ADIYAMAN (PERRE) - Yalova'da Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğü'nde düzenlenen silahlı saldırıda kurum avukatı Zekeriya Polat'ın hayatını kaybetmesinin ardından Adıyaman Barosu'na kayıtlı avukatlar adliye önünde basın açıklaması yaptı. Baro tarafından yapılan açıklamada, 'Biz ayrıcalık değil, yaşamak istiyoruz' denildi.
Yalova Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nde emeklilik talebi reddedilen bir kişinin düzenlediği silahlı saldırı sonucu kurum avukatı Zekeriya Polat'ın yaşamını yitirmesinin ardından, Adıyaman Barosu'na kayıtlı avukatlar adliye binası önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.
Baro adına açıklamayı yapan Avukat Ayşenur Altuntaş, avukatlara yönelik artan şiddetin savunma makamının sistemli biçimde hedef haline getirilmesinin ve cezasızlık pratiğinin bir sonucu olduğunu belirterek, 'Avukatlar öldürülüyor. Tehdit ediliyor, darp ediliyor, susturulmak isteniyor ve çoğu zaman devlet sadece seyrediyor' dedi.

'Bu Bir Meslek Meselesi Değil, Hukukun Yaşama Meselesidir'
Avukat Altuntaş açıklamasının tamamında şu ifadelere yer verdi:
'Savunma makamı, artan şiddet karşısında korumasız ve savunmasız bırakılmaktadır. Yalova SGK İl Müdürlüğü'nde görev yapmakta iken mesleki faaliyetleri dolayısıyla görevi başında katledilen meslektaşımız Av. Zekeriya Polat'ın, yürüttüğü savunma faaliyeti nedeniyle silahlı saldırıya uğrayarak yaşamını yitirdiğini derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz. Avukatlara yönelik şiddetin artışı; savunmanın sistemli biçimde hedef haline getirilmesinin, avukatın müvekkiliyle özdeşleştirilmesinin sürdürülen cezasızlık pratiğinin bir sonucudur. Bu saldırılar yalnızca avukatlara ve yıllardır değil, doğrudan hukuk devletine, adil yargılanma hakkına ve toplumsal barışa yönelmektedir. Bu bir meslek meselesi değil, hukukun yaşama meselesidir. Avukatlar öldürülüyor. Tehdit ediliyor, darp ediliyor, susturulmak isteniyor ve çoğu zaman devlet sadece 'seyrediyor'. İşte tam da bu yüzden Avrupa Konseyi 'Avukatlık Mesleğinin Korunmasına Dair Sözleşme'yi kabul etmelidir.
'Sözleşme, Avukatların Güvenli Koşullarda Görev Yapmasını Zorunlu Kılıyor'
Peki, Nedir bu sözleşme? Bu sözleşme; avukatların mesleki faaliyetleri nedeniyle tehdit edilmesini, saldırıya uğramasını, hedef haline getirilmesini insan hakları ihlali sayan ilk bağlayıcı uluslararası bir sözleşmedir. Bu Sözleşme ne zaman çıktı? 12 Mart 2025'te kabul edildi,13 Mayıs 2025'te imzaya açılmıştır. Bu sözleşme neden kabul edilmeli? Çünkü dünyada, özellikle de ülkemiz gibi bazı ülkelerde avukatlar artık dosya takip ettikleri için öldürülüyor. Çünkü savunma makamı korunmadan adil yargılama diye bir şey olmuyor. Çünkü avukata yönelen, şiddet, doğrudan savunma hakkına saldırıdır.
Ne işe yarıyor? Bu sözleşme devletlere şunu söylüyor: Avukatını korumak senin görevin. Tehdit ve saldırıları etkin şekilde soruşturmak zorundasın. Baroları ve meslek örgütlerini baskı altına alamazsın. Avukatın mesleğini korkmadan yapmasını sağlamak zorundasın. Bu bir 'tavsiye' değil. Bu bir yükümlülük.
'Biz Dosya Takip Ederken Ölmek İstemiyoruz'
Peki ülkemiz? Türkiye bu sözleşmeyi henüz imzalamamıştır. Avukatların öldürüldüğü, adliye koridorlarında yumruklandığı, bürolarında vurulduğu bir ülkede 'biz bu sözleşmeye taraf değiliz' demek açıkça şunu söylemektir: 'Savunma bizim önceliğimiz değil.' 'dir. Bu sözleşmeyi imzalamamak; Avukata yönelen şiddeti görmezden gelmektir. Savunma hakkını sahipsiz bırakmaktır. Hukuk devletinden biraz daha vazgeçmektir. Biz ayrıcalık istemiyoruz. Biz hayatta kalmak istiyoruz. Biz dosya takip ederken ölmek istemiyoruz. Türkiye bu sözleşmeyi derhal imzalamalı ve iç hukuka aktarmalıdır. Aksi, sessiz bir kabuldür. Ve bu sessizlik, her yeni saldırının ortağı olmaktır. Avukat susmaz. Savunma geri adım atmaz.
Adıyaman Barosu olarak; savunmaya yönelik her türlü saldırının karşısında olduğumuzu, avukatların güvenli koşullarda görev yapmasını sağlayacak etkili ve caydırıcı önlemlerin ivedilikle alınması gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz. Yaşamını yitiren meslektaşımıza rahmet, ailesine ve tüm hukuk camiasına başsağlığı diliyoruz.'




