İşletmeleri batıran 10 altın öneri…!


Şaban ÇAĞIRAN

Şaban ÇAĞIRAN

Okunma 03 Eylül 2015, 07:40

 Bir ekonomide, kurulan şirket sayısının artması, işlerin iyiye gittiğine delalet olmasının yanı sıra, istihdamın artması ve işsizliğin önlenmesi bakımından da son derece önemlidir. Uluslararası istatistiklere göre, kurulan her 10 şirketin 8’inin izleyen iki yıl içinde çeşitli nedenlerle battığı belirlenmiş. Dolayısıyla, işletme kurmak kolay, yaşatmak zor görünüyor. James Bernstein, “Bir şirket kurmak, ipte yürümeye benzer, sadece tüm dikkatinizi verip konsantre olursanız karşı tarafa geçebilirsiniz.” diyor. Gerçekten öyle. “Bir işletmeyi yönetmek, otobanda 180 km hızla araç kullanmaya benzer, en ufak bir dikkatsizlik ağır fatura ödemeyi gerektirebilir.”, dolayısıyla gözünüzü yoldan ayırmamalısınız.

Dinamik ve değişkenleri fazla olan bir süreç olması nedeniyle, şirketlerin batma ya da sıkıntıya düşme nedenleri ana hatları itibariyle kanımca 10 başlıkta toplanabilir.

 

İŞLETMENIN NETLEŞTIRILMIŞ BIR VIZYONA SAHIP OLMAMASI

Vizyon, uzun vadede varılmak istenen ölçülebilir hedeftir. Vizyonun rakamlarla tanımlanması ve ona ulaşılması için gerekli altı yapı ve stratejilerin oluşturulması gerekir. Vizyon, yani ulaşılmak istenen hedef, neyin gerekli olduğunu ortaya koyar. Aksi halde, yani vizyon belli değilse stratejiler anlamını yitirir. Şirketin vizyonuna göre, yapılacak şeyler değişkenlik arz edebilecektir. Örneğin; içinde bulunulan pazarda, “5 yıl içinde aktif büyüklüğünde ilk beş şirketten biri olacağını” ifade eden bir şirket ile “5 yıl içinde karlılıkta ilk beş şirketten biri olacağını” ifade eden bir şirketin uygulayacakları stratejileri, yapacakları şeyler bir birinden farklı olacaktır.

 

İYİ BIR LİDERE SAHİP OLUNMAMASI

Başarı daima etkili bir lider ve ona inanan bir kadro ile mümkündür. Lider, şirket vizyonunu belirleyen, içinde bulunduğu sektörle ilgili olası gelişmeleri algılayan, yenilikçi, yaratıcı, rakamlarla yönetimi ilke edinmiş, çalışanları şirket hedeflerine odaklamış, onlardan maksimum faydayı sağlayabilen kişidir. Lao Tzu’ya göre, “En iyi liderler kendilerini izleyen kişilere varlığını hissettirmeyenlerdir, öyle ki görev yerine getirildiğinde, o kişiler bunu kendi başımıza yaptık derler.” Başarılı şirketlerin böylesi bir lidere sahip olduklarını görüyoruz.

TEKNOLOJIYE / YENILIKÇILIĞE AYAK UYDURULAMAMASI

Kalkınma, verimlilik demektir. Verimlilik ise esas itibariyle teknolojiden geçer. O halde, bir şirketin karlı olabilmesi, süreçlerde teknolojiyi dikkate alması ile mümkündür. Teknolojiye yatırım yapan ve yenilikçi/yaratıcı uygulamalara ağırlık veren tüm şirketleri, gerek fiyat ve gerekse kalite bakımından diğerleri takip etmek zorunda kalacaktır.STRATEJIK YÖNETIM MODELI UYGULANMAMASI

Stratejik yönetim, üründe, hizmette ve tüm süreçlerde, sorgulayıcı bir yaklaşımla fark yaratabilmektir. Şirkette, iyi işlediği düşünülen, karlı olduğu bilinen süreçler bile ölçümler ve farklı bakış açıları yoluyla sürekli olarak yeniden sorgulanmalı ve sonuçları geliştirici çalışmalara konu edilmelidir. Netice itibariyle, sıradan süreçleri sıra dışı hale getirmek ve minimum maliyetlerle sıra dışı olumlu sonuçlar alabilecek bir yapı kurulmalıdır.

NAKDIN VADESININ IYI YÖNETILMEMESI

Nakit ve vade yönetimi ile alacağın tahsili süreçlerinin sistematik hale getirilmesi büyük önem taşır. Alacağın vadesi, borcun vadesinden uzun olmamalıdır. Tüm mal ve hizmetlerin alış ve satış politikası buna göre oluşturulmalıdır. Eğer uzun alacak vadesi olacak ise şirketin öz kaynağı bunun için yeterli düzeyde olmalıdır. Çok büyük miktarlarda vadesi gelmemiş alacağı olmasına rağmen, çok düşük tutarlarda vadesi gelmiş borçlarını ödeyemediği için batan pek çok şirkete tanık olunmuştur.

PAZARLAMA VE SATIŞ POLITIKASINDA HATALARA YER VERILMESI

Rekabetin bu kadar yoğunlaştığı ve adeta dünyanın düzleştiği bir ortamda pazarlama ve satış dünyadaki en zor işlerden biridir. Büyümenin, güçlenmenin, şirket ömrünü uzatmanın, çalışan ve sermayedarın devamlılığının sağlanmasının yolu satışın başarısından gelir. Satış olmadan hiçbir şey olmaz. Şirketin vizyon ve stratejilerine uygun bir şekilde satış, pazar payı ve müşteri sayısını mutlaka artırmak gerekir.

ÜRÜN – HIZMET KALITESININ DÜŞÜK OLMASI

Kalitenin yüksek olması müşterinin yeniden satın almaktan vazgeçmesi, yüksek olması ise müşteri bağlılığını ve yeni satın almaları beraberinde getirecektir. İstatistiklere göre, memnun bir müşteri bunu ortalama 5 kişiyle, memnun olmayan bir müşteri ise ortalama 22 kişiyle paylaşıyor. Mutlak surette, kalite ve fiyat bakımından memnun müşteriler yaratabilmek gerekir. Tom Peters’in dediği gibi “Kalite konusunda bir heyecan ve arzunun olmadığı bir organizasyonda başarısızlık söz konusu olur.”

REKABETE AYAK UYDURULAMAMASI

Etkin bir rekabet için pazarın ve rakiplerin sürekli olarak çok iyi analiz edilmesi gerekir. Hiç bir işletme rakiplerinin ne yaptıklarına karşı duyarsız kalamaz. Aksi halde, en kısa zamanda kendisini sistemin dışında bulacaktır. Önceki yazılarımızda, ticari hayatımızda Dünya’nın düz olduğunu detaylı olarak belirttiğimiz üzere, eğer aynı kalitede bir ürünün fiyatı dünyanın herhangi bir yerinde daha ucuz ise biliniz ki müşteri sınır tanımaksızın ödemeyi ucuz satan işletmeye yapacaktır.

EKONOMININ IYI ANALIZ EDILEMEMESI

Ticaret yaşam ile döviz kurları, parite, mal - para piyasaları, faiz – enflasyon, büyüme oranları gibi iktisadi değerler arasında yakın bir ilişki vardır. Bu değerlerin izlenmesi ve işletmenin girdi ve çıktılarının TL/döviz olması durumuna göre, olası etkilerinin göz önünde bulundurulması son derece önemlidir. Aksi halde, bir günde elinizdeki değerler yarıya kadar düşebilecek, hatta yok olabilecektir.

 

İNSAN KAYNAKLARINA YETERINCE ÖNEM VERILMEMESI

Bir işletmenin en değerli varlığı insan kaynağıdır. Personelin seçimi, eğitimi, performansı, motivasyonu, ücreti, kariyer yönetimi vs. hepsi çok önemlidir. En uçtaki bir satış elemanı, davranışıyla/yaptıklarıyla, müşterinin gözünde şirketi temsil eder. Her bir noktada görev yapan personelin işini en iyi şekilde yapması/sahiplenmesi, şirketin oluşturacağı toplam değere katkı sağlar. Toplam verimlilik, bireysel verimlilikten geçer. Andrew Carnegie’nin dediği gibi “Bir kuruluşun sahip olduğu, yeri doldurulamaz tek sermayesi insanların bilgi ve yeteneğidir.”

Elbette, yukarıdaki başlıklara ilave edilecek farklı riskler de olabilecektir, ancak sağlıklı bir işletme yapısı için yukarıdaki her bir öneriyi kontrol listesi olarak gözden geçirmekte büyük yarar var.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.