Besni’nin Yaşayan Efsaneleri!
Besni’de İlk Tamir Dükkânını Açan Adam: Abdi Usta (Abdurrahman Kumral)
BESNİ GÜNCEL - “Besni’nin Yaşayan Efsaneleri” başlıklı biyografik çalışmamızın bu bölümünde, ilçenin meslek ve teknik hafızasında önemli bir yere sahip olan, Besni’de ilk tamir dükkânını açan Abdurrahman Kumral, nam-ı diğer Abdi Usta ile bir araya geldik.
Motorlardan jeneratörlere, sıcak demircilikten tornacılığa, kaynakçılıktan iş makinelerine kadar pek çok alanda yıllarca çalışan Abdi Usta, yalnızca bir meslek insanı olarak değil, eski Besni’nin sosyal ve ekonomik hayatına dair taşıdığı hatıralarla da dikkat çekiyor.
Abdi Usta’yı bu özel röportaj için Besni Güncel Gazete Genel Yayın Yönetmeni Halil Tüy ile birlikte ziyaret ettik. Röportaj talebimizi ilettiğimiz Abdi Usta, ilerleyen yaşına rağmen nezaket göstererek, aynı zamanda damadı olan traktör ustası Haydar İncibaş’ın tamirhanesine kadar geldi. Sohbetimizi burada gerçekleştirdik.
Daha ilk karşılaşmamızda Abdi Usta’nın yılların verdiği tecrübeyle şekillenen dünyasına tanıklık ettik. Selamlaşmamızın hemen ardından bizlere hayır duaları eden Abdi Usta, dürüstlüğün, insanlara sevgiyle yaklaşmanın, insanları sevmenin ve dünyanın bir imtihan yeri olduğunun altını çizerek başladı söze.
OKULA GİDEMEDİ AMA KENDİ KENDİNE OKUMAYI ÖĞRENDİ
1937 doğumlu olan Abdi Usta da kendi kuşağındaki pek çok insan gibi eğitim imkânlarının sınırlı olduğu bir dönemde büyüdü.
Ancak onun okuma hikâyesi oldukça farklıydı.
“Okuma biliyorum ama yazamıyorum” diyen Abdi Usta, okumayı nasıl öğrendiğini şöyle anlattı:
“Birine gittim, bana alfabedeki harfleri bir kâğıda yazmasını ve onların okunuşunu öğretmesini istedim. ‘Sen okumayı böyle mi öğreneceksin?’ diye sorduğunda evet dedim. Yazdı. O harflerin yazıldığı kâğıdı alınca da bana Abdi ve Abdurrahman’ın nasıl yazıldığını göster, bu kâğıda yaz dedim. Onu da yazdı. O notlara bakarak çalıştım ve sonunda okumayı öğrendim.”
Kur’an-ı Kerim okumayı da öğrendiğini anlatan Abdi Usta, Arapça bilmediğini belirterek bu eğitimi Aşağı Besni’deki Tahtaoba Camisi’nin hocası Şeyh Ahmet’ten aldığını ifade etti.
BESNİ’DEKİ MOTORLAR ONUN MERAKINI UYANDIRDI
Motorların ve otomobillerin bugünkü kadar yaygın olmadığı yıllarda, Besni’de tamircilik mesleğine nasıl yöneldiğini sorduğumuz Abdi Usta, mesleğinin temelinde merak olduğunu anlattı.
“Harman yerine makineler gelirdi. Ayrıca ilçeye de bazı arabalar gelirdi. O dönemde Besni’de 8 araba vardı. Onların motoruna çok bakardım, nasıl çalıştıklarını merak edip inceliyordum.”
Bu merak onu daha sonra İskenderun’a götürdü.
Akrabası Cüneyt Burç’un yanına giden Abdi Usta, burada mesleğin inceliklerini öğrendi. Ardından Mersin ve Gaziantep’te de çalışarak kendisini geliştirdi ve ustalık seviyesine ulaştı.
BESNİ’DE İLK TAMİR DÜKKÂNINI AÇTI
Mesleğinde yeterli tecrübeyi kazandıktan sonra Besni’ye dönen Abdi Usta, Aşağı Şehir’de Besni’nin ilk tamir dükkânını açtı.
İskenderun’daki ustası Cüneyt Burç’u da Besni’ye gelmesi konusunda ikna eden Abdi Usta, böylece öğrendiği mesleğin ilçede gelişmesine katkı sundu.
Cüneyt Burç da Besni’ye gelerek “Fiyaka” lakabıyla tanınan Şeyh Ahmet Doğru ile ortak bir tamirhane açtı.
Bu dönem, Besni’de motor ve makine tamirciliğinin gelişmeye başladığı yılların önemli bir bölümünü oluşturdu.
ASKERLİK, İSTANBUL VE YENİDEN BESNİ
Askerlik zamanı geldiğinde tamir malzemelerini ve aletlerini bir garaja koyarak dükkânını kapatan Abdi Usta, askerlik dönüşünde bir süre daha Besni’de esnaflık yaptı.
Ardından İstanbul’a gitti ve mesleğini burada sürdürdü.
Yaklaşık 35-40 yıl İstanbul’da çalışan Abdi Usta, 2000 yılında yeniden Besni’ye döndü.
İlçeye dönüşünden sonra da mesleğini bırakmadı. 2025 yılına kadar çalışmaya devam ederek Besni’nin en yaşlı ustalarından biri olarak meslek hayatını sürdürdü.
“ÇOK PARA KAZANDIM AMA KAZANCIMIN KIYMETİNİ BİLMEDİM”
Abdi Usta’nın uzmanlık alanları oldukça genişti.
Sıcak demircilik, tornacılık, kaynakçılık, iş makineleri, motor ve jeneratör tamiri konusunda yılların deneyimine sahipti.
Ancak uzun meslek hayatının ekonomik tarafını değerlendirirken kendi adına yaptığı özeleştiri dikkat çekiciydi:
“Çok para kazandım ama kazancımın kıymetini bilmedim.”
Bu söz, Abdi Usta’nın yıllar sonra geçmişine dönüp baktığında tasarruf konusunda yaptığı samimi bir değerlendirmeydi.
MOTORLARIN ÖLÇÜSÜNÜ ANLATTI
Motorlardan söz açıldığında Abdi Usta, bugün pek çok kişinin bilmediği iki ayrıntıyı özellikle not etmemizi istedi.
“Motorlar ikiye ayrılır” diyerek başlayan Abdi Usta, motorların 2 zamanlı ve 4 zamanlı olarak ayrıldığını anlattı.
Ardından ölçü konusuna değinen Abdi Usta, motorların ayrıca milimetrik ölçülü ve parmak ölçülü olarak ayrıldığını söyledi.
Parmak ölçüsünün 25,4 milimetre olduğunu ifade eden Abdi Usta, bu ölçünün İngiliz ölçü sisteminden geldiğini kendi anlatımıyla aktardı.
BESNİ’NİN ELEKTRİK SANTRALİNDEKİ ARIZA
Abdi Usta’nın anlattığı hatıralar arasında, Besni’nin geçmişindeki elektrik üretimiyle ilgili olanı da dikkat çekiciydi.
Aşağı Şehir’de daha önce bir değirmenin bulunduğunu, daha sonra bu alanın kaldırılarak yerine elektrik santrali kurulduğunu anlatan Abdi Usta, bir süre sonra santralin tribünlerinin yavaşladığını ve ilçeye verilen elektriğin azaldığını söyledi.
Sorunun çözümü için santrali kuran ve bakımından sorumlu Alman ustaların çağrıldığını ancak gelişlerinin geciktiğini belirten Abdi Usta, kendisinin inceleme yapmasına izin verilmesini istedi.
Santrali incelediğinde sorunun içerideki silindirik bir parçadan kaynaklandığını düşündüğünü anlatan Abdi Usta, parçanın çıkarılıp temizlenmesi gerektiğini söyledi.
O dönemde belediye başkanının Mehmet Özbay olduğunu aktaran Abdi Usta, parçanın çıkarılması konusunda kendisine karşı çıkıldığını belirtti.
Kendi yönteminde ısrar eden Abdi Usta, silindiri çekerek yerinden çıkardığını, parçanın kireçlendiğini ve temizledikten sonra yeniden yerine taktığını söyledi.
Ardından sistemin yeniden çalıştığını ve ilçedeki elektrik sorununun çözüldüğünü anlattı.
Daha sonra gelen Alman ustaların yaptığı çalışmayı gördüklerini belirten Abdi Usta, kendisiyle görüşmek istediklerini ve yaptığı işlemin karşılığında kendisine ödenen paranın yetersiz olduğunu söylediklerini aktardı.
Abdi Usta, bunun üzerine kendisine ilave bir ödeme yapıldığını ifade etti.
“KİMSEDEN ÖÇ ALMAK İSTEMİYORUM”
Röportajımızın en dikkat çekici bölümlerinden biri de Abdi Usta’nın yıllar önce yaşadığı bir haksızlıkla ilgili anlattığı hatırasıydı.
Hacı İbrahim isimli bir kişinin motorla çalışan bir değirmen kurduğunu anlatan Abdi Usta, motorun arızalanması üzerine kendisinin tamir yaptığını söyledi.
Bu olayın ardından kendisine ortaklık teklif edildiğini belirten Abdi Usta, motorun arızalarını tamir etmesi karşılığında kazancın üçe bölünmesinin konuşulduğunu anlattı.
Ancak ortaklardan biri olan Hoppat Usta’nın bu duruma itiraz ettiğini ve daha sonra ortaklıktan ayrıldığını belirten Abdi Usta, motor bir süre sorunsuz çalıştıktan sonra kendisinin de ortaklıktan çıkarıldığını söyledi.
Yaşadığı haksızlığa rağmen intikam almak istemediğini ifade eden Abdi Usta, ancak arkadaşlarının baskısıyla değirmene götürüldüğünü ve motoru yeniden çalışamaz hale getirmesinin istendiğini anlattı.
Abdi Usta, “Kimseden öç almak istemiyorum” diyerek karşı çıktığını ancak zorla değirmene götürüldüğünü söyledi.
Sonunda motora büyük zarar vermek yerine bir vidayı gevşeterek çalışmasını engellediğini anlatan Abdi Usta, bu olayın yıllar sonra hatırladığı en çarpıcı olaylardan biri olduğunu belirtti.
60 YILLIK EL YAPIMI ARAÇ HALA DURUYOR
Röportajımızın sonlarına doğru damadı Haydar İncibaş Usta, Abdi Usta’nın yaklaşık 60 yıl önce yaptığı bir aracı bize gösterdi.
Elle çekilerek kullanılan bu araç, geçmişte harmanda veya uzak yollarda arızalanan motorları tamirhaneye götürmek, tamir işlemi tamamlandıktan sonra da yeniden yerine taşımak amacıyla yapılmış.
Bugün bu araç, yalnızca bir tamir aracı değil, aynı zamanda dönemin çalışma koşullarını ve ustalık anlayışını yansıtan bir hatıra olarak duruyor.
“RIZKI ALLAH VERİR”
Sohbetimizin son bölümünde Abdi Usta’ya gençlere ve gelecek nesillere ne söylemek istediğini sorduk.
Yılların tecrübesini birkaç cümlede özetleyen Abdi Usta, sözlerine yine dua ve nasihatle başladı:
“Rızkı Allah verir. Helalden isteyene helalden, haramdan isteyene de haramdan verir. Siz helalden isteyin. İnsanların kadrini kıymetini bilin. Doğruluktan, dürüstlükten vazgeçmeyin.”
Ardından ise oldukça samimi bir tavsiyede bulundu:
“Sigara içmeyin, içiyorsanız da bırakın.”
Ve Abdi Usta’nın, bir ömre sığdırdığı meslek tecrübesinden geriye kalan bu sözlerle sohbetimizi tamamladık.
Bir zamanlar Besni’nin yollarında çalışan motorları, jeneratörleri, makineleri ve iş araçlarını tamir eden Abdi Usta, bugün ilerleyen yaşında mesleğin aktif çalışma temposundan uzaklaşmış olsa da, onlarca yıllık bilgi ve tecrübesiyle Besni’nin yaşayan meslek hafızasının önemli isimlerinden biri olmayı sürdürüyor.
Mehmet Emin Danış
Not: Abdi Usta’nın Adıyaman’ın il oluşumu ve dönemin siyasi gelişmelerine ilişkin anlattığı bölüm, tarihsel bir kayıt ve belgeyle doğrulanmadığından yayımlanan metne dahil edilmemiştir. Bu anlatı yalnızca röportaj notlarımızda, Abdi Usta’nın kişisel hatırası olarak muhafaza edilmektedir.
Next




