BESNİ GÜNCEL (Mehmet Emin Danış - Özel Bibliyografya)- Besni’nin geçmişine, meslek kültürüne ve ustalık geleneğine ışık tutan “Besni’nin Yaşayan Efsaneleri” başlıklı bibliyografik röportaj serimizin bu bölümündeki konuğumuz, Besni'nin en yaşlı berberlerinden Mustafa Meşen.
1951 doğumlu Mustafa Meşen, ilerleyen yaşına rağmen mesleğini torunları Ensar ve Mustafa ile birlikte sürdürüyor. Onu ziyaretimizde ise yalnız değildik. Mustafa Usta’nın kardeşi, Milli Antrenör ve Okullar Arası Dünya Muaythai Şampiyonu Berfin Polat’ın da antrenörü olan Serdar Meşen de bu buluşmada bize eşlik etti.
Yılların biriktirdiği hatıraların, meslek kültürünün ve değişen Besni’nin izlerini taşıyan sohbetimizde Mustafa Usta, çocukluk yıllarından çıraklığına, berberlikten dokumacılığa, ustalık anlayışından günümüz mesleklerine kadar hayatının önemli dönüm noktalarını anlattı.
OKUL YERİNE USTANIN YANI
Mustafa Meşen’in çocukluğu, eğitimin bugünkü kadar yaygın olmadığı yıllara denk geliyor. İlkokul diplomasını daha sonra dışarıdan alan Mustafa Usta, çocukluk döneminde okula devam etmek yerine bir meslek öğrenmenin tercih edildiğini anlatıyor.
O dönemde birçok ailenin çocuklarını küçük yaşlarda bir ustanın yanına verdiğini belirten Mustafa Usta’nın meslek hayatı da babasının kararıyla başladı.
Babası onu, dönemin tanınmış ustalarından Halil Toprak’ın yanına berberlik öğrenmesi için çırak olarak verdi.
Ancak Mustafa’nın çocukluk yıllarındaki tek merakı berberlik değildi. Köşkerliğe, yani ayakkabıcılığa da ilgi duyan Mustafa Meşen, bir dönem bu alanda da çıraklık yaptı.
Yaklaşık 10 yaşında başlayan çıraklık süreci, onun hayatının en önemli eğitim dönemlerinden biri oldu.
“HALİL USTAMIN BENDEN ÇOK EMEĞİ VAR”
Yaklaşık 10 yıl boyunca Halil Toprak’ın yanında çıraklık ve kalfalık yapan Mustafa Meşen, 1970’li yıllarda ilk tıraşlarını yapmaya başladı.
Aradan geçen onlarca yıla rağmen ustasını unutmadığını belirten Mustafa Usta, Halil Toprak’ı anlatırken duyduğu vefayı şu sözlerle dile getiriyor:
“Ustam çok iyi bir insandı, onun ve ailesinin bende çok emeği var. Halil Ustam gibi iyi bir insan belki dünyaya gelmemiştir. Ben ondan razıyım, Allah da razı olsun.”
Mustafa Usta’nın anlattıkları, geçmiş dönemin usta-çırak ilişkisinin yalnızca bir meslek öğrenme süreci olmadığını da ortaya koyuyor.
İlk dükkânını açma döneminde yaşadığı bir anıyı da paylaşan Mustafa Meşen, kooperatiften kredi çekerek iş yeri açtığını, bunu öğrenen ustasının ise kendisine kızdığını anlatıyor.
Halil Usta’nın, “Neden faiz borçlanmışsın, bana söyleseydin verirdim” dediğini aktaran Mustafa Usta, bu anıyı yıllar geçmesine rağmen unutmadığını söylüyor.
ESKİ BERBERLERİN YAPTIĞI İŞLER
Mustafa Meşen’in anlattığı geçmiş dönem berberlik mesleği, bugünkünden oldukça farklı.
O yıllarda berberlerin yalnızca saç ve sakal tıraşı yapmadığını anlatan Mustafa Usta, sünnet, diş çekme, kulak temizleme ve bazı yaralara yönelik uygulamaların da berberler tarafından gerçekleştirildiğini ifade ediyor.
Kendisinin de bu alanlarda eğitim aldığını belirten Mustafa Meşen, şöyle konuşuyor:
“Diş çekmeyi, kulak temizlemeyi, egzama ilaçlarını yapmayı öğrendim ama pek yaptım denilmez. Zaten diş çekme ve diğer sağlıkla alakalı işleri berberlerin yapması 12 Eylül’ün ardından yasaklandı.”
Mustafa Usta, zaman zaman yakınlarının veya arkadaşlarının diş sorunlarıyla ilgilendiğini de anlatıyor.
SAÇ KIRAN İÇİN HAZIRLADIĞI MERHEMLE TANINDI
Mustafa Meşen’in meslek hayatındaki en dikkat çekici anlatılarından biri ise geçmişte hazırladığını söylediği saç kıran merhemi.
Bir dönem eline geçen tıbbi ilaçlarla ilgili bir kitaptan öğrendiği formülü uyguladığını anlatan Mustafa Usta, saç kıran olarak ifade ettiği rahatsızlık nedeniyle kendisine başvuranlar olduğunu belirtiyor.
Mustafa Meşen, bu konuda şunları söylüyor:
“Ben aslında saç kıran hastalığına merhem üretmekle tanınıyorum. O yıllarda elime geçen tıbbi ilaçlar konulu bir kitaptan öğrendiğim formülle bugün insanlar için önemli bir sorun olan saç kıran için ilaç üretiyordum.”
Bu uygulamayı günümüzde sürdüremediğini belirten Mustafa Usta, bunun nedenini ise gerekli bazı maddeleri artık temin edememesi olarak açıklıyor.
Kendisinin ifadesine göre geçmişte farklı meslek gruplarından insanların da bu amaçla kendisine geldiğini belirten Mustafa Meşen, egzama ve uyuz için de çeşitli ilaçlar hazırladığını ancak en çok saç kıran konusunda tanındığını ifade ediyor.
Mustafa Usta, bir dönem ülkenin farklı şehirlerinden, hatta yurt dışından bile kendisinden bu amaçla ürün isteyenlerin olduğunu anlatıyor.
12 EYLÜL SONRASI BERBERLİĞE ARA VERDİ
Mustafa Meşen’in meslek hayatında yalnızca berberlik yok.
12 Eylül döneminde berberliğe ara veren Mustafa Usta, yaklaşık 10 yıl boyunca dokumacılık alanında işçilik yaptı.
Ancak yıllar sonra yeniden berberliğe döndü.
Bugün ise mesleğini tamamen bırakmış değil. İlerleyen yaşına rağmen küçük dükkânında torunları Ensar ve Mustafa ile birlikte çalışmaya devam ediyor.
Böylece bir meslek, üç kuşak arasında devam eden bir aile hikâyesine dönüşüyor.
“EN ZOR TARAFI TATİL YAPAMAMAK”
Mustafa Usta’ya göre berberlik mesleğinin en zor taraflarından biri ise çalışma düzeni.
Özellikle bayram dönemlerinde yoğunluğun arttığını belirten Meşen, berberliğin yorucu bir meslek olduğunu ifade ediyor:
“Özellikle bayram öncesi ve hatta çoğu zaman bayramların ilk günleri yoğun çalışıyoruz, oldukça yorucu bir meslekten bahsediyoruz.”
Yıllar boyunca yaşadığı yoğunluğa rağmen mesleğini sürdüren Mustafa Usta, bugün torunlarıyla aynı dükkânda çalışmanın mutluluğunu yaşıyor.
“BİZİM DÖNEMİMİZDE USTALIK ÇOK ZORDU”
Teknolojinin berberlik mesleğini de değiştirdiğini söyleyen Mustafa Meşen, geçmiş ile bugün arasındaki en büyük farklardan birinin çalışma disiplini ve ustalık anlayışı olduğunu düşünüyor.
Kendi çıraklık dönemini anlatırken sabahın erken saatlerinde dükkâna geldiklerini belirten Mustafa Usta, sözlerini şöyle sürdürüyor:
“Bizim dönemimizde sabah saat 6’da gelip dükkânı açar, temizliğimizi yapardık, ustamız sonra gelirdi.”
Günümüzde ise çalışma saatlerinin değiştiğini belirten Meşen, teknolojinin de mesleğe önemli ölçüde girdiğini ifade ediyor.
Ona göre asıl değişim ise ustalık kavramında yaşandı.
“Otomatik makineler çıktı artık, üstelik ustalık falan da pek aranmıyor. Üç beş ay berber çıraklığı yapanlar bir bakıyorsunuz usta olarak dükkân açıyor. Usta olmak bizim dönemimizde çok zordu.”
USTAYA SAYGI, MESLEĞİN TEMELİYDİ
Mustafa Usta’nın anlattığı geçmişte, ustaya duyulan saygı mesleğin ayrılmaz bir parçasıydı.
Kendi çıraklık döneminde ustalarının yanında nasıl davrandıklarını anlatan Meşen, bugünkü çalışma kültürüyle geçmiş arasındaki farkı şu sözlerle dile getiriyor:
“Ustalarımıza çok saygı gösterirdik. Mesela biz kahvedeyken, ki kahveye pek gitmedim, ustam gelince sessizce kahveden çıkardık. Ustanın olduğu mekânda çok dikkatli davranır ve konuşurduk.”
Mustafa Meşen’in hayat hikâyesi, yalnızca bir berberin meslek geçmişini değil; Besni’de bir dönemin çalışma hayatını, usta-çırak ilişkisini, meslek öğrenme kültürünü ve yıllar içerisinde değişen toplumsal yaşamı da gözler önüne seriyor.
1951 yılında başlayan bir hayatın 75. yılında halen aynı mesleğin içinde devam etmesi ise Mustafa Usta’yı Besni’nin yaşayan meslek hafızalarından biri haline getiriyor.
Mehmet Emin Danış
#Besni #BesniGüncel #BesnininYaşayanEfsaneleri #MustafaMeşen #BesniBerberleri #Berberlik #BesniTarihi #UstaÇırak #YerelHafıza #MehmetEminDanış
Next



