ALLAHU TEALA, AFFEDİCİ VE BAĞIŞLAYICI OLDUĞUNDAN, İNSANLARINDA, AFFEDİCİ VE BAĞIŞLAYICI OLMALARINI İSTER VE AFFEDİP BAĞIŞLAYANLARIDA ÇOK SEVER

Allah Zülcelal Hazretleri Kur-anı Kerim’in Teğabün suresinin 14. Ayetinin sonunda (ve-in tafu ve tasfahu ve tağfiru fe, innallahe gafurun rahim).

(VE İNTAFU) Türkçesi: Eğer size karşı yapılan hata ve halksızlıkları, suç ve günahları, Allah rızası için bağışlar ve affederseniz, size karşı o hata ve haksızlığı işleyenin sizden af ve özür diklemesini kabul ederek bağışlar ve bir daha da suçunu ne kendisine nede başkalarına açıklamayarak örtecek olursanız.

(FEİNNALLAHE GAFURUN RAHİM )Türkçesi: Allah Zülcelal Hazretleri de sizin zatı alihiyyetine karşı işlediğiniz isyan ve günahlarınızı bağışlar ve affeder. Siz nasıl ki hasımlarınızı bağışlamış ve affetmişseniz, aynı şekilde, affu ilahiyye mahsar olursunuz.

Saygıdeğer okurlarım hepimizin de bilmiş olduğu veçhile bu dünya aleminde, Allah Zülcelal hazretlerinin sevdiği ve razı olduğu amellerin en başında gelende, insanlarında affedici ve bağışlayıcı olmasıdır.

Rabbimizin çok sevdiği ve çok razı olduğu amellerden biriside affetmek ve bağışlamak olduğuna göre işte biz insanlarda her halukarda, affedici ve bağışlayıcı olalım. Şunu açıkça ifade edeyim ki affetmekte başka bir zevk, bağışlamakta da başka bir haz ve lezzet vardır.

Affet ki, affolunasın, merhamet et ki, merhamet olunasın, bağışla ki bağışlanasın, rabbimizde affedicidir ve affı sever. Affı sevdiği içinde affedici olan kullarını da çok çok sever. Rabbimiz sevdiği kulunu cennetine koyar ve kulundan razı olur. İnsanlar kendilerine karşı işlenilen, kötülük ve haksızlıkları affeder ve bağışlarlar ise allahu zül celal hazretlerinin af ve mağfiretine mashar olurlar. Şunu da ifade edeyim ki, Allah sevgisi ve Allah korkusu ile dolu olan kalpler hem merhametlidir, hem de yumuşaktır.

Allah-u Teâlâ cümlemizi korusun, kalpleri katı olan insanlarda, ne iman ne muhabbet, ne sevgi nede merhamet duyguları olmaz. Böyle güzel duygular barınmaz. Bu gibi insanlar kendilerine karşı işlenilen kötülük ve haksızlıkları, affetmek şöyle dursun, kin ve intikam hırsları her gün biraz daha artar. Öc almadan rahat edemezler bu kin ve intikam hırsı ise onları ebedi kalacakları cehennem ateşine sürükler ve kendilerine çok yazık etmiş olurlar sonra çok pişman olurlar ama hatalarının cezasını cehennem ateşinde ilelebet çekerler.

Nefsinin hırsından korunanlar rahat huzura, felaha erenlerdir. Allah korusun nefsinin hırsına kapılanlar kendilerini felakete sürükleyenlerdir. Fahri Alem Sallallahu Aleyhi Vesellem Efendimiz buyuruyor ki (MENLEHU KİNUN LEHU DİNÜN)= Türkçesi her kimin kini varsa onun dini yoktur. Allahu Teala da katı kalpli olanları zemmetmiş ve şöyle buyurmuştur. (KATI TAŞ ÇATLAR, İÇİNDEN SU FIŞKIRIR. KATI KALPLİLERİN GÖZLERİNDEN İSE, ALLAH KORKUSUYLA BİR DAMLA YAŞ ÇIKMAZ.)   Hem kuranı kerimin haşr suresinin 21. Ayetinde (EĞER BİZ KURANI AZİMİ DAĞLARA İNDİRSEYDİK ALLAH KORKUSUYLA O DAĞLAR ERİRDİ )demiyor mu?

Katı kalpli olanlar kendilerine karşı yapılan veya işlenen hata ve haksızlıkları asla affetmezler, o hata veya haksızlığı işleyenin özrünü hiç kabul etmezler, hatta bunun bir düşmanlık sonucu değil yanlışlıkla veya kaza ile işlenmiş olabileceğini akıllarından bile geçirmek istemezler. İşte saygı değer okurlarım o kazayı, olmuş hata ve haksızlığı yapanı affedip bağışlamamakla, Allahu azümşşanın da kendilerini affetmeyip başlamayacağını hiç düşünmezler.

Şimdi bende müsamahanıza ve affınıza sığınarak işlenen bir kazanın, işlenen bir hatanın, veya işlenen bir haksızlığa karşı özür ve af dileyenleri mazur görmeyerek affetmeyenlere soruyorum?

Ey efendi sana karşı o hata haksızlığı yapanda senin gibi bir insandır. O kötü gördüğün ve affetmek istemediğin kötü sıfatlar sendede mevcuttur. O hatasını haksızlığını kabul etmiş bizzat senden af diliyor. Ve sende onu affetmiyorsun.

Şu mahakkak ki hepimizde öleceğiz bu fani dünya kimseye baki değildir şunu unutmaki seninde rabbine karşı işlemiş olduğun sayısız günah var. Rabbin bu günahlarından dolayı seni affetmeyecek olursa senin durumun ne olacak bunu düşündün mü? Eğer seninde kusur ve günahların, ayıpların açılır ve açıklanırsa ve allahu Teala yaptığın günahlardan dolayı affetmezse, başına geleceklerden haberin var mı? İşte sana karşı hata ve haksızlık edeni affet bağıla ki Allah zül celal hazretlerde seni affetsin ve bağışlasın

Sunu unutma ki sen din kardeşinin hatalarını kusurlarını ört ki Allah’ta senin suç hatalarını örtsün. Başkalarını hoş gör ki sende hoş görülesin, başkalarını affet ve bağışla ki sende affedile bağışlanasın

Yazıma peygamber (s.a.v.) efendimizin bir hadisi ile son veriyorum (MEN. LEHU KİNÜN LEYSE LEHU DİNUN)Türkçesi :  (her kimin kini varsa onun dini yoktur.) Saygılarımla.