BESNİ GÜNCEL (AA) - Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Elazığ, Adıyaman, Bingöl, Tunceli ve Malatya'yı da sahip oldukları değerlerle Türkiye'nin turizm haritasında çok daha güçlü bir konuma taşımak istiyoruz. Bunu yaparken şehirlerimizi birbirlerinin rakibi olarak değil, birbirlerinin gücünü artıran destinasyonlar olarak görüyoruz." dedi.

Bakan Ersoy, Elazığ'da bir otelde düzenlenen "Bölgesel Turizm Çalıştayı"nda yaptığı konuşmada, Elazığ, Adıyaman, Bingöl, Tunceli ve Malatya'nın turizm geleceğini birlikte değerlendirecekleri çalıştayın, bölge ve ülke turizmi açısından hayırlı sonuçlara vesile olmasını temenni etti.

Türkiye'yi dünya turizminde hak ettiği zirveye taşımak için gece gündüz demeden, azim ve kararlılıkla çalıştıklarını dile getiren Ersoy, temel hedeflerinin turizmi ülkenin 81 iline ve yılın 12 ayına yaymak, ürün çeşitliliğini artırmak, ziyaretçilerin ülkede daha uzun süre kalmasını sağlamak ve turizmin oluşturduğu ekonomik ve sosyal değerden şehirlerin çok daha fazla pay almasını temin etmek olduğunu söyledi.
Bölgesel Turizm Çalıştayı Yapıldı Adıyaman Da MasadaBugün de turizmde birlikteliğin gücünü harekete geçirdiklerini anlatan Ersoy, "Turizmde artık yalnızca tek bir destinasyonu tanıtmanın yeterli olmadığı bir dönemdeyiz. Bugünün ziyaretçisi, bir şehri görmekten çok, bir deneyim yaşamak istiyor. Bir bölgenin tarihini keşfetmek, mutfağını tanımak, doğasını deneyimlemek, kültürünü hissetmek ve bütün bunları tek bir seyahat rotası içerisinde yaşayabilmek istiyor. Dolayısıyla bizim de ziyaretçiye yalnızca gidilecek yerler değil, takip edilecek rotalar, yalnızca görülecek mekanlar değil, yaşanacak hikayeler sunmamız gerekiyor." diye konuştu.

Bakan Ersoy, şöyle devam etti: "Çalıştayın kapsadığı Elazığ, Adıyaman, Bingöl, Tunceli ve Malatya'ya baktığımızda, birbirinden farklı ama aynı zamanda birbirini tamamlayan çok güçlü turizm değerleri görüyoruz. Bu nedenle bu 5 şehrimizi yalnızca ayrı ayrı destinasyonlar olarak değil, birbirini tamamlayan büyük bir turizm coğrafyasının parçaları olarak değerlendirmemiz gerektiğine inanıyorum. Bu noktada elimizde son derece güçlü bir potansiyel bulunuyor. Bu pencereden baktığımızda Adıyaman, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Nemrut Dağı Ören Yeri, Perre Antik Kenti ve Cendere Köprüsü başta olmak üzere sahip olduğu eşsiz tarihi ve kültürel mirasla dünya ölçeğinde bir değere sahiptir. Malatya'mız, UNESCO Dünya Mirası ilan edilen Arslantepe Höyüğü, eski Malatya surları, coğrafi işaretli zengin gastronomisi, doğası ve yerel yaşam kültürüyle çok güçlü bir turizm potansiyeli taşımaktadır. Elazığ, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan tarihi Harput Kenti, Hazar Gölü, Buzluk Mağarası, zengin mutfağı ve köklü kültürel mirasıyla bölgenin en önemli destinasyonlarından biridir. Kadim Harput'un UNESCO Dünya Mirası'nda kalıcı listede yer alması için de Bakanlık olarak gerekli girişimlerimizi yaptık. Ben eminim ki, bu eşsiz medeniyet hazinesi hak ettiği noktaya gelecektir. Tunceli, Munzur Vadisi Milli Parkı, Ovacık Gözeleri, benzersiz doğası ve sunduğu outdoor ile doğa turizmi imkanlarıyla Türkiye'nin bu alandaki en özel coğrafyalarından biridir. Bingöl, Yüzen Adalar'dan Hesarek Kayak Merkezi'ne, termal kaynaklarından eşsiz yaylalarına ve henüz yeterince keşfedilmemiş değerlerine kadar önemli bir gelişim potansiyeline sahiptir."

"BİZİM İÇİN TURİZMDE DİĞER ÖNEMLİ BAŞLIK TANITIMDIR"

Tanıtım çalışmalarını planlarken her şehrin sahip olduğu bu farklı turizm ürünlerini ayrı ayrı değerlendirdiklerini ifade eden Ersoy, "Bütün mesele, bu değerleri doğru şekilde ürünleştirmek ve birbirleriyle ilişkilendirmektir. Böylelikle ziyaretçilerimizin bölgede kalış süresini uzatabilir, turizmden elde edilen katma değeri artırabilir ve bu değerin daha geniş bir coğrafyaya yayılmasını sağlayabiliriz." dedi.

Bu 5 ilde toplam 130 konaklama tesisi ve 11 bin 222 yatak kapasitesinin bulunduğunu bildiren Ersoy, gelecek dönemde bir taraftan mevcut kapasitenin daha etkin kullanılmasını sağlarken diğer taraftan da turizm hareketliliğinin gelişmesine paralel olarak nitelikli yatırımların önünü açmaları gerektiğine işaret etti.

Bir destinasyonu turizm merkezi haline getirenin, yalnızca konaklama yatırımları olmadığını vurgulayan Ersoy, "Ulaşımdan gastronomiye, çevre düzenlemesinden destinasyon yönetimine, kültür varlıklarının korunmasından nitelikli insan kaynağına, tanıtımdan ziyaretçi deneyimine kadar bütün unsurları birlikte ele almak zorundayız." ifadesini kullandı.

Ersoy, bu nedenle turizmde başarıyı merkezi yönetimin tek başına gerçekleştireceği bir hedef olarak görmediklerini, valiliklerin, belediyelerin, üniversitelerin, kalkınma ajanslarının, sivil toplum kuruluşlarının ve yerel paydaşların sürecin içerisinde olması gerektiğini anlattı.

Bakanlık olarak İl Tanıtım ve Geliştirme Programı'nı da bu anlayışla yürüttüklerini belirten Ersoy, şunları kaydetti:

"5 ilimizde bu program kapsamında Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) koordinasyonunda oluşturduğumuz kurullar aracılığıyla kamu, özel sektör, akademi ve sivil toplum temsilcilerini aynı masa etrafında buluşturuyoruz. Bizim için turizmde diğer önemli başlık tanıtımdır. Bugün turizmde dünyanın önde gelen ülkelerinden biri olan ülkemiz, 2019 yılında kurduğumuz TGA aracılığıyla 200'e yakın ülkede gerçekleştirdiği reklam, tanıtım, ağırlama ve PR faaliyetleri sayesinde dünyanın açık ara en fazla ve en yoğun tanıtım yapan ülkesi konumuna gelmiştir. Bu tanıtım faaliyetleri sonucu 2026 yılının ilk 6 ayında 25,8 milyon ziyaretçiye ev sahipliği yaparken, yine bu dönemde turizm gelirimiz 25,7 milyar dolara ulaşmıştır. Ülke olarak turizmde ortaya koyduğumuz vizyon, ülkemizin başarısını yalnızca ziyaretçi sayıları veya turizm gelirleri üzerinden değerlendiren bir anlayıştan ibaret değildir. Bu hedefe ulaşabilmek için Türkiye'nin sahip olduğu turizm zenginliğini bütün yönleriyle ortaya çıkarmamız gerekiyor. Çünkü Türkiye sadece deniz, kum ve güneşten ibaret bir turizm ülkesi değildir. Türkiye tarihiyle, kültürüyle, arkeolojik mirasıyla, gastronomisiyle, doğasıyla, inanç merkezleriyle, yaylalarıyla, gölleriyle, dağlarıyla ve geleneksel yaşam kültürüyle dünyanın çok az ülkesinin sahip olduğu büyük bir zenginliğe ve ürün çeşitliliğine sahiptir. Bugün burada bir araya gelmemizin temel nedeni de işte bu zenginliği daha güçlü bir turizm değerine dönüştürmektir. Bu tanıtım gücünü sadece Türkiye'nin dünyada zaten bilinen destinasyonları için değil, Anadolu'nun henüz yeterince keşfedilmemiş değerleri için de kullanıyoruz."

Adıyaman’da Motosiklet ile Hafif Ticari Araç Çarpıştı
Adıyaman’da Motosiklet ile Hafif Ticari Araç Çarpıştı
İçeriği Görüntüle

Elazığ, Adıyaman, Bingöl, Tunceli ve Malatya'nın ulusal ve uluslararası görünürlüğünü daha da artırmak istediklerine dikkati çeken Ersoy, dijital iletişimden sosyal medyaya, uluslararası PR faaliyetlerinden içerik çalışmalarına kadar farklı mecralarda bu şehirleri anlatmaya devam edeceklerini bildirdi.

"BU COĞRAFYANIN TÜRKİYE TURİZMİNİN YENİ ÇEKİM MERKEZLERİNDEN BİRİ OLACAĞINA İNANIYORUM"

Bölgesel Turizm Çalıştayı Yapıldı Adıyaman Da Masada1GoTürkiye mecralarında ve şehirler için oluşturdukları sosyal medya hesaplarında bu 5 şehirle ilgili paylaşımlar yaptıklarını vurgulayan Ersoy, şu ifadeleri kullandı:

"CNN International, Euronews, BBC International ve Al Jazeera gibi dünyanın önde gelen global haber kanallarıyla yaptığımız işbirlikleri ile tüm Türkiye'de olduğu gibi Doğu ve Güneydoğu bölgelerimize ait turizm değerlerinin de tanıtımına katkıda bulunuyoruz. Geçtiğimiz yıldan itibaren Mini Dizi Tanıtım Stratejimizi hayata geçirdik. Haziran 2025'te Antalya Gambit ile başlayan mini dizi iletişimleri kapsamında, toplam 8 mini dizi yayına alınmış, bu çalışmalarla 9 milyardan fazla gösterim ve 5,5 milyar izlenmeye ulaşılmıştır. Bu strateji kapsamında Güneydoğu Anadolu Bölgemizin tanıtımına katkıda bulunan Whisper of Origins isimli dizi temmuzda yayına girdi. Doğu Anadolu Bölgemizi konu alan dizi için de gerekli planlamalar yapılıyor. Hedefimiz çok açık. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda 81 ilimizde olduğu gibi Elazığ, Adıyaman, Bingöl, Tunceli ve Malatya'yı da sahip oldukları değerlerle Türkiye'nin turizm haritasında çok daha güçlü bir konuma taşımak istiyoruz. Bunu yaparken şehirlerimizi birbirlerinin rakibi olarak değil, birbirlerinin gücünü artıran destinasyonlar olarak görüyoruz. Bunu başardığımızda sadece ziyaretçi sayısını artırmış olmayacağız. Turizmi şehirlerimiz için daha güçlü bir ekonomik değer, gençlerimiz için yeni bir istihdam alanı, yerel üreticilerimiz için yeni bir pazar ve kültürel mirasımızın korunması için sürdürülebilir bir kaynak haline getirmiş olacağız. Bu süreçte şehirlerimizin ve sektörümüzün yanında olmaya devam edeceğiz."

Bakan Ersoy, "TGA'mızın tanıtım gücüyle, Bakanlığımızın kültür ve turizm politikalarıyla ve en önemlisi değerli yerel paydaşlarımızın katkısıyla bu coğrafyanın sahip olduğu potansiyeli çok daha ileriye taşıyacağımıza inanıyorum. Çalıştayımıza katkı sunan başta AK Parti Elazığ Milletvekili Mahmut Rıdvan Nazırlı ve tüm kurumlarımıza, sektör temsilcilerimize, akademisyenlerimize ve paydaşlarımıza teşekkür ediyorum. Buradan çıkacak fikirlerin yeni projelere, yeni rotalara ve güçlü işbirliklerine dönüşmesini temenni ediyorum. 5 şehrimizin sahip olduğu değerleri ortak bir vizyonla buluşturduğumuzda, bu coğrafyanın Türkiye turizminin yeni çekim merkezlerinden biri olacağına yürekten inanıyorum." diye konuştu.

"BÖLGEMİZ TARİH VE GASTRONOMİ AÇISINDAN EŞSİZ GÜZELLİKLERE SAHİP"

Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu ise meslek hayatının yaklaşık 9 yılını bu bölgede geçirdiğini, bölgede Fırat Nehri'nin ve havzasının ne anlama geldiğini çok yakından gördüğünü söyledi.

Hatipoğlu, şunları kaydetti: "Özellikle yapılmak istenen bölgesel anlamda turizm hedeflerine ulaşarak refahı ve kazancı bölüşmek olmalı diye ifade ediyorum. Bölgemiz tarih ve gastronomi açısından eşsiz güzelliklere sahip. Dünyada başka bir benzeri zenginliği görebilmek mümkün değil. Kilometrelerce gitmeniz gerekir ama çok yakın bir alanda bunların hepsini bulabiliyoruz. İstedik ki Elazığ, Malatya, Adıyaman, Bingöl, Tunceli tek başına değil ortaklaşa, ortak bir aklı ve planlamayı ortaya koyarak gastronomisini, doğal güzelliklerini, tarihi güzelliklerini yaşatsın. Gelen misafirler en güzel duygularla ayrılsın çünkü bu coğrafyanın insanı misafirperverdir, baş tacı eder geleni. Bunun artık bir değere dönüşmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu anlamda bölgemizdeki kıymetli valilerimiz ile bu hususta bir planlamayı gerçekleştirmeyi ve hayata geçirmeyi umuyorum."

"BÖLGEMİZ TURİZM KONUSUNDA ÇOK DAHA İYİ NOKTALARA GELECEK"

Bingöl Valisi Cahit Çelik ise ülkede huzur ve güvenin tesisi konusunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a teşekkür ettiklerini belirtti.

Bingöl'ün yaylalarında, dağlarında artık huzurun hâkim olduğunu dile getiren Çelik, bundan sonraki süreçte bölge illerinin turizmden hak ettiği payı alacağına inandıklarını söyledi.

Çelik, Fırat Havzası'ndaki 5 ilin ortak bir strateji oluşturması halinde bu kentlerde konaklama gün sayısının artacağını dile getirerek, güçler birleştirildiğinde bölge illerinin turizmde daha iyi noktalara geleceğini kaydetti.

"Adıyaman'ın ve Elazığ'ın kadim tarihi, Tunceli ve Bingöl'ün doğal güzellikleri, Malatya'nın gastronomisi birleşirse inanıyorum ki bölgemiz turizm konusunda bundan sonraki süreçte çok daha iyi noktalara gelecek." diyen Çelik, bunu ortak bir strateji ve hedef doğrultusunda başarmanın mümkün olduğunu ifade etti.

"TURİZM ÜRÜNLERİNDEN OLUŞAN BÖLGESEL BİR DESTİNASYON AĞI OLUŞTURABİLİRİZ"

Adıyaman Valisi Abdullah Küçük de çalıştayda ele alınacak yeni nesil sürdürülebilir turizm yaklaşımlarının tek bir kentin değil, tüm bölgenin bütüncül bir anlayışla markalaşması gerektiğini ortaya koyduğunu belirtti.

Küçük, sözlerini şöyle sürdürdü: "Elazığ, Malatya, Tunceli, Bingöl ve Adıyaman'ı ayrı ayrı destinasyonlar olarak değerlendirmek yerine birbirini tamamlayan, turizm ürünlerinden oluşan bölgesel bir destinasyon ağı oluşturabiliriz. Bu yaklaşımın temelinde bölgeye gelen turistin daha uzun süre kalmasını ve daha fazla harcama yapmasını sağlayacak bir turizm ekonomisi oluşturmak yer almalıdır. Örneğin kültür turizminde Harput, Arslantepe ve Nemrut gibi güçlü çekim merkezleri aynı kültür rotasının farklı durakları olarak planlanabilir. Doğa turizminde Munzur, Bingöl'ün doğal alanları ile Adıyaman'ın Gerger ve Kızılin kanyonları birbirini tamamlayan ürünler haline getirilebilir. Gastronomide ise her ilin yöresel ürünleri özellikle fırın yemekleri ve fırın kültürü bölgesel bir gastronomi rotasının unsurlarına dönüştürülebilir ancak bunun gerçekleştirilebilmesi için yalnızca tanıtım faaliyetlerini artırmak yeterli değildir. Ulaşımdan konaklamaya, rehberlik hizmetlerinden dijital pazarlamaya kadar bütüncül bir planlama yapılması gerekmektedir."

Bu noktada ulaşım altyapısının bölgesel turizm vizyonunun en önemli unsurlarından biri olduğunu dile getiren Küçük, özellikle yapımı devam eden Malatya Sincik-Kahta ve Malatya Çelikhan-Adıyaman kara yollarının standartlarının yükseltilmesinin iller arasındaki ulaşımı kolaylaştıracağını, bölgesel turizm hareketliliğine önemli katkı sağlayacağını bildirdi.

Küçük, Terörsüz Türkiye hedefi ile oluşacak yön ve huzur ortamının bölgenin turizm cazibesini daha da artıracağına işaret etti.

Bölgenin bir diğer önemli potansiyelinin ise su kaynakları olduğunu ifade eden Küçük, barajları, nehirleri ve gölleriyle bölgenin rafting, kano, yelken, kürek ve dalış gibi pek çok su sporunun yapılabileceği önemli bir potansiyele sahip olduğunu kaydetti.
Küçük, bu potansiyeli ortak bir strateji ile değerlendirdiklerinde özellikle yaz aylarında daha canlı, dört mevsim turizme katkı sağlayacak yeni destinasyonlar oluşturulabileceğini dile getirerek, şu ifadeleri kullandı:

"Bölgemizin turizm çeşitliliğini artırabilecek önemli alanlardan biri de inanç turizmidir. Bu değerleri doğru bir tanıtım ve destinasyon yönetimi anlayışıyla turizme kazandırarak inanç turizminde önemli bir merkez haline gelebiliriz. Günümüz turizminde destinasyonların dijital görünürlüğü ziyaretçinin karar verme sürecinde belirleyici hale gelmiştir. Bu nedenle 5 ilin ayrı ayrı yürüttüğü tanıtım çalışmalarının yanında bölgeyi tek bir destinasyon olarak tanımlayan ortak bir dijital pazarlama stratejisi geliştirilmesinin önemli olduğunu düşünüyoruz. 5 ilimizin turizm uzmanlarının, akademisyenlerinin, kamu yöneticilerinin ve sektör temsilcilerinin bilgi ve deneyimlerini paylaşacağı bu çalıştayın bölgemizin turizm potansiyelinin daha etkin değerlendirilmesine yönelik somut bir yol haritası ortaya koyacağına inanıyorum. Turizmde şehirleri birbirinden bağımsız değerlendiren yaklaşımların ötesine geçerek artık 'ortak ürün', 'ortak rota', 'ortak tanıtım' ve 'ortak pazarlama' anlayışını geliştirmemiz gerekiyor."

"ORTAK BİR AKILLA HAREKET ETMELİYİZ"

Tunceli Valisi Şefik Aygöl de turizmin artık şehirlerin sınırları içerisinde değerlendirilebilecek bir alan olmaktan çıktığını belirterek, bugünün dünyasında insanların yalnızca bir şehri görmek istemediğini, bir coğrafyayı, bir kültürü, bir medeniyet birikimini ve farklı deneyimleri bir arada yaşamak istediğini söyledi.

Bu nedenle Adıyaman'ın tarihi mirasını, Bingöl'ün doğal güzelliklerini, Elazığ'ın köklü kültürünü, Malatya'nın zenginliklerini ve Tunceli'nin eşsiz coğrafyasını birbirinden ayrı değil birbirini tamamlayan değerler olarak değerlendirmek gerektiğini anlatan Aygöl, şunları kaydetti:

"Turizm günümüzde yalnızca bir ekonomik faaliyet olmaktan da çıkmıştır. Turizm şehirlerimizin hikayesini anlatmak, kültürümüzü tanıtmak, tarihi ve doğal mirasını korumak, geleceğe taşımak ve insanlar arasında güçlü bağlar kurmak olarak da adlandırılıyor. Bu değerleri doğru yönetmeli, sürdürülebilir bir anlayışla korumalı, güçlü tanıtım stratejileri daha geniş bir kitleye ulaşmalı ve en önemlisi ortak bir akılla hareket etmeliyiz. Bölgelerimizin birbirinden kopuk turizm noktaları olarak değil ulaşımı, konaklaması, kültürü, doğal güzellikleri ve ortak rotalarıyla bütüncül bir destinasyon anlayışı içerisinde değerlendirilmesi hepimiz için güçlü bir yol haritası olacaktır. Gerçek başarı doğayı koruyarak, kültürel değerlerimizi yaşatarak yerel halkı sürecin bir parçası haline getirerek ve turizmin ekonomik katkısını bölgenin tamamına yayarak sağlanabilir."

Aygöl, Tunceli'nin doğal güzelliklerine, zengin kültürel dokusuna, tarihi ve inanç değerlerine, gastronomi zenginliğine ilişkin bilgi vererek, çalıştay kapsamında gerçekleştirilecek toplantılarda ortaya çıkacak değerlendirmelerin bölgenin sahip olduğu zenginliği daha görünür hale getireceğini, iller arasında geliştirilebilecek yeni işbirliği imkanlarını ön plana çıkaracağını belirtti.

Burada ortaya çıkacak fikirlerin somut işbirliklerine, ortak projelere, yeni turizm rotalarına uygulanabilir politikalara dönüşmesini arzu ettiklerini anlatan Aygöl, kamu kurumlarının, yerel yönetimlerin, kalkınma ajanslarının, üniversitelerin, finans kuruluşlarının, ulaşım ve konaklama sektörünün, turizm yatırımcılarının ve tanıtım alanında faaliyet gösteren tüm paydaşların aynı hedef doğrultusunda hareket etmesinin önemine işaret etti.

"BİRLİKTE HAREKET ETME KAPASİTEMİZİ ARTIRARAK ÇOK DAHA İYİ BİR NOKTAYA EVRİLEBİLİRİZ"

Malatya Valisi Seddar Yavuz ise turizm sektörünün ülkenin kalkınmasındaki önemine değindi.

Yavuz, depremlerle sarsılan bölgede imar ve inşa süreçleri ile artık şehirlerin ayağa kaldırıldığını ifade ederek, "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın güçlü liderliğinde ilimizde direkt ve yerinde dönüşüme destek vermek suretiyle 125 bin 239 bağımsız bölüm inşa ettik. Buna ilaveten 13 bin 178 iş yeri inşa ettik. Yeni ve modern alışveriş merkezleri oluşturduk." dedi.

Arslantepe'den Harput'a, Munzur'dan Nemrut'a kadar bölgenin 3, 5 ve 7 günlük yeni destinasyonlarla önemli bir turizm potansiyeli barındırdığını belirten Yavuz, şunları söyledi:

"Şehir milliyetçiliğinden uzak, birlikte hareket etme kapasitemizi artıran ve işbirliklerini de doğru bir rota ile ortaya koyan yaklaşımla çok daha iyi bir noktaya evrilebiliriz. Sayın Bakanımızın turizm alanındaki tecrübesi ve birikiminin, şehirlerimizdeki bu heyecan ve birlikte hareket etme kapasitesinin önümüzdeki yıllarda önemli bir turizm aktivitesini sağlayacağını değerlendiriyorum. Bu çalıştaya katkı sunan herkese teşekkür ediyorum."

Programa, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, AK Parti Elazığ milletvekilleri Erol Keleş, Ejder Açıkkapı, Mahmut Rıdvan Nazırlı, CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, MHP Elazığ Milletvekili Semih Işıkver, Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları, belediye başkanları, ilgili kurum müdürleri, sektör ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri katıldı.

#Adıyaman #BölgeselTurizm #TurizmÇalıştayı #Elazığ #NemrutDağı #PerreAntikKenti #CendereKöprüsü #Turizm #KültürTurizmi #AdıyamanTurizmi

#BesniGüncel #AdıyamanTurizmi #BölgeselTurizm

Kaynak: AA