BESNİ GÜNCEL - Türkiye’nin en önemli toplumsal sorunlarından biri olan uyuşturucu madde kullanımı, özellikle gençler üzerindeki yıkıcı etkileriyle gündemdeki yerini koruyor. Bu tehlikeye dikkat çeken Besni Alperen Ocakları İlçe Teşkilatı, uyuşturucuyla mücadelede kararlılık mesajı verdi.
Besni Alperen Ocakları İlçe Teşkilatı Başkanı İsrafil Yalçın, yaptığı açıklamada uyuşturucunun yalnızca bireyleri değil, aile yapısını ve toplumun huzurunu da hedef alan büyük bir tehdit olduğunu vurguladı. Yalçın, “Gençlerimizi bu iğrenç tuzağa sürükleyen, aileleri dağıtan ve toplumun ahlakını yok etmeye çalışan şer odaklarına karşı bütün gücümüzle mücadele ediyoruz ve etmeye devam edeceğiz” dedi.
Açıklamada, geçmiş yıllara ait resmi veriler de paylaşılarak sorunun boyutuna dikkat çekildi. Ceza mahkemelerine yansıyan uyuşturucu kullanma suçlarının 2015 yılında 80 bin civarındayken, 2024’te 438 binin üzerine çıktığına işaret edildi. Aynı dönemde uyuşturucu imal ve ticareti suçlarında da ciddi artış yaşandığı belirtildi. Emniyet Genel Müdürlüğü verilerine göre ise 2024 yılında kayda geçen uyuşturucu olaylarının büyük çoğunluğunun kullanma amaçlı suçlardan oluştuğu vurgulandı.
İsrafil Yalçın, uyuşturucunun okul önlerine kadar indiğine dikkat çekerek, “Bu zehirleri çocuklarımızdan ve gençlerimizden uzak tutmak bir vatan borcudur. Devletimizin tüm kurumlarıyla, sivil toplum kuruluşlarıyla ve toplumun her bireyiyle birlikte hareket etmesi şarttır” ifadelerini kullandı.
Alperen Ocakları olarak bugüne kadar uyuşturucuyla mücadele kapsamında seminerler ve söyleşiler düzenlediklerini, bundan sonra da özellikle Besni’de ve Türkiye’nin dört bir yanında bu çalışmaları sürdüreceklerini belirten Yalçın, gençleri zehirlemeye çalışanlara karşı her zaman kararlı bir duruş sergileyeceklerini söyledi.
Açıklama, “Geleceğimizi karartan bu zilletin karşısında durmaya devam edeceğiz. Memleketimizin evlatlarını zehirleyenlerin her zaman ensesinde olacağız” sözleriyle son buldu.
Besni Alperen Ocakları İlçe Teşkilatı, kamuoyuna yaptığı çağrıda uyuşturucuyla mücadelenin yalnızca güvenlik meselesi değil, aynı zamanda toplumsal ve ahlaki bir sorumluluk olduğunun altını çizdi.




