, makinede kullanılan bor katkılı deterjanlar nedeniyle bor elementi taşıdığını tespit ettikleri parçacıkların güneş pilleri için potansiyel bir kullanım fikri doğurduğunu kaydetti.

Red Bull Basement 2026'nın yeni dönem başvuruları açıldı
Red Bull Basement 2026'nın yeni dönem başvuruları açıldı
İçeriği Görüntüle

Güneş pilinde mikroplastik gibi atık bir malzemeyi değerlendirip ürünün maliyetini azalttıklarından bahseden Tomakin, şunları anlattı:

'Mikroplastiği ilk olarak çamaşır makinesi atık suyundan elde ediyoruz. Ülgen hocam ve ekibi bu atık suyu belirli filtrelerden geçirip santrifüj ediyor. Bu işlemler sonucunda daha kıvamlı, boya benzeri bir yapı elde ediliyor. Elde edilen bu malzeme, bir yüzeye kaplanabilecek ve sıvı halde uygulanabilecek duruma getirildikten sonra bize teslim ediliyor. Biz de bu kıvamlı sıvıyı, güneş pillerinde kullanılan silisyum tabakalar üzerine yayıyor ve yaklaşık 150 santigrat derecede kurutuyoruz. O yüzeyde borla beraber mikroplastik malzemeler de var. Biz ultraviyole ışınla bu yüzeyi ışınladığımız zaman güneş pillerinde görev yapan, p-tipi iletkenliğe sahip bir silisyum tabakası oluşmuş oluyor. Böylece güneş pili laboratuvar ölçeğinde elde edilmiş oluyor.'

Tomakin, bu çalışmanın mikroplastiklerin geri dönüşümü ve enerji alanında kullanımı için bir zemin oluşturduğunu ve bu alanda çalışmaya devam edeceklerini bildirdi.

Kaynak: AA