Adıyaman'da binlerce kişi, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılında hayatını kaybedenleri anmak için depremin simgelerinden biri haline gelen Saat Kulesi'nde bir araya geldi. Anma programına katılan ve yakınlarını kaybeden vatandaşlar, yaşadıkları acıyı Perre Haber Ajansı'na aktardı. Vatandaşlar, 'Bir şehir yıkıldı, adeta yerle bir oldu. Ağlayan anneler, çıplak ayaklar hafızamızda kaldı. Onları anmaya, nesilden nesile aktarmaya devam edeceğiz' dedi.

'Ölenler Gitti, Kalanlar da Birbirine Sahip Çıkmadı'
Depremde çok sayıda yakınını kaybettiğini belirten Fatma Aslanoğlu, '6 kişiyi toprağa verdik; kardeşim, üç çocuğu, karısını ve babamı kaybettik. Acımız büyük. Yine buradayız, 3 senedir böyle... Zaman geçmiyor, stresle geçiyor ama yapacak bir şey yok, elimizden bir şey gelmiyor. O zaman kimse başımıza gelmedi, kimse 'yardım edelim' demedi. Şanlıurfa bize yiyecek getirdi ama başka kimse bir şey getirmedi. 3 günden sonra geldiler. Biz kime ne diyeceğiz? Kimse elimizi tutmadı... Hâlâ elimizi tutan yok. Ölenler gitti, kalanlar da birbirine sahip çıkmadı. Ne yapmamız lazım, bunu kime söyleyelim?' diye konuştu.

'Onları Anmaya, Nesilden Nesile Aktarmaya Devam Edeceğiz'
Depremin üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen acılarının dinmediğini ifade eden Nur Geyik, '3 yıl geçmesine rağmen acımız hâlâ aynı. Hissettiğimiz duygular ilk günkü gibi taze. Giden sevdiklerimizi çok özledik, bu özlem hiç geçmeyecek. 3 yıl da geçse 30 yıl da geçse acılarımız dinmeyecek. Onları anmaya, nesilden nesile aktarmaya devam edeceğiz. Bugün gökyüzündeki yıldızlar değil, sevdiklerimiz olacak. Hepimize tekrar geçmiş olsun, umarım bir daha aynı acıyı yaşamayız' ifadelerini kullandı.
'Ağlayan Anneler, Çıplak Ayaklar Hafızamızda Kaldı'
Anma alanında konuşan Emine Turgut da yaşananların hafızalardan silinmediğini belirterek, 'Üçüncü yıl dönümündeyiz ve içimizde çok derin bir hüzün var. Bunu dillere dökemiyoruz. Çok acı günler yaşadık, yaşamaya da devam ediyoruz. Şubat ayının ayazı bizim için çok ağır. Birçok arkadaşımızı kaybettik. Ağlayan anneler, çıplak ayaklar hafızamızda kaldı. Umarım bir daha o günler gelmez. Hâlâ tam anlamıyla toparlanamadık. Evet, konutlar anlamında gelişmeler var ama hâlâ konteynerlerde yaşayanlar ve yapılmayan yollar var' dedi.
'O An Neler Yaşadığımı Tarif Edemiyorum'
Depreme çalıştığı sırada yakalandığını anlatan Akif Kaya, 'Çok acı şeyler yaşadık. O saatte çalışıyordum. Çocukluk arkadaşımın binasının gözlerimin önünde yıkılışını canlı canlı gördüm. O an neler yaşadığımı tarif edemiyorum. Hâlâ etkisinden çıkabilmiş değilim. Yardımlar saatler sonra, hatta günler sonra ulaştı. Allah bir daha böyle acılar yaşatmasın' ifadelerini kullandı.
'Acımız Hafiflemedi, İçimiz Her Gün Daha Çok Yanıyor'
Yakın akrabalarını kaybettiğini söyleyen Makbule Yıldız, 'Kötü hissediyorum, kayıplarımız var. Ablamın üç çocuğu vefat etti. Eniştemler aile apartmanında yaşıyordu. Apartmanda yaşayan 12 kişiden, kayınvalidesi ve yakınları dâhil birçok kişi vefat etti. Çok kötüyüz. O acıyı unutamıyoruz, hâlâ içimizde yaşıyoruz. Acımız hafiflemedi, içimiz her gün daha çok yanıyor. Bir şehir yıkıldı, adeta yerle bir oldu. Nasıl toparlanır bilmiyorum ama inşallah daha iyi oluruz' dedi.

''Eş Dost' Diye Saysak Altından Kalkamayacağımız Kadar Kaybımız Var'
Depremde yaşadıkları acıyı unutmayacaklarını belirten Yunus Emre Karahan ise, 'Çok hüzünlü bir dönem geçirdik. Hepimiz çok can kaybı verdik. Bu hüznü yaşatmak ve kayıplarımızı anmak için burada toplandık. Bu acıyı hiçbir zaman unutmayacağız. Kuzenimin eşi ve 4 çocuğu, diğer kuzenimin de eşi ve 4 çocuğu vefat etti. Akraba, 'eş, dost' diye saysak altından kalkamayacağımız kadar kaybımız var. Ama Allah'tan gelen bir şey, yapacak bir şey yok' dedi.
Anma programında depremde hayatını kaybedenler için dualar okunurken, vatandaşlar karanfiller bırakarak kayıplarını andı.
Kaynak : PERRE



