Mahkeme, bir başvuruda hak ihlali olduğuna hükmederken, diğer başvuruda ihlal bulunmadığına karar verdi.

BESNİ GÜNCEL - Anayasa Mahkemesi (AYM), Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) ile iltisak ve irtibat gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılan iki eski emniyet mensubunun bireysel başvurularına ilişkin emsal niteliğinde kararlarını açıkladı.

2 Nisan 2026 tarihinde Genel Kurul tarafından verilen kararlarda, polis memuru olarak görev yapan Mehmet Emin Okyay'ın başvurusunda özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine hükmedilirken, ilçe emniyet müdür yardımcısı olarak görev yapan Doğan Doğan'ın başvurusunda ise herhangi bir hak ihlali bulunmadığına karar verildi.

OHAL Komisyonu Başvuruları Reddedilmişti

Her iki başvurucu da olağanüstü hal döneminde yayımlanan Kanun Hükmünde Kararnameler kapsamında FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatlı oldukları değerlendirilerek kamu görevinden çıkarıldı. Kararların iptali için önce Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na başvuran eski kamu görevlilerinin talepleri reddedildi.

Daha sonra açılan iptal davaları da idare mahkemeleri, istinaf ve temyiz aşamalarında reddedilerek kesinleşti. Bunun üzerine iki isim de Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruda bulundu.

Garson Kod Adlı Gizli Tanığın Verileri İncelendi

Kararın gerekçesinde, kamuoyunda "Garson" kod adıyla bilinen gizli tanığın teslim ettiği dijital verilerin soruşturmalar açısından önemli deliller arasında yer aldığı vurgulandı.

AYM, söz konusu dijital verilerin FETÖ'nün emniyet yapılanmasına ilişkin önemli bilgiler içerdiğini kabul etmekle birlikte, bu verilerde yer alan kodlamaların tek başına her olayda yeterli delil sayılmasının mümkün olmadığını belirtti.

Mahkeme, veri analiz raporlarında yer alan kodlamaların doğruluğunun başka delillerle desteklenmesi veya kapsamlı araştırmalarla teyit edilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Mehmet Emin Okyay Başvurusunda İhlal Kararı

AYM'nin ihlal kararı verdiği dosyada, polis memuru Mehmet Emin Okyay'ın kamu görevinden çıkarılmasına yalnızca veri inceleme raporunda yer alan "EA" ve "ETÜD: 2015/1" kodlamalarının gerekçe yapıldığı belirtildi.

Mahkeme, başvurucunun örgüt toplantılarına katıldığı ya da örgütle irtibatını gösteren başka herhangi bir somut delilin ortaya konulmadığını, başvurucunun bu kodlamalara yönelik itirazlarının da yeterince araştırılmadığını ifade etti.

Kararda ayrıca, farklı veri analiz raporlarının dosyaya getirtilmediği, kodlamaların doğruluğunu ortaya koyacak ek incelemelerin yapılmadığı ve iddiaların kapsamlı şekilde değerlendirilmediği vurgulandı.

Bu nedenle Anayasa Mahkemesi, başvurucunun kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin yeterli ve ikna edici gerekçelerle desteklenmediğine hükmederek Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine karar verdi.

Doğan Doğan Başvurusunda İhlal Bulunmadı

Diğer dosyada ise ilçe emniyet müdür yardımcısı olarak görev yapan Doğan Doğan hakkında yalnızca veri inceleme raporundaki kodlamaların değil, tanık beyanlarının da bulunduğu belirtildi.

KVKK'den Belediyelere Canlı Yayın Güvenliği Uyarısı
KVKK'den Belediyelere Canlı Yayın Güvenliği Uyarısı
İçeriği Görüntüle

Kararda, başvurucu hakkında görev yaptığı dönemde FETÖ ile bağlantılı olduğu değerlendirilen kişilere ilişkin işlem yapmadığı ve bazı personel görevlendirmelerinde örgütle bağlantılı olduğu düşünülen kişileri tercih ettiğine yönelik tanık anlatımlarının bulunduğu ifade edildi.

AYM, veri analiz raporundaki kodlamaların bu tanık beyanlarıyla birlikte değerlendirildiğini, böylece başvurucu hakkında oluşan şüphenin desteklendiğini ve kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kararın ilgili ve yeterli gerekçelere dayandığını belirtti.

Bu nedenle Doğan Doğan'ın başvurusunda özel hayata saygı hakkının ihlal edilmediğine karar verildi.

Emsal Niteliğinde Değerlendirme

Kararda dikkat çeken en önemli değerlendirmelerden biri, veri analiz raporlarında yer alan kodlama bilgilerinin tek başına her olayda yeterli delil olarak kabul edilemeyeceği yönündeki tespit oldu.

Anayasa Mahkemesi, bu tür kodlamaların başka delillerle desteklenmesi ya da kapsamlı araştırmalarla doğrulanması gerektiğini vurgulayarak, her başvurunun kendi somut delilleri çerçevesinde ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

#AnayasaMahkemesi #FETÖ #OHAL #AYM #Hukuk

Muhabir: Hatice Çoban